# Zümer Sûresi, 63. Âyet (39:63)

> لَّهُۥ مَقَالِيدُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۗ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَـٰسِرُونَ

*Lehu mekâlîdu-ssemâvâti vel-ard(i)(k) velleżîne keferû bi-âyâti(A)llâhi ulâ-ike humu-lḣâsirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkar edenler var ya, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/39/63

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini 'makâlîd' kavramıyla vurgularken, O'nun ayetlerini inkâr edenlerin 'hüsran'a uğrayacağını bildirmektedir. Anahtar kelimeler, ilahi kudret ve insan eylemlerinin sonuçları arasındaki ilişkiyi dilbilimsel olarak derinleştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"مَقَالِيدُ","root":"ق-ل-د","rootLatin":"k-l-d","meaning":"Göklerin ve yerin anahtarları, hazineleri ve idaresi anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'makâlîd' kelimesini 'miftâh' (anahtar) kelimesinin çoğulu olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın göklerin ve yerin hazinelerine sahip olduğunu, onları açıp kapama gücüne malik olduğunu, yani mutlak idare ve tasarruf yetkisinin O'na ait olduğunu ifade eder. Bu, sadece maddi anahtarlar değil, aynı zamanda ilahi kudretin ve hükümranlığın sembolüdür."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'makâlîd'i 'hazineler' ve 'anahtarlar' olarak tefsir eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın göklerin ve yerin hazinelerine sahip olduğunu ve bu hazineleri dilediği gibi açıp kapama gücüne sahip olduğunu mecazi bir anlatımla ortaya koyar. Bu, Allah'ın yaratma, rızık verme ve tüm işleri yönetme kudretini simgeler."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'makâlîd'in 'miftâh'ın çoğulu olduğunu ve mecazi olarak 'hazinelerin anahtarları' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın göklerde ve yerde bulunan tüm hazinelerin ve sırların sahibi olduğunu, onların açılıp kapanmasının O'nun elinde olduğunu, dolayısıyla mutlak hükümranlığın O'na ait olduğunu vurgular."}]},{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın ayetlerini örtmek, inkâr etmek ve nankörlük etmek anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'küfr' kelimesinin temel anlamının 'örtmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'kefarû bi-âyâtillâh' ifadesi, Allah'ın açıkça ortaya koyduğu delilleri, işaretleri ve ayetleri görmezden gelmek, onları örtbas etmek ve dolayısıyla inkâr etmek anlamına gelir. Bu, hakikati bile bile reddetme eylemini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'küfr'ü 'nimeti örtmek' veya 'hakkı inkâr etmek' olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın varlığına, birliğine ve gönderdiği ayetlere karşı nankörlük etmek, onları kabul etmemek ve reddetmek anlamındadır. Bu, sadece bir inanmama hali değil, aynı zamanda bilinçli bir karşı çıkış ve reddediştir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'küfr' kavramını Kur'an'ın temel kavramlarından biri olarak inceler ve onu 'Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük' ve 'hakikati reddetme' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın açık delillerine rağmen O'nu ve O'nun mesajını inkâr edenlerin durumunu ifade eder. Bu, sadece bir inançsızlık değil, aynı zamanda ahlaki bir sapma ve sorumluluktan kaçınmadır."}]},{"word":"بِـَٔايَـٰتِ","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Allah'ın varlığına, birliğine ve kudretine işaret eden deliller, mucizeler ve Kur'an ayetleri anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âyet' kelimesini 'açık işaret', 'alamet' ve 'delil' olarak tanımlar. Ayetteki 'âyâtillâh' ifadesi, hem evrendeki yaratılış delillerini (kozmik ayetler) hem de peygamberlere indirilen ilahi mesajları (Kur'an ayetleri) kapsar. Bu ayette, Allah'ın varlığını ve kudretini gösteren her türlü açık delili ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"es-Sicistânî, 'âyet' kelimesinin 'alamet' ve 'delil' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın birliğini, kudretini ve hükümranlığını gösteren açık ve anlaşılır işaretleri ifade eder. Bu işaretler, hem tabiatta gözlemlenen olaylar hem de ilahi kitaplarda bildirilen hakikatlerdir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'âyet' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, hem evrensel delilleri hem de vahyedilen metinleri kapsadığını belirtir. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın varlığını ve gücünü gösteren tüm delilleri ve O'nun gönderdiği mesajları ifade eder. Bu ayetleri inkâr etmek, hakikati reddetmek anlamına gelir."}]},{"word":"ٱلْخَـٰسِرُونَ","root":"خ-س-ر","rootLatin":"h-s-r","meaning":"Dünya ve ahirette zarara uğrayanlar, kaybedenler anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'husrân' kelimesini 'sermayeyi kaybetmek' veya 'zarara uğramak' olarak açıklar. Ayetteki 'hâsirûn' ifadesi, Allah'ın ayetlerini inkâr edenlerin, dünya hayatında doğru yolu kaybettikleri gibi ahirette de ebedi kurtuluşu kaybedeceklerini, yani en büyük zarara uğrayacaklarını belirtir. Bu, sadece maddi bir kayıp değil, manevi ve ebedi bir kayıptır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'husrân'ın 'kâr yerine zarar etmek' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın ayetlerini inkâr edenlerin, kendilerine verilen ömür ve imkanları yanlış yolda harcayarak, dünya ve ahiret saadetini kaybettiklerini, dolayısıyla en büyük zarara uğrayanlar olduklarını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'husrân' kavramını Kur'an'ın temel ahlaki kavramlarından biri olarak ele alır ve onu 'nihai başarısızlık' veya 'ebedi kayıp' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın ayetlerini inkâr etmenin sonucunda kişinin hem bu dünyada hem de ahirette gerçek mutluluğu ve kurtuluşu elde edemeyeceğini, yani en büyük kaybedenler olacağını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","kufur-sirk","tabiat-ayetleri","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Lehu"},{"position":2,"translit":"mekâlîdu"},{"position":3,"translit":"ssemâvâti"},{"position":4,"translit":"vel-ard(i)(k)"},{"position":5,"translit":"velleżîne"},{"position":6,"translit":"keferû"},{"position":7,"translit":"bi-âyâti"},{"position":8,"translit":"(A)llâhi"},{"position":9,"translit":"ulâ-ike"},{"position":10,"translit":"humu"},{"position":11,"translit":"lḣâsirûn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَّهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"İsmi mecrûr yapan harf-i cer","gloss":"için/ait"},{"position":1,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mebnî ve mahallen mecrûr","gloss":"O'na","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":2,"surface":"مَقَالِيدُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"ق-ل-د","rootLatin":"q-l-d","lemma":"مِقْلَاد","form":"Mefâ'îl","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"anahtarları/kilitleri","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda","izafet":"Muzâf"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"göklerin","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":4,"surface":"وَٱلْأَرْضِ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yerin","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf"},{"position":5,"surface":"وَٱلَّذِينَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî ve mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mübteda"},{"position":6,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":7,"surface":"بِـَٔايَـٰتِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"İsmi mecrûr yapan harf-i cer","gloss":"ile/e","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"ا-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetlerini","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":9,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُولَٰئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî ve mahallen merfû","gloss":"işte onlar","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Mübteda"},{"position":10,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fasıl zamiri olduğu için mebnî ve mahallen merfû","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)"},{"position":11,"surface":"ٱلْخَـٰسِرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-س-ر","rootLatin":"ḫ-s-r","lemma":"خَاسِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"hüsrana uğrayanlardır","irabMarker":"vâv ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk · *39/63*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk · *39/63*
