# Zümer Sûresi, 45. Âyet (39:45)

> وَإِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَحْدَهُ ٱشْمَأَزَّتْ قُلُوبُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ وَإِذَا ذُكِرَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

*Ve-iżâ żukira(A)llâhu vahdehu-şmeezzet kulûbu-lleżîne lâ yu/minûne bil-âḣira(ti)(s) ve-iżâ żukira-lleżîne min dûnihi iżâ hum yestebşirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Allah, bir tek (ilah) olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah'tan başkaları (ilahları) anıldığında bakarsın sevinirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/39/45

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın birliğine inanmayanların psikolojik tepkilerini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Özellikle 'işme'ezzet' ve 'yestebşirûn' fiilleri, bu kişilerin Allah anıldığında duydukları tiksintiyi ve putlar anıldığında hissettikleri sevinci çarpıcı bir şekilde ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ذُكِرَ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Allah'ın veya putların anılması, hatırlanması ve zikredilmesi eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zikr (ذكر), hem kalple hem de dille hatırlamak, anmak anlamına gelir. Bu ayette 'zükira' (zikredildi, anıldı) pasif formuyla kullanılarak, Allah'ın veya putların başkaları tarafından anılması durumunu vurgular. Ahirete inanmayanlar için Allah'ın zikri, kalplerinde bir rahatsızlık uyandırır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zikr' kavramının Kur'an'da sadece 'hatırlama' değil, aynı zamanda 'Allah'ı anma, O'nu yüceltme' gibi daha geniş bir dini anlam taşıdığını belirtir. Ayetteki 'zükira' fiili, Allah'ın birliğinin dile getirilmesi ve bunun inanmayanlar üzerindeki olumsuz etkisini gösterir."}]},{"word":"وَحْدَهُ","root":"و ح د","rootLatin":"v-h-d","meaning":"Allah'ın tek ve biricik olarak anılmasını, O'na ortak koşulmamasını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"'Vahdehu' (yalnızca O), Allah'ın birliğini ve eşsizliğini vurgular. Bu ifade, müşriklerin Allah'a ortak koşma eğilimine karşı, O'nun tek ilah olduğunu açıkça belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın tek olarak anılması, müşriklerin kalplerinde rahatsızlık yaratır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Vahdet (وحدة), bir ve tek olma halidir. 'Vahdehu' ifadesi, Allah'ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde eşi ve benzeri olmadığını, dolayısıyla ibadette de tek olduğunu pekiştirir. Ahirete inanmayanların bu birliğe tahammül edememesi, onların şirk anlayışının bir yansımasıdır."}]},{"word":"ٱشْمَأَزَّتْ","root":"ش م أ ز","rootLatin":"ş-m-'-z","meaning":"Kalplerin tiksinti, nefret ve rahatsızlıkla dolması, sıkılması ve daralması halini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'İşme'ezzet' (اشمأزّت), kalbin daralması, tiksinti duyması ve nefretle dolması anlamına gelir. Bu, Allah'ın birliği anıldığında ahirete inanmayanların hissettiği derin bir rahatsızlığı ve hoşnutsuzluğu ifade eder. Onların kalpleri bu hakikati kabul etmekten kaçınır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şem'ez (شمأزّ) fiili, bir şeyden tiksinmek, nefret etmek ve ondan uzaklaşmak istemek anlamındadır. Ayette, Allah'ın tek olarak anılması karşısında inanmayanların kalplerinin bu olumsuz tepkiyi vermesi, onların tevhid inancına karşı içsel bir direniş içinde olduklarını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'işme'ezzet' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, sadece bir hoşnutsuzluktan öte, derin bir içsel rahatsızlık, tiksinti ve hatta korku barındırdığını belirtir. Bu, inanmayanların tevhid karşısındaki psikolojik ve ruhsal durumunu çok güçlü bir şekilde ifade eder."}]},{"word":"يُؤْمِنُونَ","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Ahirete inanma, tasdik etme ve güvenme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"İman (إيمان), tasdik etmek, güvenmek ve emin olmak demektir. Ayette 'lâ yu'minûne' (inanmazlar) ifadesi, ahiretin varlığını ve hakikatini kabul etmeyen, ona güvenmeyen kişileri tanımlar. Bu inançsızlık, onların Allah'ın birliğine karşı olumsuz tepkilerinin temel nedenidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'da sadece entelektüel bir kabul değil, aynı zamanda Allah'a ve O'nun gönderdiklerine tam bir teslimiyet ve güveni ifade ettiğini vurgular. Ahirete inanmayanlar, bu teslimiyet ve güvenden yoksun oldukları için Allah'ın birliğine karşı direnç gösterirler."}]},{"word":"يَسْتَبْشِرُونَ","root":"ب ش ر","rootLatin":"b-ş-r","meaning":"Müjdelenmek, sevinmek ve neşelenmek eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstibşar (استبشار), sevinç ve neşe belirtileri göstermek, müjdeli bir haberle sevinmek anlamına gelir. Ayette, Allah'tan başka ilahlar anıldığında inanmayanların hemen sevinçle dolması, onların şirk inancına olan bağlılıklarını ve bu durumdan duydukları memnuniyeti gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"İstif'al (استفعل) kalıbında olan 'yestebşirûn' fiili, bir şeyi talep etme veya bir şeyden etkilenme anlamı taşır. Burada, putların anılmasıyla birlikte içlerinde bir sevinç ve neşe uyanmasını, bu durumdan hoşnut olmalarını ifade eder. Bu, onların tevhid karşıtı duruşlarının bir diğer yüzüdür."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Beşaret (بشارة), sevinç veren haberdir. 'Yestebşirûn' fiili, bu sevinç verici haberi alma ve bununla neşelenme halini anlatır. İnanmayanların putlar anıldığında gösterdikleri bu sevinç, onların batıl inançlarına olan bağlılıklarını ve hakikate karşı körlüklerini ortaya koyar."}]}]}
