# Sâd Sûresi, 88. Âyet (38:88)

> وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُۥ بَعْدَ حِينٍۭ

*Veleta'lemunne nebeehu ba'de hîn(in)*

**Meal (Diyanet):** "Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/88

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Kur'an'ın getirdiği haberin ve peygamberlik mesajının doğruluğunun zamanla ortaya çıkacağını vurgulamaktadır. Temel kavramlar, bilme eylemi, haberin mahiyeti ve zamanın rolü etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"وَلَتَعْلَمُنَّ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Kesinlikle bileceksiniz, öğreneceksiniz.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim, bir şeyin hakikatini idrak etmektir. Bu ayetteki 'ta'lemunne' fiili, gelecekte kesinlik ifade eden bir tekit ile kullanılarak, Kur'an'ın getirdiği haberin doğruluğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkacağını belirtir. Bu, sadece bir bilgi edinme değil, aynı zamanda bir hakikatin vuku bulması ve idrak edilmesi sürecidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim, bir şeyi olduğu gibi bilmektir. Buradaki 'ta'lemunne' fiili, muhatapların başlangıçta şüphe duydukları veya inkâr ettikleri bir gerçeği, zaman geçtikçe ve olaylar vuku buldukça kesin olarak kavrayacaklarını ifade eder. Ayet, bu bilginin kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ilm' kavramı, genellikle Allah'ın mutlak bilgisi ve vahiy yoluyla insanlara ulaşan bilgi anlamında kullanılır. Bu ayetteki 'ta'lemunne' fiili, vahyin getirdiği 'nebe''nin (haber) doğruluğunun, zamanla tecrübe ve gözlem yoluyla insanlar tarafından da tasdik edileceğini, böylece ilahi bilginin insan idrakine açılacağını gösterir."}]},{"word":"نَبَأَهُۥ","root":"ن ب أ","rootLatin":"n-b-a","meaning":"Onun haberi, önemli ve büyük haber.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nebe', önemli ve büyük haber demektir. Sıradan haberlere 'haber' denirken, 'nebe'' daha ciddi ve üzerinde durulması gereken bir haberi ifade eder. Burada kastedilen 'nebe'', Kur'an'ın ve Hz. Muhammed'in getirdiği peygamberlik mesajının, kıyametin ve ahiretin haberidir ki bu, insanlık için en büyük ve en önemli haberdir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nebe', faydalı, büyük ve doğru haberdir. Bu ayetteki 'nebe' kelimesi, Kur'an'ın ve peygamberliğin getirdiği, gelecekteki olayları ve ahiret hakikatlerini içeren haberleri ifade eder. Bu haberlerin doğruluğu, zamanla ve vaat edilen olayların gerçekleşmesiyle kesinleşecektir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Nebe' kelimesi, Kur'an'da genellikle Allah'tan gelen, büyük önem taşıyan ve geleceğe dair bilgi içeren haberler için kullanılır. Bu ayetteki 'nebe'hu' ifadesi, Kur'an'ın ve peygamberin bildirdiği ahiret, hesap ve ceza gibi konuların, zamanı geldiğinde kesin olarak gerçekleşeceğini ve bunun bir haberden öte bir gerçeklik olduğunu vurgular."}]},{"word":"بَعْدَ","root":"ب ع د","rootLatin":"b-a-d","meaning":"Sonra, bir müddet geçtikten sonra.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ba'd, zaman ve mekan zarfı olarak kullanılır. Bu ayette 'ba'de hînin' ifadesi, belirli bir zaman diliminin geçmesinden sonra anlamına gelir. Bu, haberin doğruluğunun hemen değil, belli bir süre sonra, yani kıyamet ve ahiret olayları vuku bulduğunda anlaşılacağını belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ba'd, bir şeyin ardından gelmeyi ifade eder. 'Ba'de hînin' terkibi, gelecekteki bir zaman dilimini işaret eder. Bu, Kur'an'ın haberlerinin doğruluğunun, vaat edilen olayların gerçekleşmesiyle, yani kıyametin kopması ve ahiret hayatının başlamasıyla kesin olarak ortaya çıkacağını gösterir."}]},{"word":"حِينٍۭ","root":"ح ي ن","rootLatin":"h-y-n","meaning":"Bir zaman, belli bir süre.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hîn, belirsiz bir zaman dilimini ifade eder. Bu ayette 'ba'de hînin' ifadesi, 'bir zaman sonra' veya 'belli bir müddet geçtikten sonra' anlamına gelir. Bu, haberin doğruluğunun hemen değil, Allah'ın takdir ettiği bir vakitte, yani kıyamet ve ahiret gibi olayların gerçekleşeceği zaman diliminde ortaya çıkacağını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hîn, bazen kısa, bazen uzun bir zaman dilimini ifade edebilir. Ayetteki 'hîn' kelimesi, Allah katında belirlenmiş, ancak insanlar için belirsiz olan bir zamanı işaret eder. Bu, Kur'an'ın haberlerinin doğruluğunun, Allah'ın takdir ettiği o 'hîn' geldiğinde, yani kıyamet ve ahiret gerçekleştiğinde kesin olarak anlaşılacağını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","peygamberlik","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"و","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd (Lâm-ı Kasem)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Kasem lâmı olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":1,"surface":"تَعْلَمُنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nûn-i Te'kîd-i Sakîle ile birleştiği için mebnî","gloss":"bileceksiniz"},{"position":2,"surface":"نَبَأَهُۥ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ب-أ","rootLatin":"n-b-'","lemma":"نَبَأ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"haberini"},{"position":2,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":3,"surface":"بَعْدَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"sonra"},{"position":4,"surface":"حِينٍۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ي-ن","rootLatin":"h-y-n","lemma":"حِين","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bir zaman"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *Sâd, 38/87-88*
- **Sâd Sûresi** · *Sâd, 38/87-88*
- **Sâd Sûresi** · *38/88*
- **Sâd Sûresi** · *38/88*
- **Sâd Sûresi** · *38/88*
- **Sâd Sûresi** · *38/88*
