# Sâd Sûresi, 66. Âyet (38:66)

> رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّـٰرُ

*Rabbu-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ-l'azîzu-lġaffâr(u)*

**Meal (Diyanet):** "O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/66

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini ve kudretini vurgularken, aynı zamanda O'nun affediciliğini de ön plana çıkarmaktadır. Anahtar kavramlar, Allah'ın yaratıcı, yönetici ve bağışlayıcı sıfatlarını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"رَبُّ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin yaratıcısı, sahibi, yöneticisi ve terbiye edicisi olan Allah'ı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rab kelimesi, 'terbiye etmek, ıslah etmek, bir şeyi tedricen kemale erdirmek' anlamlarına gelir. Allah için kullanıldığında, yaratma, sahip olma, yönetme ve terbiye etme gibi tüm bu anlamları kapsar. Ayetteki 'Rabbu's-semâvâti ve'l-ard' ifadesi, Allah'ın tüm varlık âleminin mutlak sahibi, yöneticisi ve terbiye edicisi olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Rab, 'sahip, malik, efendi, terbiye eden' demektir. Allah Teâlâ için kullanıldığında, O'nun her şeyin yaratıcısı, rızık vereni, idare edeni ve kemale erdireni olduğunu ifade eder. Bu ayette, Allah'ın gökler ve yer üzerindeki tam yetkisini ve hükümranlığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Rab kavramı, Kur'an'da Allah'ın en temel isimlerinden biridir ve O'nun yaratıcı, koruyucu ve yönetici rolünü ifade eder. 'Rabbu'l-âlemîn' (âlemlerin Rabbi) ifadesiyle de pekiştirildiği gibi, Allah'ın tüm varlık âlemi üzerindeki mutlak egemenliğini ve her şeyi kontrol altında tuttuğunu gösterir. Bu ayette de aynı şekilde, Allah'ın evrenin mutlak hakimi olduğu anlamını taşır."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Yüksekte olan, yüce olan ve gök katmanlarını ifade eden varlıklar bütünüdür.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâvât kelimesi, 'semâ'nın çoğulu olup, 'yüksek' ve 'yüce' anlamlarına gelen 'semâ' kökünden türemiştir. Kur'an'da genellikle yedi kat gök olarak ifade edilen, yeryüzünün üzerinde bulunan ve Allah'ın kudretini gösteren varlıklar bütünüdür. Ayetteki kullanımı, Allah'ın yaratıcılığının ve hükümranlığının sadece yeryüzüyle sınırlı olmadığını, tüm gökleri de kapsadığını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Semâvât, 'yüksek olan her şey' anlamında kullanılır. Kur'an'da ise genellikle yeryüzünün üzerindeki katmanları ve uzayı ifade eder. Bu ayette, 'Rabbu's-semâvâti' ifadesiyle, Allah'ın göklerin yaratıcısı ve yöneticisi olduğu, onların da O'nun hükmü altında bulunduğu vurgulanır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâ, 'yüksek olmak, yücelmek' anlamındaki 'semâ' kökünden gelir. Çoğulu olan semâvât, Kur'an'da genellikle yedi kat gök olarak zikredilir ve Allah'ın kudretinin ve azametinin tecelligâhıdır. Ayetteki bağlamda, Allah'ın sadece yeryüzünün değil, tüm göklerin de Rabbi olduğunu, yani onların da yaratıcısı, sahibi ve yöneticisi olduğunu ifade eder."}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ ر ض","rootLatin":"a-r-d","meaning":"Üzerinde yaşadığımız, yeryüzü olarak bilinen gezegen ve onun tüm unsurlarıdır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Arz kelimesi, 'yeryüzü' anlamına gelir. Kur'an'da genellikle göklerin zıttı olarak zikredilir ve Allah'ın yaratma kudretinin bir başka tecelligâhıdır. Bu ayette, 'Rabbu'l-ardı' ifadesiyle, Allah'ın yeryüzünün de Rabbi olduğu, yani onun da yaratıcısı, sahibi ve yöneticisi olduğu belirtilir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Arz, 'yeryüzü' demektir. Kur'an'da sıkça geçen bir kelime olup, Allah'ın yaratma ve rızık verme kudretinin bir göstergesidir. Ayetteki 'Rabbu's-semâvâti ve'l-ard' terkibi, Allah'ın hükümranlığının ve Rabliğinin hem gökleri hem de yeryüzünü kapsadığını, hiçbir şeyin O'nun tasarrufundan hariç olmadığını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Arz kelimesi, Kur'an'da hem fiziksel yeryüzünü hem de üzerinde yaşayan canlıları ve onların yaşam alanlarını ifade etmek için kullanılır. Bu ayette, Allah'ın göklerle birlikte yeryüzünün de Rabbi olduğu belirtilerek, O'nun tüm evren üzerindeki mutlak egemenliği ve yaratıcılığına dikkat çekilir."}]},{"word":"ٱلْعَزِيزُ","root":"ع ز ز","rootLatin":"a-z-z","meaning":"Mutlak güç ve kudret sahibi, yenilmez, üstün ve şerefli olan Allah'ın sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azîz kelimesi, 'izzet sahibi olmak, güçlü olmak, yenilmez olmak' anlamlarına gelen 'azze' kökünden türemiştir. Allah için kullanıldığında, O'nun mutlak güç ve kudret sahibi, her şeye galip gelen, yenilmez ve şerefli olduğunu ifade eder. Ayetteki 'el-Azîz' sıfatı, Allah'ın gökleri ve yeri yaratma ve yönetme kudretinin kaynağını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Azîz, 'galip, üstün, yenilmez' demektir. Allah Teâlâ için kullanıldığında, O'nun hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeye gücü yeten ve her zaman üstün gelen varlık olduğunu ifade eder. Bu ayette, Allah'ın Rab oluşunun ve yaratıcılığının, O'nun mutlak gücü ve yenilmezliği ile pekiştirildiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Azîz, Kur'an'da Allah'ın en önemli sıfatlarından biridir ve O'nun mutlak gücünü, kudretini ve yenilmezliğini vurgular. Bu sıfat, Allah'ın iradesinin her şeyin üzerinde olduğunu ve hiçbir gücün O'na karşı gelemeyeceğini ifade eder. Ayetteki 'el-Azîz' sıfatı, Allah'ın evreni yaratma ve yönetme konusundaki sınırsız kudretini pekiştirir."}]},{"word":"ٱلْغَفَّـٰرُ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Kullarının günahlarını çokça bağışlayan, örten ve affeden Allah'ın sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Gaffâr kelimesi, 'gafere' kökünden türemiş olup, 'örtmek, bağışlamak, affetmek' anlamlarına gelir. 'Gaffâr' sigası, mübalağa ifade eder ve 'çokça bağışlayan' demektir. Allah için kullanıldığında, O'nun kullarının günahlarını tekrar tekrar ve çokça bağışladığını, ayıplarını örttüğünü ifade eder. Ayetteki 'el-Gaffâr' sıfatı, Allah'ın kudretinin yanı sıra rahmet ve affediciliğini de vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Gaffâr, 'çok bağışlayan' demektir. Allah'ın bu ismi, O'nun kullarına karşı olan engin rahmetini ve günahları affetmedeki cömertliğini gösterir. Bu ayette, Allah'ın hem mutlak güç sahibi (Azîz) hem de çok bağışlayıcı (Gaffâr) olması, O'nun hem celal hem de cemal sıfatlarını bir arada barındırdığını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Gaffâr, 'gafere' fiilinden türeyen mübalağalı bir isim olup, Allah'ın günahları çokça bağışlayan ve örten sıfatını ifade eder. Bu sıfat, Allah'ın kullarına karşı olan merhametinin ve affediciliğinin sınırsız olduğunu gösterir. Ayette 'el-Azîz' ile birlikte zikredilmesi, Allah'ın kudret ve azametinin, aynı zamanda affedicilik ve merhametle birlikte tecelli ettiğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","esma-i-husna","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Rabbi"},{"position":2,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاوَات","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"göklerin"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yerin"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için mecrûr mahalde","gloss":"olanlar"},{"position":5,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arasında"},{"position":5,"surface":"هُمَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde","gloss":"ikisinin"},{"position":6,"surface":"ٱلْعَزِيزُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ز-ز","rootLatin":"'-z-z","lemma":"عَزِيز","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"güçlüdür"},{"position":7,"surface":"ٱلْغَفَّـٰرُ","pos":"isim","posDetail":"Mübalağalı İsm-i Fâil","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"gh-f-r","lemma":"غَفَّار","form":"Fa''âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"çok bağışlayandır"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *38/66*
- **Sâd Sûresi** · *38/66*
- **Sâd Sûresi** · *38/66*
- **Sâd Sûresi** · *38/66*
