# Nisâ Sûresi, 130. Âyet (4:130)

> وَإِن يَتَفَرَّقَا يُغْنِ ٱللَّهُ كُلًّا مِّن سَعَتِهِۦ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ وَٰسِعًا حَكِيمًا

*Ve-in yeteferrakâ yuġni(A)llâhu kullen min se'atih(i)(c) vekâna(A)llâhu vâsi'en hakîmâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah, lütfu geniş olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/130

---

## Tefsir

{"topics":["bosanma","rizik","esma-i-husna","dunya-ahiret-dengesi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"eğer"},{"position":2,"surface":"يَتَفَرَّقَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ر-ق","rootLatin":"f-r-q","lemma":"تَفَرَّقَ","form":"Tefâ'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı (إِن) ile meczûm","gloss":"ayrılırlarsa"},{"position":3,"surface":"يُغْنِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"غ-ن-ي","rootLatin":"gh-n-y","lemma":"أَغْنَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şartın cevabı olduğu için meczûm","gloss":"yoksulluktan kurtarır"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":5,"surface":"كُلًّا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"her birini"},{"position":6,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":7,"surface":"سَعَتِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-س-ع","rootLatin":"w-s-ʿ","lemma":"سَعَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden (مِن) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"genişliği"},{"position":7,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldu"},{"position":9,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Kâne'nin ismi olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":10,"surface":"وَٰسِعًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-س-ع","rootLatin":"w-s-ʿ","lemma":"وَاسِع","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"genişleten, kuşatan"},{"position":11,"surface":"حَكِيمًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ح-ك-م","rootLatin":"h-k-m","lemma":"حَكِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin ikinci haberi olduğu için mansûb","gloss":"hikmet sahibi, hakim"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ 130. ayet, evlilik birliğinin sona ermesi durumunda Allah'ın taraflara lütuf ve geniş rızık vereceğini, O'nun vasî ve hakîm isimleriyle tecelli edeceğini vurgular. Ayet, ayrılık durumunda dahi ilahi rahmetin ve hikmetin devrede olduğunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"يَتَفَرَّقَا","root":"ف-ر-ق","rootLatin":"f-r-q","meaning":"Eşlerin birbirinden ayrılması, boşanması durumunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fark' kelimesinin bir şeyi diğerinden ayırmak, iki şey arasındaki ayrımı belirtmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yetefarraka' fiili, tefâ'ul babından gelerek karşılıklı ayrılmayı, yani eşlerin boşanmasını ifade eder. Bu, birleşmenin zıddı olan ayrılık halidir ve ayetteki bağlamda evlilik birliğinin sona ermesi anlamındadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'fark' kökünün ayrılık ve parçalanma anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yetefarraka' ifadesi, eşlerin kendi iradeleriyle veya yargı kararıyla birbirlerinden ayrılmaları, yani evlilik akdinin feshedilmesi durumunu mecazi olarak değil, doğrudan bir ayrılık eylemi olarak açıklar."}]},{"word":"يُغْنِ","root":"غ-ن-ي","rootLatin":"ğ-n-y","meaning":"Allah'ın bir kimseyi başkasına muhtaç olmaktan kurtarması, ona yeterli rızık ve imkan sağlamasıdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ğina' kelimesinin zenginlik ve ihtiyaçsızlık anlamına geldiğini belirtir. 'Yuğni' fiili ise, Allah'ın ayrılan eşlerden her birini kendi lütfundan zengin kılarak, başkalarına muhtaç olmaktan kurtaracağını ifade eder. Bu, maddi ve manevi olarak yeterlilik sağlamaktır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğina'nın hem mal hem de nefis zenginliği anlamına geldiğini, yani kişinin kendi kendine yeterli olmasını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'yuğni' fiili, Allah'ın ayrılan eşlere, ayrılık sonrası yaşayacakları muhtemel zorluklara karşı kendi geniş lütfuyla yeterlilik ve bağımsızlık vereceğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ğaniyy' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak zenginliğini ve kimseye muhtaç olmamasını ifade ettiğini belirtir. 'Yuğni' fiili ise, bu ilahi zenginliğin tecellisi olarak, Allah'ın kullarına ihtiyaçlarını giderici lütuflar bahşetmesini, onları yoksulluktan kurtarmasını ifade eder. Ayette, ayrılan eşlere bu ilahi lütfun vaat edildiği görülür."}]},{"word":"سَعَتِهِۦ","root":"و-س-ع","rootLatin":"w-s-'-","meaning":"Allah'ın lütfunun, rahmetinin ve rızkının genişliği, sınırsızlığıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vüs' kelimesinin genişlik, bolluk ve kapasite anlamına geldiğini belirtir. 'Sa'atihî' ifadesi, Allah'ın lütfunun, ihsanının ve rızık verme gücünün sınırsız olduğunu, hiçbir şeyin O'nun genişliğinden dışarıda kalamayacağını ifade eder. Ayrılan eşlere verilecek rızkın kaynağının bu ilahi genişlik olduğu vurgulanır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'vüs' kökünün genişlik, bolluk ve kapsayıcılık anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'min sa'atihî' ifadesi, Allah'ın her şeyi kuşatan, sınırsız lütuf ve imkanlarından her bir eşe düşen payı ifade eder. Bu, Allah'ın kudretinin ve cömertliğinin bir göstergesidir."}]},{"word":"وَاسِعًا","root":"و-س-ع","rootLatin":"w-s-'-","meaning":"Allah'ın sıfatlarından olup, ilmi, kudreti, rahmeti ve rızkı her şeyi kuşatan, sınırsız olandır.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'el-Vâsi'' isminin, ilmi ve kudreti her şeyi kuşatan, rahmeti ve rızkı geniş olan Allah anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kâne'llâhu vâsi'an' ifadesi, Allah'ın bu genişlik sıfatının ayrılık durumunda dahi tecelli edeceğini, O'nun lütfunun ve imkanlarının sınırsız olduğunu pekiştirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'Vâsi'' isminin Allah'ın sıfatlarından biri olarak, O'nun ilminin, kudretinin, rahmetinin ve rızkının genişliğini, sınırsızlığını ifade ettiğini belirtir. Ayette bu ismin zikredilmesi, ayrılan eşlere verilecek rızkın ve bağımsızlığın Allah'ın bu geniş sıfatından kaynaklandığını, dolayısıyla endişe edilmemesi gerektiğini vurgular."}]},{"word":"حَكِيمًا","root":"ح-ك-م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Allah'ın sıfatlarından olup, her şeyi yerli yerinde yapan, hikmet sahibi, hüküm ve karar veren olandır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hakîm' kelimesinin hem hüküm veren hem de hikmet sahibi olan anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'hakîmâ' ifadesi, Allah'ın ayrılık durumunda dahi her şeyi en uygun ve hikmetli şekilde yöneteceğini, verdiği kararların ve takdirlerinin derin bir hikmete dayandığını gösterir. Bu, ayrılığın dahi ilahi bir hikmetin parçası olabileceğine işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hakîm' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak hikmetini, her şeyi en doğru ve yerli yerinde yapmasını ifade ettiğini belirtir. Ayette 'Vâsi'' ismiyle birlikte zikredilmesi, Allah'ın geniş lütfunun ve rızkının rastgele değil, tam bir hikmetle verildiğini, ayrılık durumunda dahi ilahi adaletin ve hikmetin işlediğini vurgular."}]}]}
