# Zümer Sûresi, 51. Âyet (39:51)

> فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ ۚ وَٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ هَـٰٓؤُلَآءِ سَيُصِيبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ

*Feesâbehum seyyi-âtu mâ kesebû(c) velleżîne zalemû min hâulâ-i seyusîbuhum seyyi-âtu mâ kesebû vemâ hum bimu'cizîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/39/51

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, geçmiş ümmetlerin ve mevcut zalimlerin işledikleri kötülüklerin (seyyiât) kendilerine döneceğini ve Allah'ı aciz bırakamayacaklarını (mu'cizîn) vurgulamaktadır. Ayet, eylemlerin kaçınılmaz sonuçları ve ilahi kudretin mutlaklığı üzerine odaklanmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سَيِّـَٔاتُ","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-v-e","meaning":"İşlenen kötü amellerin, günahların ve bunların neticesinde ortaya çıkan olumsuz sonuçların bütünü.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'seyyiât' kelimesini 'su'' kökünden türemiş olarak açıklar ve 'kötü olan şey, çirkin olan şey' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, önceki ümmetlerin ve zalimlerin işledikleri günahlar ve bu günahların kendilerine musibet olarak dönmesi kastedilmektedir. Bu, sadece fiilin kötülüğü değil, aynı zamanda o fiilin doğurduğu kötü akıbeti de içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'seyyiât' kelimesini 'cezâü's-seyyiât' (kötülüklerin cezası) olarak tefsir eder. Ayetteki 'fâsâbehum seyyiâtü mâ kesebû' ifadesi, onların kazandıkları kötülüklerin bizzat kendilerine isabet etmesi değil, o kötülüklerin karşılığı olan cezanın başlarına gelmesi anlamındadır. Bu, mecazi bir kullanımdır ve amellerin sonuçlarının kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'seyyiât' kavramını 'hasenât' (iyilikler) kavramının zıddı olarak ele alır. Kur'an'da 'seyyiât', sadece ahlaki bir kötülüğü değil, aynı zamanda Allah'ın rızasına aykırı olan her türlü fiili ve bu fiillerin dünyevi ve uhrevi olumsuz sonuçlarını ifade eder. Ayette, geçmiş kavimlerin ve şimdiki zalimlerin Allah'ın emirlerine karşı gelmeleri ve bunun getirdiği felaketler 'seyyiât' olarak nitelendirilmiştir."}]},{"word":"كَسَبُوا۟","root":"ك-س-ب","rootLatin":"k-s-b","meaning":"İnsanların kendi iradeleriyle yaptıkları, elde ettikleri veya kazandıkları fiiller ve ameller.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kesb' kelimesini 'bir şeyi elde etmek, kazanmak' olarak tanımlar. Özellikle insanın kendi iradesiyle yaptığı, çaba sarf ederek elde ettiği şeyleri ifade eder. Ayetteki 'mâ kesebû' ifadesi, onların kendi tercihleriyle işledikleri kötü amelleri ve günahları vurgular. Bu, ilahi adaletin, kişinin kendi eylemlerinin bir sonucu olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'kesb'in hem hayır hem de şer için kullanılabileceğini belirtir, ancak genellikle insanın kendi iradesiyle ve çabasıyla elde ettiği şeyleri ifade ettiğini söyler. Ayette 'seyyiâtü mâ kesebû' ifadesiyle, onların kendi elleriyle işledikleri kötülüklerin sonuçlarına katlanacakları anlatılır. Bu, sorumluluğun tamamen kişiye ait olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kesb' fiilinin Kur'an'da genellikle insanın kendi iradesiyle yaptığı, sorumluluğunu üstlendiği fiiller için kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, geçmiş kavimlerin ve zalimlerin başlarına gelen musibetlerin, dışarıdan gelen bir ceza olmaktan ziyade, kendi 'kazandıkları' yani işledikleri kötü amellerin doğal bir sonucu olduğunu vurgular."}]},{"word":"ظَلَمُوا۟","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık etmek, zulmetmek, haddi aşmak, bir şeyi ait olduğu yerden başka yere koymak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zulm' kelimesini 'bir şeyi yerinden başka yere koymak, haksızlık etmek' olarak açıklar. Ayetteki 'ellezîne zalemû' ifadesi, Allah'ın koyduğu sınırları aşan, başkalarına haksızlık eden ve kendi nefislerine zulmeden kişileri ifade eder. Bu, hem Allah'a karşı işlenen günahları hem de insanlara karşı yapılan haksızlıkları kapsar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulm'ü 'bir şeyi ait olduğu yerden başka yere koymak' veya 'hakkı sahibine vermemek' olarak tanımlar. Ayetteki 'zulmedenler' ifadesi, Allah'ın birliğini inkar eden, peygamberlere karşı gelen ve insanlara eziyet eden kimseleri kapsar. Bu, onların hem kendilerine hem de başkalarına karşı işledikleri büyük günahları ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulm' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. En temel anlamıyla 'haksızlık' olsa da, Allah'a şirk koşmak, O'nun ayetlerini yalanlamak gibi en büyük günahları da ifade eder. Ayetteki 'zulmedenler' ifadesi, sadece geçmiş kavimlerin değil, aynı zamanda Hz. Peygamber dönemindeki Mekkeli müşriklerin ve genel olarak Allah'ın hükümlerine karşı gelenlerin durumunu anlatır."}]},{"word":"بِمُعْجِزِينَ","root":"ع-ج-ز","rootLatin":"a-c-z","meaning":"Allah'ı aciz bırakacak, O'nun kudretinden kaçabilecek veya O'nun takdirini değiştirebilecek durumda olmak.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'aciz' kelimesini 'güç yetirememek, bir şeyin sonuna ulaşamamak' olarak açıklar. Ayetteki 'mâ hum bi-mu'cizîn' ifadesi, zalimlerin Allah'ın azabından kaçamayacaklarını, O'nun kudretini aşamayacaklarını ve O'nu aciz bırakamayacaklarını vurgular. Bu, Allah'ın mutlak gücünü ve iradesinin kaçınılmazlığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'i'câz' kelimesini 'bir şeyi aciz bırakmak, onu yapmaktan alıkoymak' olarak tanımlar. Ayetteki kullanım, insanların Allah'ın takdirini değiştiremeyeceklerini, O'nun azabından kurtulamayacaklarını ve O'nun kudretine karşı gelemeyeceklerini ifade eder. Bu, ilahi adaletin ve gücün mutlaklığını pekiştirir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mu'cizîn' kelimesinin 'Allah'ı aciz bırakacak olanlar' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, zalimlerin ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, Allah'ın azabından kurtulmalarının veya O'nun iradesine karşı gelmelerinin mümkün olmadığını ifade eder. Bu, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve hiçbir gücün O'nun üstünde olmadığını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","imtihan-bela","kissa-gecmis-kavimler","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Feesâbehum"},{"position":2,"translit":"seyyi-âtu"},{"position":3,"translit":"mâ"},{"position":4,"translit":"kesebû(c)"},{"position":5,"translit":"velleżîne"},{"position":6,"translit":"zalemû"},{"position":7,"translit":"min"},{"position":8,"translit":"hâulâ-i"},{"position":9,"translit":"seyusîbuhum"},{"position":10,"translit":"seyyi-âtu"},{"position":11,"translit":"mâ"},{"position":12,"translit":"kesebû"},{"position":13,"translit":"vemâ"},{"position":14,"translit":"hum"},{"position":15,"translit":"bimu'cizîn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"bunun için/böylece","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"أَصَابَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-و-ب","rootLatin":"s-w-b","lemma":"أَصَابَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"isabet etti/başına geldi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":2,"surface":"سَيِّـَٔاتُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"س-و-ا","rootLatin":"s-w-hamza","lemma":"سَيِّئَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"kötülükler","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil","izafet":"Muzâf"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"şey","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":4,"surface":"كَسَبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-س-ب","rootLatin":"k-s-b","lemma":"كَسَبَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kazandılar/işlediler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mübteda"},{"position":6,"surface":"ظَلَمُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَلَمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"zulmettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":7,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den/-dan","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":8,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mebnî ve mahallen mecrûr","gloss":"bunlar","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":9,"surface":"سَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"gelecek zaman eki","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":9,"surface":"يُصِيبُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-و-ب","rootLatin":"s-w-b","lemma":"أَصَابَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"isabet edecek/başına gelecek","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":9,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":10,"surface":"سَيِّـَٔاتُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"س-و-ا","rootLatin":"s-w-hamza","lemma":"سَيِّئَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"kötülükler","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil","izafet":"Muzâf"},{"position":11,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"şey","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":12,"surface":"كَسَبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-س-ب","rootLatin":"k-s-b","lemma":"كَسَبَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kazandılar/işlediler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":13,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nefy edatı (mâ)"},{"position":14,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî ve mahallen merfû","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Nâkıs fiilin ismi"},{"position":15,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":15,"surface":"مُعْجِزِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-ج-ز","rootLatin":"'-j-z","lemma":"مُعْجِز","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"aciz bırakanlar","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâkıs fiilin haberi"}]
