# Sâd Sûresi, 63. Âyet (38:63)

> أَتَّخَذْنَـٰهُمْ سِخْرِيًّا أَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ ٱلْأَبْصَـٰرُ

*Etteḣażnâhum siḣriyyen em zâġat ‘anhumu-l-ebsâr(u)*

**Meal (Diyanet):** "(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/63

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, ahiret gününde inkarcıların müminleri dünyada alaya almalarını ve şimdi onları görememelerini ifade eder. Ayet, 'sihriyyen' kelimesiyle alay etme eylemini, 'zağat' kelimesiyle gözlerin kaymasını veya şaşmasını, 'el-ebsâru' kelimesiyle de görme duyusunu vurgulayarak, dünyevi algı ile uhrevi gerçeklik arasındaki çelişkiyi dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سِخْرِيًّا","root":"س خ ر","rootLatin":"s-h-r","meaning":"Dünyada müminlere karşı yapılan alay etme, küçümseme ve eğlenme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sihriyyen' kelimesini, bir şeyi küçümseyerek, alay ederek kullanmak ve onu değersiz görmek olarak açıklar. Ayetteki 'sihriyyen' ifadesi, inkarcıların dünyada müminleri hor görme ve onlarla eğlenme tavrını yansıtır. (el-Müfredât, s. 403)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde'ye göre 'sihriyyen' (سِخْرِيًّا) kelimesi, 'istihza' (اِسْتِهْزَاء) yani alay etme, eğlenme anlamındadır. Ayetteki kullanımı, müşriklerin müminleri dünyada küçümseyip onlarla alay etme fiilini mecazi olarak ifade eder. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 189)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 's-h-r' kökünden türeyen kelimelerin genellikle Allah'ın ayetleriyle veya müminlerle alay etme bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'sihriyyen', inkarcıların müminlere karşı takındıkları küçümseyici ve alaycı tavrı, onların dinî değerlerini hiçe saymalarını vurgular."}]},{"word":"زَاغَتْ","root":"ز ي غ","rootLatin":"z-y-ğ","meaning":"Gözlerin bir şeyden sapması, kayması veya şaşması, dolayısıyla onu görememesi veya fark edememesi anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zağat' kelimesini 'mâlet' (مالت) yani meyletti, saptı olarak açıklar. Ayetteki 'zağat an-humu'l-ebsâru' ifadesi, gözlerin onlardan kayması, onları görememesi veya onlara bakmaktan yüz çevirmesi anlamındadır. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 388)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'zâğa' fiilinin 'haktan sapmak, eğilmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'zağat an-humu'l-ebsâru' ifadesi, gözlerin müminleri görmekten sapması, onları fark edememesi veya onlara bakmaktan kaçınması şeklinde yorumlanır. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 257)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'z-y-ğ' kökünün 'bir şeyden ayrılmak, sapmak, eğilmek' anlamlarını taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'zağat an-humu'l-ebsâru', gözlerin müminleri görmekten sapması, onları algılayamaması veya onlara yönelmemesi durumunu anlatır. (Umdetü'l-Huffâz, c. 2, s. 104)"}]},{"word":"ٱلْأَبْصَـٰرُ","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Gözler, görme duyusu veya idrak yeteneği anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'basar' kelimesinin hem göz organını hem de idrak ve anlayış yeteneğini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-ebsâru' (gözler), dünyada müminleri küçümseyenlerin ahirette onları görememe veya fark edememe durumunu, yani fiziksel ve mecazi bir körlüğü ifade eder. (el-Müfredât, s. 119)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'basar' kelimesinin 'görme' ve 'idrak etme' anlamlarını içerdiğini vurgular. Ayetteki 'el-ebsâru', inkarcıların dünyadaki yanlış algılarının ahiretteki gerçeklik karşısında nasıl bir yanılgıya dönüştüğünü, yani müminleri görme veya idrak etme yeteneklerinin kaybolduğunu gösterir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 2, s. 219)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'basar'ın hem dışsal görme (göz) hem de içsel görme (kalp gözü, idrak) olduğunu açıklar. Ayetteki 'el-ebsâru', inkarcıların dünyada müminleri değersiz görme ve ahirette onları görememe durumunu, hem fiziksel hem de manevi bir körlüğü ifade eder. (el-Külliyyât, s. 248)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","ahiret-mukafat","cehennem"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَتَّخَذْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-خ-ذ","rootLatin":"a-kh-dh","lemma":"اِتَّخَذَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"edindik"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onları"},{"position":2,"surface":"سِخْرِيًّا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-خ-ر","rootLatin":"s-kh-r","lemma":"سُخْرِيّ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"İkinci mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"alaya alma"},{"position":3,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":4,"surface":"زَاغَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ز-ي-غ","rootLatin":"z-y-gh","lemma":"زَاغَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kaydı, saptı"},{"position":5,"surface":"عَنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"den, dan"},{"position":5,"surface":"هُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"onlar"},{"position":6,"surface":"ٱلْأَبْصَارُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-s-r","lemma":"بَصَر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"gözler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *38/62-63*
- **Sâd Sûresi** · *38/62-63*
- **Sâd Sûresi** · *38/62-63*
- **Sâd Sûresi** · *38/62-63*
