# Nisâ Sûresi, 13. Âyet (4:13)

> تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ ۚ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۚ وَذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

*Tilke hudûdu(A)llâh(i)(c) vemen yuti'i(A)llâhe verasûlehu yudḣilhu cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ(c) veżâlike-lfevzu-l'azîm(u)*

**Meal (Diyanet):** İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/13

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ 13. ayet, Allah'ın koyduğu sınırları (hudûd) ve bu sınırlara itaat etmenin (yutı') sonucunu (cennet, fevz) ele almaktadır. Ayet, ilahi emir ve yasaklara uymanın uhrevi mükafatını vurgulayarak, bu kavramlar üzerinden bir ahlaki ve hukuki çerçeve çizmektedir.","keyConcepts":[{"word":"حُدُودُ","root":"ح د د","rootLatin":"h-d-d","meaning":"Allah tarafından belirlenmiş sınırlar, yasalar ve hükümlerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hadd (حدّ) kelimesi, bir şeyi diğerinden ayıran engel anlamına gelir. Hudûdullah (حدود الله) ise, Allah'ın kullarına emrettiği ve yasakladığı şeylerdir. Bu ayetteki 'tilke hudûdullah' ifadesi, miras hükümleri gibi Allah'ın koyduğu şer'i sınırları ve hükümleri ifade eder ki, bu sınırlara riayet edilmesi gerekir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hudûd, Allah'ın koyduğu farzlar ve yasaklardır. Ayette geçen 'tilke hudûdullah' ifadesi, daha önceki ayetlerde bahsedilen miras taksimi gibi hükümlerin, Allah tarafından belirlenmiş kesin sınırlar olduğunu ve bu sınırlara uyulması gerektiğini mecazi bir anlatımla vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hadd kavramı, Kur'an'da genellikle 'Allah'ın sınırları' (hudûdullah) şeklinde kullanılarak, ilahi emir ve yasakların belirlediği çerçeveyi ifade eder. Bu sınırlar, müminlerin uyması gereken ahlaki ve hukuki kuralları temsil eder ve bu ayette de miras gibi konularda Allah'ın belirlediği kesin hükümleri işaret eder."}]},{"word":"يُطِعِ","root":"ط و ع","rootLatin":"t-v-'-","meaning":"Allah'ın ve Peygamberinin emirlerine uymak, itaat etmek demektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tâ'at (طاعة), iradeye uygun olarak bir işi yapmaktır. İtaat, emredilen şeye boyun eğmek ve onu yerine getirmektir. Ayetteki 'men yutı'illah' ifadesi, Allah'ın ve Resulü'nün koyduğu hükümlere, özellikle de miras gibi konulardaki sınırlara gönüllü olarak uyulmasını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Tâ'at, bir emre veya yasağa uygun davranmaktır. 'Yutı'' fiili, Allah'ın ve Resulü'nün emirlerine kayıtsız şartsız teslimiyeti ve bu emirleri yerine getirmeyi ifade eder. Bu ayette, Allah'ın belirlediği hudûda riayet etmenin bir gereği olarak itaat vurgulanır."}]},{"word":"جَنَّـٰتٍ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"İtaat edenlere vaat edilen, ağaçlarla örtülü, bahçelerle dolu ebedi ikamet yerleridir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), ağaçları ve bitkileriyle yeri örten, gizleyen bahçedir. Kur'an'da ise, ahirette müminlere vaat edilen, içinde çeşitli nimetlerin bulunduğu ebedi ikametgahı ifade eder. Bu ayette, Allah'a itaat edenlere verilecek olan mükafat olarak zikredilir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet, ağaçlarla kaplı, gözden gizlenmiş bahçelerdir. Ayetteki 'yudhilhu cennâtin' ifadesi, Allah'ın emirlerine uyanların ahirette girecekleri, içinden ırmaklar akan, ebedi mutluluk yurdu olan mekanları anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cennet, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve genellikle 'bahçe' anlamından türeyerek, ahiretteki ödül ve mutluluk yurdunu ifade eder. Bu ayette, Allah'a ve Resulü'ne itaat edenlerin ulaşacağı nihai refah ve huzur mekanı olarak sunulur."}]},{"word":"خَـٰلِدِينَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Cennette sürekli ve ebedi olarak kalacaklardır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hulûd (خلود), bir şeyin bozulmadan ve değişmeden uzun süre kalmasıdır. Ahiret bağlamında ise, ebediyet ve sonsuzluk anlamına gelir. Ayetteki 'hâlidîne fîhâ' ifadesi, cennete girenlerin oradan asla çıkarılmayacağını, nimetlerinin kesilmeyeceğini ve sonsuza dek orada kalacaklarını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hulûd, bir şeyin uzun süre kalması ve yok olmamasıdır. Cennet ehli için kullanıldığında, onların cennetteki ikametlerinin kesintisiz ve sonsuz olacağını ifade eder. Bu ayette, Allah'a itaat edenlerin cennetteki mükafatının kalıcı ve ebedi olduğu belirtilir."}]},{"word":"ٱلْفَوْزُ","root":"ف و ز","rootLatin":"f-v-z","meaning":"İstenilen şeye ulaşmak, kurtuluş ve başarı demektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fevz (فوز), istenilen şeye ulaşmak ve korkulan şeyden kurtulmaktır. Kur'an'da genellikle 'el-fevzü'l-azîm' (büyük kurtuluş) veya 'el-fevzü'l-kebîr' (büyük başarı) şeklinde kullanılarak, ahirette cennete girip cehennemden kurtulmayı ifade eder. Bu ayette, Allah'a itaat etmenin ve cennete girmenin en büyük başarı ve kurtuluş olduğu belirtilir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Fevz, kurtuluş ve murada ermektir. Ayetteki 'zâlike'l-fevzü'l-azîm' ifadesi, Allah'ın hudûduna riayet edip O'na ve Resulü'ne itaat etmenin sonucunda elde edilecek olan cennetin, dünyevi tüm başarıların ötesinde, en yüce ve en büyük kurtuluş olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Fevz kelimesi, Kur'an'da genellikle olumlu bir sonuca ulaşmayı, başarıyı ve özellikle de ahiretteki kurtuluşu ifade eder. Bu ayette, Allah'ın emirlerine uymanın ve cennete nail olmanın, müminler için en büyük ve nihai başarı olduğu anlamını taşır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat","takva","hukuk-ceza"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"تِلْكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"تِلْكَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnîdir, mübteda konumundadır.","gloss":"işte şunlar"},{"position":2,"surface":"حُدُودُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-د-د","rootLatin":"h-d-d","lemma":"حَدّ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olan 'تِلْكَ' kelimesinin haberi olduğu için merfûdur.","gloss":"sınırları/yasaları"},{"position":3,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur.","gloss":"Allah'ın"},{"position":4,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i şart olduğu için mebnîdir, mübteda konumundadır.","gloss":"kim"},{"position":5,"surface":"يُطِعِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-و-ع","rootLatin":"ṭ-w-ʿ","lemma":"أَطَاعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı 'مَن'in fiil-i şartı olduğu için meczûmdur.","gloss":"itaat ederse"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"'يُطِعِ' fiilinin mef'ûlün bihi olduğu için mansûbdur.","gloss":"Allah'a"},{"position":7,"surface":"وَرَسُولَهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"رَسُولَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf harfi 'وَ' ile 'ٱللَّهَ' kelimesine atfedildiği için mansûbdur.","gloss":"elçisine"},{"position":7,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûrdur.","gloss":"O'nun"},{"position":8,"surface":"يُدْخِلْهُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"أَدْخَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı 'مَن'in cevab-ı şartı olduğu için meczûmdur.","gloss":"onu sokar"},{"position":8,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûbdur.","gloss":"onu"},{"position":9,"surface":"جَنَّـٰتٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"'يُدْخِلْهُ' fiilinin mef'ûlün bihi olduğu için mansûbdur. Cemi müennes salim olduğu için kesra ile mansûb olmuştur.","gloss":"cennetlere"},{"position":10,"surface":"تَجْرِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ر-ي","rootLatin":"j-r-y","lemma":"جَرَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfûdur. 'جَنَّـٰتٍ' kelimesinin sıfatı olan cümle-i fiiliyenin fiilidir.","gloss":"akar"},{"position":11,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"-den"},{"position":12,"surface":"تَحْتِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ت-ح-ت","rootLatin":"t-ḥ-t","lemma":"تَحْت","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cer 'مِن'den sonra geldiği için mecrûrdur.","gloss":"altından"},{"position":12,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûrdur.","gloss":"onun"},{"position":13,"surface":"ٱلْأَنْهَـٰرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ه-ر","rootLatin":"n-h-r","lemma":"نَهْر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"'تَجْرِى' fiilinin fâili olduğu için merfûdur.","gloss":"ırmaklar"},{"position":14,"surface":"خَـٰلِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"ḫ-l-d","lemma":"خَالِد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûbdur. Cemi müzekker salim olduğu için 'ي' ile mansûb olmuştur.","gloss":"ebedi kalıcılar olarak"},{"position":15,"surface":"فِيهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"içinde"},{"position":15,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûrdur.","gloss":"onun"},{"position":16,"surface":"وَذَٰلِكَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ve"},{"position":16,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnîdir, mübteda konumundadır.","gloss":"işte bu"},{"position":17,"surface":"ٱلْفَوْزُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-و-ز","rootLatin":"f-w-z","lemma":"فَوْز","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olan 'ذَٰلِكَ' kelimesinin haberi olduğu için merfûdur.","gloss":"kurtuluş"},{"position":18,"surface":"ٱلْعَظِيمُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ظ-م","rootLatin":"ʿ-ẓ-m","lemma":"عَظِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki isim 'ٱلْفَوْزُ' kelimesinin sıfatı olduğu için merfûdur.","gloss":"büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/13*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/13*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/13*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/13*
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/13*
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/13*
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/13*
