# Zümer Sûresi, 33. Âyet (39:33)

> وَٱلَّذِى جَآءَ بِٱلصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِهِۦٓ ۙ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُتَّقُونَ

*Velleżî câe bi-ssidki ve saddeka bihi(ﻻ) ulâ-ike humu-lmuttekûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Dosdoğru Kur'an'ı getiren ile onu tasdik edenler var ya, işte onlar Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/39/33

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zümer Suresi'nin 33. ayeti, 'sıdk' (doğruluk/gerçek) kavramının getirilmesi ve tasdik edilmesi ile 'takva' (Allah'a karşı gelmekten sakınma) arasındaki derin ilişkiyi vurgulamaktadır. Ayet, hakikati tebliğ edenlerin ve onu tasdik edenlerin müttakiler olduğunu dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"جَآءَ","root":"ج ي ء","rootLatin":"c-y-e","meaning":"Bir şeyi getirmek, ortaya koymak, tebliğ etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"C-y-e kökü, bir şeyin bir yerden başka bir yere intikal etmesi veya bir haberin ulaşması anlamını taşır. Ayetteki 'câe bi's-sıdk' ifadesi, hakikati, doğruluğu veya vahyi insanlara ulaştırmak, tebliğ etmek manasındadır. Bu, sadece fiziki bir getirme değil, aynı zamanda fikri ve manevi bir sunumu da içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"C-y-e fiili, Kur'an'da genellikle bir haberin, emrin veya olayın vuku bulduğunu ifade etmek için kullanılır. Burada 'câe bi's-sıdk' ifadesi, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Allah'tan gelen hakikati, yani Kur'an'ı ve İslam'ı insanlara getirmesi, tebliğ etmesi anlamında mecazi bir kullanımdır."}]},{"word":"بِٱلصِّدْقِ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"Doğruluk, gerçek, hakikat anlamındadır ve burada vahiy veya İslam mesajını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-d-k kökü, sözün veya fiilin gerçeğe uygun olması, yalanın zıddı anlamındadır. 'Sıdk', hem sözde hem de fiilde dürüstlüğü ifade eder. Ayetteki 'bi's-sıdk' ifadesi, Allah'tan gelen vahyin, yani Kur'an'ın ve onun içerdiği hakikatlerin mutlak doğruluğunu ve gerçekliğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu'ya göre 'sıdk' kavramı, Kur'an'da sadece sözün doğruluğunu değil, aynı zamanda kişinin içsel inancının ve dışsal davranışlarının uyumunu da kapsar. Bu ayette 'sıdk', Allah'tan gelen mesajın kendisinin mutlak doğruluğunu ve bu mesajı getiren peygamberin dürüstlüğünü ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sıdk, kalbin, dilin ve amelin uyum içinde olmasıdır. Ayetteki 'bi's-sıdk' ifadesi, Allah'ın kelamının, yani Kur'an'ın, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde hakikat ve doğruluk olduğunu belirtir."}]},{"word":"وَصَدَّقَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"Doğrulamak, tasdik etmek, inanmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-d-k kökünden türeyen 'saddaka' fiili, bir şeyi doğru kabul etmek, tasdik etmek, inanmak demektir. Ayetteki 'saddaka bihî' ifadesi, getirilen 'sıdk'a, yani hakikate ve vahye inanmayı, onu tasdik etmeyi ve doğruluğunu kabul etmeyi ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tasdik' fiilinin, sadece zihinsel bir kabulden öte, kalben inanmayı ve bu inancın gerektirdiği amelleri yerine getirmeyi de içerdiğini belirtir. Ayetteki 'saddaka bihî', getirilen hakikate tam bir teslimiyetle inanmayı ve onu hayatına tatbik etmeyi vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Tasdik, bir şeyin doğruluğuna şahitlik etmek ve onu onaylamaktır. Ayetteki bağlamda, 'saddaka bihî', Allah'ın gönderdiği vahyin doğruluğuna şahitlik etmek ve ona iman etmek anlamına gelir."}]},{"word":"ٱلْمُتَّقُونَ","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, takva sahibi olanlar demektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"V-k-y kökü, bir şeyi korumak, sakınmak, muhafaza etmek anlamındadır. 'Müttakî', kendini Allah'ın azabından koruyan, O'nun emirlerine uyup yasaklarından kaçınan kimsedir. Ayetteki 'el-müttakûn' ifadesi, gerçeği getiren ve onu tasdik edenlerin, bu eylemleriyle Allah'ın rızasını kazanarak kendilerini kötülüklerden koruduklarını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'takva' kavramının Kur'an'da sadece korku değil, aynı zamanda Allah'a karşı duyulan derin saygı ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi ifade ettiğini belirtir. 'Müttakûn', Allah'ın sınırlarını gözeten, O'na karşı gelmekten sakınan ve bu sayede doğru yolu bulan kişilerdir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Takva, Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak nefsi günahlardan korumaktır. 'Müttakûn', bu koruma eylemini sürekli kılan ve Allah'a karşı sorumluluklarını yerine getiren kimselerdir. Ayette, sıdkı getiren ve tasdik edenlerin bu vasfa sahip olduğu vurgulanır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["sidk","takva","iman","tebligh"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"o kimse ki"},{"position":2,"surface":"جَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"getirdi"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"ٱلصِّدْقِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-د-ق","rootLatin":"ṣ-d-q","lemma":"صِدْق","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"doğruluk/gerçek"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"صَدَّقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-د-ق","rootLatin":"ṣ-d-q","lemma":"صَدَّقَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"doğruladı"},{"position":5,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"onu"},{"position":5,"surface":"هِۦٓ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onu"},{"position":6,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"işte onlar"},{"position":7,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fasıl zamiri olduğu için mebnî","gloss":"onlar"},{"position":8,"surface":"ٱلْمُتَّقُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"مُتَّقٍ","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"sakınanlar"}]
