# Zümer Sûresi, 35. Âyet (39:35)

> لِيُكَفِّرَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ أَسْوَأَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ وَيَجْزِيَهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

*Liyukeffira(A)llâhu ‘anhum esvee-lleżî ‘amilû ve yecziyehum ecrahum bi-ahseni-lleżî kânû ya'melûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Allah, işlediklerinin en kötüsünü örtmek ve onlara yaptıklarının en güzeli ile karşılık vermek için (onları böyle mükafatlandırdı).

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/39/35

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zümer Suresi 35. ayet, Allah'ın kullarının günahlarını örtmesini ve salih amellerine en güzel karşılığı vermesini konu edinir. Ayet, 'kefaret', 'kötülük', 'karşılık' ve 'güzellik' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi adalet ve rahmeti vurgular.","keyConcepts":[{"word":"لِيُكَفِّرَ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın kullarının günahlarını örtmesi, gidermesi ve bağışlaması anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kefâret kelimesi, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Günahların kefareti ise, günahın izini silmek, onu örtmek ve bağışlamak demektir. Ayetteki 'liyukeffira' ifadesi, Allah'ın kullarının işlediği kötülükleri rahmetiyle örtmesini, yani günahlarını affetmesini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Keffere fiili, 'gizledi, örttü' anlamındadır. Bu ayetteki kullanımıyla Allah'ın, kullarının hatalarını ve günahlarını gizleyip, onları cezalandırmaktan vazgeçmesi, yani bağışlaması kastedilir. Bu, ilahi bir lütuf ve merhamet eylemidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"K-f-r kökünden türeyen kelimeler, genellikle bir şeyi örtme, gizleme veya inkar etme anlamlarını taşır. 'Keffâre' terimi, bir günahı örtmek, telafi etmek için yapılan eylemi ifade ederken, bu ayetteki 'liyukeffira' fiili, Allah'ın doğrudan günahları örtme ve affetme eylemini vurgular. Bu, ilahi bağışlayıcılığın bir tezahürüdür."}]},{"word":"أَسْوَأَ","root":"س و أ","rootLatin":"s-v-e","meaning":"İşlenen fiillerin en kötüsü, en çirkini ve en zararlısı anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Su' kelimesi, kötülük, çirkinlik ve zarar anlamlarına gelir. 'Esve' ise, bu kötülüklerin en şiddetlisi, en ağırı demektir. Ayetteki 'esve'l-lezî amilû' ifadesi, insanların işlediği günahların ve hataların en kötü olanlarını, Allah'ın affedeceğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sevv' kökünden türeyen 'su'' kelimesi, insanı üzen, rahatsız eden her türlü kötü durumu ifade eder. 'Esve'' ise, bu kötü durumların en şiddetlisi ve en çirkini demektir. Ayette, Allah'ın kullarının işlediği en kötü amelleri dahi affedebileceği vurgulanır, bu da ilahi rahmetin genişliğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"S-v-e kökü, genellikle olumsuzluk, çirkinlik ve kötülük anlamlarını içerir. 'Esve'' kelimesi, bu kökten türeyen bir ism-i tafdil olup, 'en kötü' anlamına gelir. Ayetteki kullanımıyla, insanların işlediği günahlar arasında en ağır ve en çirkin olanlarının dahi Allah tarafından affedilebileceği mesajı verilir."}]},{"word":"وَيَجْزِيَهُمْ","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Allah'ın kullarına amellerinin karşılığını vermesi, mükafatlandırması veya cezalandırması anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Ceza kelimesi, bir fiilin karşılığı demektir. Bu karşılık, iyilik için mükafat, kötülük için ceza olabilir. Ayetteki 've yecziyehum' ifadesi, Allah'ın kullarına yaptıkları iyi amellerin karşılığını, yani mükafatını vereceğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ceza, bir fiilin neticesi olarak ortaya çıkan karşılıktır. Bu karşılık, bazen hayır, bazen şer olabilir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın kullarına işledikleri salih amellerin karşılığı olarak en güzel mükafatı vereceği kastedilir. Bu, ilahi adaletin ve lütfun bir göstergesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ceza, bir fiilin sonucunda hak edilen karşılıktır. Bu karşılık, fiilin niteliğine göre olumlu veya olumsuz olabilir. Ayetteki 've yecziyehum' ifadesi, Allah'ın kullarının iyi amellerine karşılık olarak onlara en güzel mükafatı vereceğini, yani onları ödüllendireceğini ifade eder."}]},{"word":"أَجْرَهُم","root":"أ ج ر","rootLatin":"e-c-r","meaning":"Yapılan bir iş veya hizmet karşılığında verilen mükafat, ücret veya karşılık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ecr, bir işin karşılığında verilen ücret veya mükafattır. Kur'an'da genellikle Allah'ın salih amellere verdiği ilahi mükafatı ifade eder. Ayetteki 'ecrahum' ifadesi, Allah'ın kullarına işledikleri güzel amellerin karşılığı olarak vereceği bol ve değerli mükafatı belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ecr, yapılan bir işin veya gösterilen çabanın karşılığı olarak hak edilen bedeldir. Bu ayetteki 'ecrahum' kelimesi, Allah'ın müminlere, yaptıkları iyi işler ve gösterdikleri sabır karşılığında vereceği ilahi lütfu ve mükafatı ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Ecr, bir fiilin veya hizmetin karşılığı olarak verilen şeydir. Bu, dünyevi bir ücret olabileceği gibi, ahiretteki ilahi mükafat da olabilir. Ayetteki 'ecrahum' ifadesi, Allah'ın kullarına, işledikleri salih amellerin karşılığı olarak ahirette vereceği cennet ve rıza gibi büyük mükafatları kasteder."}]},{"word":"بِأَحْسَنِ","root":"ح س ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"Yapılan işlerin en güzeli, en iyisi ve en mükemmeli anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüsn, güzellik ve iyilik anlamına gelir. 'Ahsen' ise, bu güzellik ve iyiliklerin en üstünü, en mükemmeli demektir. Ayetteki 'bi-ahsani'l-lezî kânû ya'melûn' ifadesi, Allah'ın, kullarının işlediği amellerin en güzelini esas alarak onlara karşılık vereceğini, yani en iyi amellerine göre mükafatlandıracağını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüsn, hem maddi hem de manevi güzelliği ifade eder. 'Ahsen' ise, bir şeyin en güzel, en iyi ve en mükemmel halidir. Bu ayette, Allah'ın kullarının tüm amelleri arasından en güzel olanlarını seçerek onlara karşılık vereceği, bu sayede ilahi lütfun ve cömertliğin tecelli edeceği vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"H-s-n kökü, Kur'an'da sıkça geçen ve 'güzel, iyi, hoş' anlamlarını taşıyan temel bir kavramdır. 'Ahsen' kelimesi, bu kökten türeyen bir ism-i tafdil olup, 'en güzel' veya 'en iyi' anlamına gelir. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın kullarının amellerini değerlendirirken, onların en güzel ve en samimi olanlarını esas alarak mükafatlandıracağını ifade eder. Bu, ilahi adaletin ve rahmetin birleştiği bir noktadır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","tovbe","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"يُكَفِّرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Harf-i cer olan 'لِ' (ta'lil lamı) ile nasb edildiği için mansûb","gloss":"örtsün"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fiil-i muzâri 'يُكَفِّرَ'nin fâili olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"عَنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"hakkında"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cer 'عَنْ'den sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":4,"surface":"أَسْوَأَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-ʾ","lemma":"سَيِّئ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Fiil-i muzâri 'يُكَفِّرَ'nin mef'ûlün bihi olduğu için mansûb","gloss":"en kötü"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"o kimse ki"},{"position":6,"surface":"عَمِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"ʿ-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaptılar"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"يَجْزِيَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi 'وَ' ile 'يُكَفِّرَ' fiiline atfedildiği için mansûb","gloss":"karşılık versin"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Fiil-i muzâri 'يَجْزِيَ'nin mef'ûlün bihi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":8,"surface":"أَجْرَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ج-ر","rootLatin":"a-j-r","lemma":"أَجْر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Fiil-i muzâri 'يَجْزِيَ'nin ikinci mef'ûlün bihi olduğu için mansûb","gloss":"karşılık"},{"position":8,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":9,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":9,"surface":"أَحْسَنِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ح-س-ن","rootLatin":"ḥ-s-n","lemma":"حَسَن","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cer 'بِ'den sonra geldiği için mecrûr","gloss":"en güzeli"},{"position":10,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"o kimse ki"},{"position":11,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":12,"surface":"يَعْمَلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-م-ل","rootLatin":"ʿ-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"yapıyorlar"}]
