# Zümer Sûresi, 36. Âyet (39:36)

> أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۥ ۖ وَيُخَوِّفُونَكَ بِٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦ ۚ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

*Eleysa(A)llâhu bikâfin ‘abdeh(u)(s) ve yuḣavvifûneke billeżîne min dûnih(i)(c) vemen yudlili(A)llâhu femâ lehu min hâd(in)*

**Meal (Diyanet):** Allah, kuluna yetmez mi? Seni O'ndan (Allah'tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/39/36

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zümer Suresi 36. ayet, Allah'ın kuluna kâfi gelmesini, müşriklerin korkutma çabalarını ve Allah'ın saptırdığına hidayet verilemeyeceğini vurgular. Ayet, tevhid inancının temelini oluşturan Allah'a güveni ve O'nun mutlak kudretini dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"بِكَافٍ","root":"ك ف ي","rootLatin":"k-f-y","meaning":"Allah'ın kuluna yeterli olması, ihtiyaçlarını karşılaması ve onu koruması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kefâ (كفى) kelimesi, bir şeyin ihtiyacı gidermesi, yeterli olması ve başkasının yerine geçmesi anlamlarına gelir. Ayetteki 'bikâfin' ifadesi, Allah'ın kulunun tüm ihtiyaçlarını karşılayacak, onu her türlü şerden koruyacak ve ona her konuda yetecek yegane güç olduğunu vurgular. Bu, kulun Allah'a tam bir tevekkül içinde olması gerektiğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'bikâfin' ifadesini 'yeterli olan' ve 'koruyan' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın kuluna karşı her türlü tehlikeye ve korkuya karşı bir kalkan olduğunu, O'nun himayesinin her şeye kâfi geldiğini belirtir. Bu, müşriklerin korkutmalarının anlamsızlığını ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kefâ' kökünden türeyen kavramların Kur'an'da 'yeterlilik' ve 'tamamlanma' anlamlarını taşıdığını belirtir. Allah'ın 'kâfî' olması, O'nun mutlak kudretini ve kuluna olan eksiksiz lütfunu ifade eder. Bu, kulun başka hiçbir varlığa ihtiyaç duymadan sadece Allah'a yönelmesi gerektiğini vurgular."}]},{"word":"عَبْدَهُۥ","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Allah'a kulluk eden, O'na itaat eden ve O'nun emirlerine boyun eğen kişi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Abd (عبد) kelimesi, boyun eğmek, itaat etmek ve hizmet etmek anlamlarına gelir. Allah'ın 'abd'ı olmak, O'nun rububiyetini kabul edip O'na tam bir teslimiyetle kulluk etmeyi ifade eder. Ayetteki 'abd' kelimesi, Allah'ın kendisine kulluk edenlere yeteceğini, onları koruyacağını ve ihtiyaçlarını karşılayacağını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'abd' kelimesinin hem hür hem de köle anlamında kullanılabileceğini, ancak Kur'an'da genellikle Allah'a kulluk eden, O'na boyun eğen kişi için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'abd' kelimesi, Allah'ın özel olarak himaye ettiği, O'na yönelen ve O'na güvenen kişiyi ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'abd' kavramının Kur'an'da insanın Allah karşısındaki konumunu, yani O'na muhtaçlığını ve O'na bağımlılığını ifade ettiğini belirtir. Bu bağlamda, Allah'ın kuluna yetmesi, O'nun kuluna olan lütfunu ve kulun da O'na olan teslimiyetini pekiştirir."}]},{"word":"وَيُخَوِّفُونَكَ","root":"خ و ف","rootLatin":"h-v-f","meaning":"Müşriklerin, Peygamber'i Allah'tan başka varlıklarla korkutmaya çalışmalarıdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Havf (خوف) kelimesi, korku ve endişe duymak anlamına gelir. Ayetteki 'yuhavvifûneke' ifadesi, müşriklerin Peygamber'i putlarıyla, ilah edindikleri varlıklarla veya dünyevi güçlerle korkutma çabalarını anlatır. Bu, onların tevhid inancına karşı çıkışlarının bir göstergesidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'havf' kökünden türeyen fiillerin, birini tehdit etmek ve ona korku salmak anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bu kullanım, müşriklerin Peygamber'i Allah'tan başka güçlerin zararıyla tehdit ederek onu yolundan döndürme gayretlerini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'havf' kelimesinin genellikle gelecekteki bir tehlikeden duyulan endişeyi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'yuhavvifûneke' ifadesi, müşriklerin Peygamber'e karşı kullandıkları psikolojik baskıyı ve onu Allah'tan başkasına yöneltme çabalarını gösterir."}]},{"word":"يُضْلِلِ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Allah'ın bir kimseyi doğru yoldan saptırması, hidayetten mahrum bırakmasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dalâl (ضلال) kelimesi, doğru yoldan sapmak, şaşırmak ve kaybolmak anlamlarına gelir. Ayetteki 'yudlil' ifadesi, Allah'ın kendi iradesiyle bir kimseyi hidayetten uzaklaştırmasını, onu sapıklıkta bırakmasını ifade eder. Bu, Allah'ın mutlak iradesini ve hidayetin yalnızca O'nun elinde olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'dalâl' kelimesinin 'hidayetin zıttı' olduğunu belirtir. Ayetteki 'yudlil' ifadesi, Allah'ın bir kimseyi kendi tercihleri ve amelleri sonucunda hidayetten mahrum bırakmasını, onu sapıklıkta bırakmasını ifade eder. Bu, kulun iradesinin de Allah'ın genel iradesi içinde yer aldığını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dalâl' kavramının Kur'an'da 'doğru yoldan sapma', 'kaybolma' ve 'şaşırma' anlamlarını taşıdığını belirtir. Allah'ın 'yudlil' fiili, O'nun mutlak iradesiyle bir kimsenin hidayet yolundan uzaklaşmasını ifade eder. Bu, hidayetin ve sapıklığın nihai olarak Allah'ın takdirinde olduğunu vurgular."}]},{"word":"هَادٍ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yolu gösteren, hidayet veren ve rehberlik eden kişi veya varlık anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هداية) kelimesi, doğru yolu göstermek, rehberlik etmek ve kılavuzluk etmek anlamlarına gelir. Ayetteki 'hâdin' ifadesi, Allah'ın saptırdığı kimseye doğru yolu gösterecek, onu hidayete erdirecek hiçbir gücün olmadığını vurgular. Bu, hidayetin yalnızca Allah'ın lütfuyla gerçekleştiğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hâdin' kelimesini 'yol gösteren' ve 'doğruya ileten' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın saptırdığı kimseye, O'nun iradesi dışında kimsenin hidayet veremeyeceğini, çünkü hidayetin kaynağının yalnızca Allah olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hidayet' kavramının Kur'an'da hem 'yol gösterme' hem de 'doğru yola iletme' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'hâdin' kelimesi, Allah'ın saptırdığı kimseye dışarıdan bir rehberin fayda vermeyeceğini, çünkü hidayetin kalpteki bir nur olduğunu ve bu nuru ancak Allah'ın verebileceğini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevekkul","tevhid","hidayet-dalalet","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mi?"},{"position":1,"surface":"لَيْسَ","pos":"fiil","posDetail":"Nakıs Fiil","root":"ل-ي-س","rootLatin":"l-y-s","lemma":"لَيْسَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"değil mi?"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"ليس fiilinin ismi olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"كَافٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ف-ي","rootLatin":"k-f-y","lemma":"كَافٍ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr; ليس fiilinin haberi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"yeterli"},{"position":4,"surface":"عَبْدَهُۥ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ب-د","rootLatin":"'-b-d","lemma":"عَبْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"كَافٍ ism-i fâilinin mef'ûlün bihi olduğu için mansûb","gloss":"kulunu"},{"position":4,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"يُخَوِّفُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-و-ف","rootLatin":"kh-w-f","lemma":"خَوَّفَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"korkutuyorlar"},{"position":5,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"seni"},{"position":6,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":6,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o kimselerle"},{"position":7,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"den"},{"position":8,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"altında, başka"},{"position":8,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"Şart İsmi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"kim"},{"position":10,"surface":"يُضْلِلِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"أَضَلَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı (مَن) tarafından meczûm edildiği için","gloss":"saptırırsa"},{"position":11,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":12,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":12,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yoktur"},{"position":13,"surface":"لَهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":13,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ona"},{"position":14,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Zâide Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"den"},{"position":15,"surface":"هَادٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَادٍ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"مَا'nın ismi olduğu için lafzen mecrûr, mahallen merfû","gloss":"yol gösterici"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *39/36*
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *39/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *39/36*
