# Nisâ Sûresi, 117. Âyet (4:117)

> إِن يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ إِنَـٰثًا وَإِن يَدْعُونَ إِلَّا شَيْطَـٰنًا مَّرِيدًا

*İn yed'ûne min dûnihi illâ inâśen ve-in yed'ûne illâ şeytânen merîdâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/117

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ 117. ayet, müşriklerin Allah'tan başka taptıkları varlıkları ve bu tapınmanın temelinde yatan sapkınlığı dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, 'inâs' (dişiler/tanrıçalar) ve 'şeytân merîd' (azgın şeytan) kavramları üzerinden şirk inancının mahiyetini ve şeytanın insanları saptırmadaki rolünü vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يَدْعُونَ","root":"د ع و","rootLatin":"d-'-v","meaning":"Bu bağlamda 'tapmak', 'ibadet etmek' veya 'yardım dilemek' anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'دعوة' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi kendine doğru çekmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'يدعون' ifadesi, müşriklerin Allah'ı bırakıp başka varlıklara yönelerek onlardan yardım dilemeleri, onlara ibadet etmeleri ve onları ilah edinmeleri anlamında kullanılmıştır. Bu, Allah'a yönelme ve O'ndan isteme fiilinin başkalarına yöneltilmesidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'دعاء' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, bu ayette ise 'ibadet' ve 'tapınma' manasına geldiğini ifade eder. Müşriklerin 'inâs'a ve 'şeytân'a 'davet etmeleri', onlara kulluk etmeleri ve onları ilahlaştırmaları demektir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dua' kavramının Kur'an'daki geniş anlam yelpazesine dikkat çeker. Bu ayetteki 'yed'ûne' fiili, sadece 'çağırmak' değil, aynı zamanda 'tapınmak', 'yalvarmak' ve 'bir şeye yönelerek ondan medet ummak' anlamlarını içerir. Müşriklerin Allah dışındaki varlıklara yönelimi, onların bu varlıkları ilahlaştırdıklarını gösterir."}]},{"word":"إِنَاثًا","root":"أ ن ث","rootLatin":"e-n-s","meaning":"Bu bağlamda 'dişi varlıklar', 'tanrıçalar' veya 'dişi putlar' anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'inâs' kelimesinin 'dişiler' anlamına geldiğini ve bu ayette müşriklerin taptığı putları, özellikle de dişi isimlerle anılan Lat, Uzza, Menat gibi tanrıçaları ifade ettiğini belirtir. Müşrikler, bu putlara dişi isimler vererek onlara tapıyorlardı."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أنث' kökünün 'dişilik' ifade ettiğini ve 'inâs'ın dişi varlıklar için kullanıldığını açıklar. Ayetteki kullanımı, müşriklerin Allah'ı bırakıp taptıkları, dişi olarak tasavvur ettikleri veya dişi isimler verdikleri putları ve tanrıçaları kasteder. Bu, onların şirk inancının bir tezahürüdür."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'inâs' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'dişiler' anlamında kullanıldığını, ancak bu ayetteki bağlamın, müşriklerin taptığı dişi ilahları veya putları ifade ettiğini vurgular. Bu, onların Allah'a ortak koşma biçimlerinden biridir ve cahiliye Araplarının inanç sistemini yansıtır."}]},{"word":"شَيْطَانًا","root":"ش ط ن","rootLatin":"ş-t-n","meaning":"Bu bağlamda 'Allah'tan uzaklaşmış, azgın ve saptırıcı varlık' olan İblis veya onun soyundan gelen cinleri ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'şeytan' kelimesinin 'şatane' kökünden geldiğini ve 'haktan uzaklaşmak', 'azmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'şeytan', insanları Allah'tan uzaklaştıran, saptıran ve onlara kötü şeyler fısıldayan varlığı ifade eder. Müşrikler, aslında şeytanın vesveselerine uyarak putlara tapmaktadırlar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şeytan' kelimesinin 'şatane' (uzaklaştı) veya 'şâta' (yandı, helak oldu) köklerinden türediğini ve 'haktan uzaklaşan, azgın' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'şeytan', insanları Allah'a ibadetten alıkoyan, onları şirk ve sapkınlığa sürükleyen, görünür veya görünmez her türlü azgın varlığı kapsar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'şeytan' kavramının Kur'an'da 'Allah'a isyan eden, insanları doğru yoldan saptıran ve kötülüğe teşvik eden kozmik bir güç' olarak ele alındığını belirtir. Bu ayette, müşriklerin 'inâs'a tapmaları, aslında şeytanın onları saptırmasının bir sonucudur; dolayısıyla onlar dolaylı olarak şeytana tapmaktadırlar."}]},{"word":"مَّرِيدًا","root":"م ر د","rootLatin":"m-r-d","meaning":"Bu bağlamda 'azgın, isyankar, itaatsiz ve haddi aşan' anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'merîd' kelimesinin 'merede' fiilinden türediğini ve 'itaatsizlikte ileri gitmek, azmak, haddi aşmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Şeytan-ı merîd' ifadesi, şeytanın azgınlığının ve isyankarlığının en üst düzeyde olduğunu, onun Allah'a karşı gelmekte ve insanları saptırmakta ısrarcı olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'merîd' kelimesinin 'çıplak, soyulmuş' anlamından hareketle, 'şerden soyunmuş, şerre batmış' veya 'iyilikten soyunmuş, iyilikten arınmış' anlamlarına geldiğini ifade eder. Bu ayetteki 'merîd', şeytanın her türlü hayırdan uzaklaşmış, azgınlıkta ve sapkınlıkta zirveye ulaşmış halini tasvir eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'merîd' kelimesinin 'isyan ve azgınlıkta ileri giden, haddi aşan' kişi veya varlık için kullanıldığını belirtir. 'Şeytan-ı merîd' tabiri, şeytanın sadece saptırıcı değil, aynı zamanda bu saptırma eyleminde son derece inatçı ve azgın olduğunu, Allah'ın emirlerine karşı gelmekte ısrarcı olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","seytan-vesvese","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"يَدْعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"Fa'ale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"çağırıyorlar/tapıyorlar"},{"position":3,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den/-dan"},{"position":4,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"altında/dışında"},{"position":4,"surface":"هِۦٓ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"O'nun"},{"position":5,"surface":"إِلَّآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak/sadece"},{"position":6,"surface":"إِنَـٰثًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ن-ث","rootLatin":"a-n-th","lemma":"إِنَاث","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"dişiler/tanrıçalar"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"يَدْعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"Fa'ale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"çağırıyorlar/tapıyorlar"},{"position":9,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak/sadece"},{"position":10,"surface":"شَيْطَـٰنًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ط-ن","rootLatin":"sh-t-n","lemma":"شَيْطَان","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"şeytan"},{"position":11,"surface":"مَّرِيدًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"م-ر-د","rootLatin":"m-r-d","lemma":"مَارِد","form":"Fa'îl","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"asi/azgın"}]
