# Zümer Sûresi, 72. Âyet (39:72)

> قِيلَ ٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۖ فَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

*Kîle-dḣulû ebvâbe cehenneme ḣâlidîne fîhâ(s) febi/se meśvâ-lmutekebbirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/39/72

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zümer Suresi 72. ayet, cehennemin kapılarından girme emrini ve kibirlilerin kötü akıbetini vurgulamaktadır. Ayet, 'duhûl' (girme), 'ebvâb' (kapılar), 'cehennem' (cehennem), 'hâlidîn' (ebedi kalma), 'meşvâ' (durağı) ve 'mütekebbirîn' (kibirliler) gibi temel kavramlar üzerinden ahiret azabının şiddetini ve kibirin kötü sonucunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"ٱدْخُلُوٓا۟","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Bir yere girmek, içeriye dahil olmak anlamındadır ve burada cehenneme girmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Duhûl (دخول), bir şeyin içine girmek, dahil olmak demektir. Ayetteki 'udhulû' (girin) emri, cehennemin kapılarından içeriye nüfuz etmeyi, oraya yerleşmeyi ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir giriş değil, aynı zamanda o mekanın hükmü altına girmeyi de içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'udhulû' ifadesini mecazi bir anlamda değil, doğrudan bir emir olarak ele alır. Cehennemin kapılarından girmek, azabın başlangıcı ve kaçınılmazlığıdır. Bu, Allah'ın emrinin kesinliğini ve muhatapların bu emre uymak zorunda kalacaklarını gösterir."}]},{"word":"أَبْوَٰبَ","root":"ب و ب","rootLatin":"b-v-b","meaning":"Kapılar anlamına gelir ve burada cehennemin farklı girişlerini veya derecelerini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ebvâb (أبواب), 'bâb' kelimesinin çoğuludur ve kapılar demektir. Cehennemin kapılarının zikredilmesi, onun farklı kısımları veya her bir günahkar grubun gireceği ayrı girişleri olduğuna işaret eder. Bu, azabın çeşitliliğini ve her bir kapının belirli bir günahkar zümreye tahsis edildiğini düşündürür."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Bâb (باب), bir yere giriş veya çıkış yeridir. Kur'an'da 'ebvâb' kelimesi, hem somut kapılar hem de mecazi olarak bir şeye ulaşma yolları için kullanılır. Ayetteki 'ebvâb' ifadesi, cehennemin çok katmanlı yapısını ve her bir kapının belirli bir azap türüne açıldığını ima eder."}]},{"word":"جَهَنَّمَ","root":"ج ه ن م","rootLatin":"c-h-n-m","meaning":"İslam inancında kafirlerin ve günahkarların ahirette cezalandırılacağı yerin adıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cehennem (جهنم), ahirette azap yeri olan ateşin özel ismidir. Bu kelimenin kökeni hakkında farklı görüşler olmakla birlikte, Kur'an'da genellikle derinlik, karanlık ve şiddetli azap ile ilişkilendirilir. Ayetteki kullanımı, bu azap yerinin kesinliğini ve oraya girmenin kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Cehennem' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini ve ahiret inancının temel bir parçası olduğunu belirtir. Cehennem, sadece bir ceza yeri değil, aynı zamanda Allah'ın adaletinin tecelligahıdır. Ayetteki bağlamda, kibirlilerin hak ettiği nihai sonu temsil eder."}]},{"word":"خَـٰلِدِينَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Ebediyen kalıcı olmak, sonsuzluğa dek ikamet etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hulûd (خلود), bir şeyin uzun süre kalması veya ebediyen devam etmesi demektir. 'Hâlidîn' (kalıcılar) ifadesi, cehennemdeki azabın kesintisiz ve sonsuz olduğunu vurgular. Bu, azabın geçici değil, sürekli bir durum olduğunu belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hulûd, bir yerde uzun süre ikamet etmek ve oradan ayrılmamak anlamına gelir. Ayetteki 'hâlidîne fîhâ' (orada temelli kalacaklar) ifadesi, cehennem ehlinin azaptan kurtuluş umudunun olmadığını, azabın sürekli ve kesintisiz olacağını kesin bir dille ifade eder."}]},{"word":"مَثْوَىٰ","root":"ث و ي","rootLatin":"s-v-y","meaning":"İkametgah, durak, kalınacak yer anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mesvâ (مثوى), 'sevâ' (ثوى) fiilinden türemiş olup, bir kişinin ikamet ettiği, kaldığı yer demektir. Ayette 'bî'se mesvâ' (ne kötü bir durak) ifadesi, cehennemin kibirliler için ne kadar kötü ve istenmeyen bir ikametgah olduğunu vurgular. Bu, oranın bir dinlenme veya huzur yeri değil, aksine bir azap ve ıstırap yeri olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Mesvâ, bir şeyin nihai durağı ve yerleştiği mekandır. Kur'an'da genellikle cennet veya cehennem için kullanılır. Ayetteki 'mesvâ' kelimesi, kibirlilerin son durağının cehennem olduğunu ve bu durağın kötülüğünü ifade ederek, onların akıbetinin vahametini ortaya koyar."}]},{"word":"ٱلْمُتَكَبِّرِينَ","root":"ك ب ر","rootLatin":"k-b-r","meaning":"Kibirli, büyüklük taslayan, kendini üstün gören kimselerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tekebbür (تكبر), kişinin kendisini büyük görmesi, başkalarına karşı üstünlük taslamasıdır. 'Mütekebbirîn' (kibirliler), bu sıfatı taşıyan kimselerdir. Ayetteki kullanımı, cehennemin özellikle kibirliler için hazırlandığını ve kibirin Allah katında ne kadar büyük bir günah olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kibir' (tekebbür) kavramını Kur'an'da Allah'a karşı gelmenin ve O'nun büyüklüğünü inkar etmenin bir tezahürü olarak inceler. Mütekebbirler, Allah'ın ayetlerini ve emirlerini küçümseyen, kendilerini üstün gören kişilerdir. Bu ayet, kibirin ahiretteki en kötü sonuçlarından birine yol açtığını açıkça belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Tekebbür, kişinin hakkı kabul etmemesi ve insanları hor görmesidir. Mütekebbir, bu kötü ahlakı benimseyen kişidir. Ayetteki 'mütekebbirîn' ifadesi, bu kötü sıfatın sahiplerinin cehennemle cezalandırılacağını ve bu cezanın onların kibirlerine karşılık olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","kibir-hased","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قِيلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"denildi"},{"position":2,"surface":"ٱدْخُلُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"دَخَلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"girin"},{"position":3,"surface":"أَبْوَٰبَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-و-ب","rootLatin":"b-w-b","lemma":"بَاب","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kapıları"},{"position":4,"surface":"جَهَنَّمَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ه-ن-م","rootLatin":"j-h-n-m","lemma":"جَهَنَّم","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile mecrûr)","gloss":"cehennemin"},{"position":5,"surface":"خَـٰلِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"ḫ-l-d","lemma":"خَالِد","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"ebedi kalıcılar olarak"},{"position":6,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":6,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":7,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":7,"surface":"بِئْسَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ء-س","rootLatin":"b-ʾ-s","lemma":"بِئْسَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ne kötüdür"},{"position":8,"surface":"مَثْوَى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ث-و-ي","rootLatin":"ṯ-w-y","lemma":"مَثْوَى","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"durağı"},{"position":9,"surface":"ٱلْمُتَكَبِّرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"مُتَكَبِّر","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"büyüklük taslayanların"}]
