# Nisâ Sûresi, 143. Âyet (4:143)

> مُّذَبْذَبِينَ بَيْنَ ذَٰلِكَ لَآ إِلَىٰ هَـٰٓؤُلَآءِ وَلَآ إِلَىٰ هَـٰٓؤُلَآءِ ۚ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ سَبِيلًا

*Mużebżebîne beyne żâlike lâ ilâ hâulâ-i velâ ilâ hâulâ-/(i)(c) vemen yudlili(A)llâhu felen tecide lehu sebîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kafirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/143

---

## Tefsir

{"topics":["munafiklar","hidayet-dalalet","iman","namaz"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مُّذَبْذَبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ذ-ب-ذ-ب","rootLatin":"dh-b-dh-b","lemma":"مُذَبْذَب","form":"Tef'ale","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"bocalayanlar, tereddüt edenler"},{"position":2,"surface":"بَيْنَ","pos":"zarf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْنَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arasında"},{"position":3,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"şu, o"},{"position":4,"surface":"لَآ","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil, yok"},{"position":5,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a"},{"position":6,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bunlar"},{"position":7,"surface":"وَلَآ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi + Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve ... değil"},{"position":8,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a"},{"position":9,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bunlar"},{"position":10,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Şart Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"kim ki"},{"position":11,"surface":"يُضْلِلِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"أَضَلَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart fiili olduğu için meczûm","gloss":"saptırırsa"},{"position":12,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":13,"surface":"فَلَن","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi + Nasb Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o zaman asla"},{"position":14,"surface":"تَجِدَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ج-د","rootLatin":"w-j-d","lemma":"وَجَدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı 'len'den sonra geldiği için mansûb","gloss":"bulursun"},{"position":15,"surface":"لَهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer + Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ona"},{"position":16,"surface":"سَبِيلًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir yol"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ Suresi 143. ayet, münafıkların kararsız ve ikiyüzlü hallerini, Allah'ı aldatma girişimlerini ve bu durumun akıbetini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, özellikle 'müzezbizin' kelimesiyle bu kararsızlığı vurgularken, 'yudlil' fiiliyle ilahi saptırmanın sonucunu ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"مُّذَبْذَبِينَ","root":"ذ ب ذ ب","rootLatin":"z-b-z-b","meaning":"İki taraf arasında kararsız kalmış, bocalayan, bir yere bağlanamayan kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zebzebe' kelimesinin aslen bir şeyi sallamak, hareket ettirmek anlamına geldiğini belirtir. 'Müzezbizin' ise, iki taraf arasında gidip gelen, bir karara varamayan, bir yere sabitlenemeyen kişileri ifade eder. Ayetteki kullanımıyla münafıkların ne müminlere ne de kâfirlere tam olarak bağlanamayan, arada kalmış hallerini tasvir eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'müzezbizin' kelimesini 'iki taraf arasında şaşkınlık içinde olanlar' olarak açıklar. Bu, münafıkların iman ile küfür arasında gidip gelen, net bir duruş sergileyemeyen psikolojik durumlarını mecazi bir anlatımla ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'nifak' kavramını incelerken 'müzezbizin' gibi kelimelerin münafıkların içsel çelişkisini ve kimlik bunalımını yansıttığını belirtir. Bu kelime, sadece dışsal bir ikiyüzlülüğü değil, aynı zamanda içsel bir kararsızlığı ve aidiyet eksikliğini de ifade eder."}]},{"word":"يُضْلِلِ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Saptırmak, doğru yoldan çıkarmak, şaşırtmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'dalâl' kelimesinin asıl anlamının 'kaybolmak, yolunu şaşırmak' olduğunu belirtir. 'Yudlil' fiili ise Allah'ın bir kimseyi doğru yoldan saptırması, hidayetten mahrum bırakması anlamına gelir. Ayetteki bağlamda, münafıkların kararsızlıkları ve ikiyüzlülükleri sebebiyle Allah'ın onları hidayetten uzaklaştırmasını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dalâl' kelimesini 'doğru yoldan sapmak' olarak tanımlar. Allah'ın 'idlal'i (saptırması) ise, kişinin kendi iradesiyle sapmayı tercih etmesi sonucunda Allah'ın ona hidayet vermemesi veya sapmasını kolaylaştırması şeklinde anlaşılır. Ayetteki 'men yudlilillah' ifadesi, münafıkların kendi tercihlerinin bir sonucu olarak ilahi bir saptırmanın gerçekleştiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'dalâl' kökünün Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, bu fiilin Allah'a isnat edildiğinde genellikle kişinin kendi kötü tercihleri ve niyetleri sonucunda ilahi bir müdahale ile doğru yoldan uzaklaştırılmasını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'yudlil' fiili, münafıkların ikiyüzlü davranışlarının bir neticesi olarak Allah'ın onlara hidayet yolunu göstermeyeceğini vurgular."}]},{"word":"سَبِيلًا","root":"س ب ل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"Yol, yöntem, çare, kurtuluş yolu.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'sebîl' kelimesinin genel olarak 'yol' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fe len tecide lehu sebîlâ' ifadesi, Allah'ın saptırdığı kimse için artık bir kurtuluş yolu, bir çıkış kapısı veya doğruya ulaşma imkanı kalmadığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sebîl' kelimesinin hem maddi hem de manevi yolları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın saptırdığı münafıklar için artık hidayete giden bir yolun, doğruya ulaşacak bir çarenin veya kurtuluş imkanının bulunmadığını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sebîl' kelimesinin 'maksada ulaştıran yol' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın saptırdığı kimsenin artık doğruya, hakikate veya kurtuluşa ulaştıracak hiçbir yol bulamayacağını, tüm yolların ona kapanacağını ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *4/143*
