# Zümer Sûresi, 44. Âyet (39:44)

> قُل لِّلَّهِ ٱلشَّفَـٰعَةُ جَمِيعًا ۖ لَّهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

*Kul li(A)llâhi-şşefâ'atu cemî'â(an)(s) lehu mulku-ssemâvâti vel-ard(i)(s) śümme ileyhi turce'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/39/44

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zümer Suresi 44. ayet, şefaatin mutlak surette Allah'a ait olduğunu, göklerin ve yerin mülkiyetinin O'nda bulunduğunu ve nihayetinde tüm varlıkların O'na döneceğini vurgulayarak tevhid inancının temelini oluşturan kavramları içermektedir. Ayet, şefaat yetkisinin ve evrensel hükümranlığın yalnızca Allah'a ait olduğunu net bir dille ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"ٱلشَّفَـٰعَةُ","root":"ش ف ع","rootLatin":"ş-f-a","meaning":"Bu ayette şefaat, Allah'ın izni olmadan kimsenin başkası adına aracılık edemeyeceği, mutlak yetkinin O'na ait olduğu bir aracılık ve kayırma eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şefaat (شفاعة), bir şeyi diğerine katmak, çift yapmak (شفع) kökünden gelir. Bir kimsenin başkası için aracı olması, ona yardım etmesi ve dilekte bulunmasıdır. Kur'an'da şefaat, genellikle Allah'ın iznine bağlı olarak gerçekleşen bir aracılık olarak zikredilir ve bu ayette de 'Bütün şefaat Allah'ındır' denilerek bu yetkinin mutlak surette O'na ait olduğu vurgulanır, yani izinsiz şefaat mümkün değildir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Şefaat (شفاعة), 'şef' kelimesinden türemiştir ki bu da 'çift' anlamına gelir. Tek olanı çift yapmak demektir. Burada ise bir kimsenin başka bir kimse için Allah katında aracı olması, onun lehine konuşması anlamındadır. Ayetteki 'لِّلَّهِ ٱلشَّفَـٰعَةُ جَمِيعًا' ifadesi, bu aracılık yetkisinin tamamının ve mutlak surette Allah'a ait olduğunu, O'nun izni olmadan kimsenin şefaat edemeyeceğini mecazi bir anlatımla ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da şefaat kavramı, genellikle Allah'ın mutlak egemenliği ve tevhid ilkesi bağlamında ele alınır. Şefaat, Allah'ın izni olmaksızın gerçekleşemez ve bu, O'nun iradesinin üstünlüğünü gösterir. Bu ayetteki 'Bütün şefaat Allah'ındır' ifadesi, şefaatin bağımsız bir güç veya yetki olmadığını, tamamen ilahi iradeye tabi olduğunu net bir şekilde ortaya koyar ve şirk inancına karşı bir duruş sergiler."}]},{"word":"مُلْكُ","root":"م ل ك","rootLatin":"m-l-k","meaning":"Bu ayette mülk, göklerin ve yerin mutlak egemenliği, sahipliği ve hükümranlığı anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mülk (ملك), bir şey üzerinde tam yetkiye sahip olmak, onu dilediği gibi tasarruf etmek demektir. Ayetteki 'لَّهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ' ifadesi, Allah'ın göklerde ve yerde mutlak sahip ve hükümran olduğunu, bu mülkiyette hiçbir ortağı bulunmadığını ve her şeyin O'nun tasarrufunda olduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Mülk (ملك), bir şeyin üzerinde tam bir tasarruf ve hükmetme yetkisidir. Allah'a nispet edildiğinde, O'nun yaratma, yönetme, diriltme ve öldürme gibi tüm fiillerinde mutlak ve sınırsız bir egemenliğe sahip olduğunu ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, şefaat yetkisinin de bu mutlak mülkiyetin bir parçası olduğunu, dolayısıyla sadece O'na ait olduğunu pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Mülk (ملك), bir şey üzerinde tam bir tasarruf ve hükmetme yetkisidir. Allah'ın mülkü, O'nun yaratma, yönetme ve varlıklar üzerinde mutlak otorite sahibi olmasıdır. Ayette geçen 'مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ' ifadesi, Allah'ın evrenin her zerresine hükmeden, her şeyi yaratan ve idare eden tek güç olduğunu, dolayısıyla şefaat gibi önemli bir yetkinin de ancak O'nun izniyle gerçekleşebileceğini vurgular."}]},{"word":"تُرْجَعُونَ","root":"ر ج ع","rootLatin":"r-c-a","meaning":"Bu ayette 'döndürüleceksiniz' anlamında kullanılmış olup, tüm varlıkların nihai olarak Allah'a hesap vermek üzere geri döneceğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rücu' (رجوع), bir yerden ayrıldıktan sonra oraya geri dönmek demektir. 'تُرْجَعُونَ' fiili, ahiret gününde tüm insanların Allah'ın huzuruna çıkarılacağını, O'na hesap vermek üzere geri döndürüleceğini ifade eder. Bu, Allah'ın mutlak hükümranlığının ve şefaat yetkisinin bir sonucu olarak, herkesin O'nun adaletine teslim olacağını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Rücu' (رجوع), bir şeyin başlangıç noktasına geri dönmesidir. Kur'an'da 'إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ' ifadesi, ölümden sonra dirilişi ve Allah'ın huzurunda toplanmayı ifade eder. Bu, Allah'ın göklerin ve yerin mülkünün sahibi olmasının doğal bir sonucudur; zira her şey O'ndan gelmiş ve nihayetinde O'na dönecektir. Bu dönüş, hesap verme ve karşılık görme anlamını taşır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Rücu' (رجوع) kelimesi, Kur'an'da genellikle ahiret bağlamında, insanların öldükten sonra tekrar diriltilip Allah'ın huzuruna çıkarılması anlamında kullanılır. Bu ayetteki 'Sonra O'na döneceksiniz' ifadesi, şefaat yetkisinin ve mülkiyetin Allah'a ait olmasının bir uzantısı olarak, tüm varlıkların nihai kaderinin O'nun iradesine bağlı olduğunu ve herkesin yaptıklarından sorumlu tutulmak üzere O'na döneceğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","gayb","ahiret-mukafat","dirilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":3,"surface":"ٱلشَّفَـٰعَةُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ش-ف-ع","rootLatin":"ş-f-ʿ","lemma":"شَفَاعَة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"şefaat"},{"position":4,"surface":"جَمِيعًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ج-م-ع","rootLatin":"c-m-ʿ","lemma":"جَمِيع","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"tamamen, hepsi"},{"position":5,"surface":"لَّهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":5,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"O'na"},{"position":6,"surface":"مُلْكُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","lemma":"مُلْك","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"mülkü"},{"position":7,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاوَات","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"göklerin"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ر-ض","rootLatin":"a-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yerin"},{"position":9,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"sonra"},{"position":10,"surface":"إِلَيْهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"e doğru"},{"position":10,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"O'na"},{"position":11,"surface":"تُرْجَعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ج-ع","rootLatin":"r-c-ʿ","lemma":"رُجُوع","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"döndürüleceksiniz"}]
