# Nisâ Sûresi, 10. Âyet (4:10)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَٰلَ ٱلْيَتَـٰمَىٰ ظُلْمًا إِنَّمَا يَأْكُلُونَ فِى بُطُونِهِمْ نَارًا ۖ وَسَيَصْلَوْنَ سَعِيرًا

*İnne-lleżîne ye/kulûne emvâle-lyetâmâ zulmen innemâ ye/kulûne fî butûnihim nârâ(an)(c) veseyaslevne se'îrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/10

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ Suresi'nin 10. ayeti, yetim malı yemenin şiddetli sonuçlarını vurgulayarak, bu eylemin hem dünyevi hem de uhrevi cezalarını dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'yemek' fiilini mecazi bir anlamda kullanarak, haksız kazancın içselleştirilmiş bir azaba dönüşeceğini ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"يَأْكُلُونَ","root":"أكل","rootLatin":"e-k-l","meaning":"Bu fiil, yetimlerin mallarını haksız yere tüketmek, gasp etmek ve zimmetine geçirmek anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أكل' (ekl) kelimesinin asıl anlamının bir şeyi ağız yoluyla alıp sindirmek olduğunu belirtir. Ancak Kur'an'da mecazi olarak malı tüketmek, harcamak ve sahip olmak anlamlarında da kullanıldığını ifade eder. Bu ayette ise, yetim malını haksız yere tüketmenin, sanki onu yiyip bitirircesine zimmetine geçirme eylemini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'يأكلون' fiilinin burada mecazi bir kullanıma sahip olduğunu, gerçek anlamda yemekten ziyade, yetimlerin mallarını haksız yere ele geçirmek ve kullanmak anlamına geldiğini açıklar. Bu, malın tüketilmesi ve yok edilmesi eylemini mecazi bir dille ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'yemek' fiilinin sadece fiziksel gıda tüketimini değil, aynı zamanda bir şeyi elde etme, kullanma ve ondan faydalanma anlamlarını da taşıdığını belirtir. Bu ayette, yetim malını 'yemek', o malı haksız bir şekilde kendi mülküne katma ve ondan yararlanma eylemini sembolize eder, bu da ahlaki bir ihlali işaret eder."}]},{"word":"أَمْوَٰلَ","root":"مول","rootLatin":"m-v-l","meaning":"Bu kelime, yetimlere ait olan ve onların geçimini sağlayan her türlü mal varlığını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'مال' (mâl) kelimesinin, kişinin sahip olduğu, tasarruf ettiği ve faydalandığı her şeyi kapsadığını belirtir. Bu ayette 'emvâl' kelimesi, yetimlerin haklarına tecavüz edilen, onların geçimini sağlayan ve korunması gereken varlıklarını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'مال' kelimesinin kökeninde bir şeye meyletme, ona yönelme anlamı olduğunu ve bu nedenle insanların rağbet ettiği, sahip olmak istediği her şeye 'mal' denildiğini açıklar. Ayetteki 'emvâl' ise, yetimlerin meşru hakları olan ve başkaları tarafından haksız yere arzu edilen ve gasp edilen varlıkları vurgular."}]},{"word":"ٱلْيَتَـٰمَىٰ","root":"يتم","rootLatin":"y-t-m","meaning":"Babası vefat etmiş, ergenlik çağına ulaşmamış ve kendi geçimini sağlayamayacak durumda olan çocukları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'يتيم' (yetîm) kelimesinin, babası ölmüş ve ergenlik çağına ulaşmamış çocuk için kullanıldığını belirtir. Bu ayette, 'el-yetâmâ' kelimesi, toplumun en savunmasız kesimini temsil eder ve onların mallarına el uzatmanın ne denli büyük bir günah olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'يتيم' kelimesinin kök anlamının 'tek kalmak, yalnız olmak' olduğunu ve bu nedenle babasını kaybeden çocuğa 'yetim' denildiğini ifade eder. Ayetteki 'el-yetâmâ', korumasız ve zayıf durumda olan bu çocukların haklarının çiğnenmesinin vahametini ortaya koyar."}]},{"word":"ظُلْمًا","root":"ظلم","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık, adaletsizlik ve haddi aşma anlamında olup, yetim malının meşru olmayan yollarla alınmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ظلم' (zulm) kelimesinin, bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak ve hakkı çiğnemek anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette 'zulmen' kelimesi, yetimlerin mallarını haksız yere yemenin, onların meşru haklarına tecavüz etmek ve adaletsiz davranmak olduğunu açıkça ifade eder."},{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'zulm' kelimesinin, bir şeyi olması gereken yerin dışına çıkarmak veya bir hakkı sahibinden alıkoymak olduğunu açıklar. Ayetteki 'zulmen' ifadesi, yetimlerin mallarının, onların rızası ve meşru bir sebep olmaksızın gasp edilmesini, yani tam bir haksızlığı vurgular."}]},{"word":"نَارًا","root":"نور","rootLatin":"n-v-r","meaning":"Cehennem ateşi veya şiddetli bir azap anlamında olup, yetim malı yemenin ahiretteki karşılığını mecazi olarak ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'نار' (nâr) kelimesinin burada mecazi bir anlam taşıdığını, gerçek bir ateşten ziyade, yetim malı yiyenlerin karınlarında hissedecekleri şiddetli azabı ve cehennemdeki akıbetlerini sembolize ettiğini belirtir. Bu, yapılan günahın içselleştirilmiş bir cezaya dönüşmesini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'نار' kelimesinin Kur'an'da hem dünyevi hem de uhrevi azap için kullanıldığını ifade eder. Bu ayette ise, yetim malı yiyenlerin karınlarına doldurdukları şeyin, ahirette onları yakacak olan cehennem ateşi olduğunu mecazi bir dille anlatır, bu da eylemin vahametini artırır."}]},{"word":"سَعِيرًا","root":"سعر","rootLatin":"s-a-r","meaning":"Şiddetli bir şekilde alevlenen, yakan ve kavuran cehennem ateşi anlamında olup, yetim malı yiyenlerin nihai cezasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'سعر' (sa'r) kelimesinin, bir şeyin şiddetli bir şekilde alevlenmesi ve yanması anlamına geldiğini belirtir. 'Sa'îr' ise, cehennemin şiddetli ve yakıcı bir tabakasıdır. Ayetteki 'sa'îrâ' kelimesi, yetim malı yiyenlerin karşılaşacağı azabın dehşetini ve yakıcılığını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sa'îr' kelimesinin, alevleri yükselen ve şiddetle yanan ateş anlamına geldiğini açıklar. Bu ayette, yetim malı yiyenlerin atılacağı yerin, sıradan bir ateş değil, en şiddetli ve kavurucu cehennem ateşi olduğunu ifade ederek, cezanın büyüklüğünü ortaya koyar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["yetim-zayif","cehennem","ahiret-mukafat","adalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"يَأْكُلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ك-ل","rootLatin":"a-k-l","lemma":"أَكَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"yerler"},{"position":4,"surface":"أَمْوَٰلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-و-ل","rootLatin":"m-w-l","lemma":"مَال","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"mallarını"},{"position":5,"surface":"ٱلْيَتَـٰمَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-ت-م","rootLatin":"y-t-m","lemma":"يَتِيم","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"yetimlerin"},{"position":6,"surface":"ظُلْمًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظُلْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"haksız yere"},{"position":7,"surface":"إِنَّمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّمَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ancak"},{"position":8,"surface":"يَأْكُلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ك-ل","rootLatin":"a-k-l","lemma":"أَكَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"yerler"},{"position":9,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":10,"surface":"بُطُونِهِمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ط-ن","rootLatin":"b-t-n","lemma":"بَطْن","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"karınları"},{"position":10,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":11,"surface":"نَارًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ateş"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"سَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yakında"},{"position":12,"surface":"يَصْلَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-ل-ي","rootLatin":"s-l-y","lemma":"صَلِيَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"atılacaklardır"},{"position":13,"surface":"سَعِيرًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ع-ر","rootLatin":"s-'-r","lemma":"سَعِير","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"çılgın aleve"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/10*
