# Nisâ Sûresi, 145. Âyet (4:145)

> إِنَّ ٱلْمُنَـٰفِقِينَ فِى ٱلدَّرْكِ ٱلْأَسْفَلِ مِنَ ٱلنَّارِ وَلَن تَجِدَ لَهُمْ نَصِيرًا

*İnne-lmunâfikîne fî-dderki-l-esfeli mine-nnâri velen tecide lehum nasîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/145

---

## Tefsir

{"topics":["munafiklar","cehennem","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz, muhakkak"},{"position":2,"surface":"ٱلْمُنَـٰفِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ف-ق","rootLatin":"n-f-q","lemma":"مُنَافِق","form":"Mufâale","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Münafıklar"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"İçinde, -de"},{"position":4,"surface":"ٱلدَّرْكِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ر-ك","rootLatin":"d-r-k","lemma":"دَرْك","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Tabaka, kat"},{"position":5,"surface":"ٱلْأَسْفَلِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"س-ف-ل","rootLatin":"s-f-l","lemma":"أَسْفَل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"En alt"},{"position":6,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":7,"surface":"ٱلنَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Ateş, cehennem"},{"position":8,"surface":"وَلَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Ve asla"},{"position":9,"surface":"تَجِدَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ج-د","rootLatin":"w-j-d","lemma":"وَجَدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Len edatıyla nasb edildiği için mansûb","gloss":"Bulacaksın"},{"position":10,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"İçin"},{"position":10,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Onlar"},{"position":11,"surface":"نَصِيرًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ن-ص-ر","rootLatin":"n-s-r","lemma":"نَصِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Yardımcı"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ 145. ayet, münafıkların ahiretteki kötü akıbetini, cehennemin en alt tabakasında olacaklarını ve kendilerine hiçbir yardımcının bulunamayacağını vurgulayarak, onların iman ile küfür arasındaki ikircikli hallerinin nihai sonucunu dilbilimsel bir kesinlikle ifade etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمُنَـٰفِقِينَ","root":"ن ف ق","rootLatin":"n-f-q","meaning":"İki yüzlü davranan, dıştan inanmış görünüp içten inkâr eden kimselerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nifak (نفاق) kelimesi, 'nâfika' (نافقاء) denilen, köstebeğin bir deliğe girip diğerinden çıkması gibi, bir taraftan girip diğer taraftan çıkma anlamından gelir. Münafık da İslam'a bir taraftan girip diğer taraftan çıkan, yani dıştan Müslüman görünüp içten küfrü gizleyen kişidir. Ayetteki 'el-Münâfikîn' ifadesi, bu ikiyüzlülüğü sürekli hale getirmiş olanları işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'nifak' kavramı, 'iman' ve 'küfür' kavramlarının zıtlığı içinde ele alınır. Münafık, iman ettiğini iddia etse de kalbinde küfrü barındıran, bu iki durum arasında gidip gelen kişidir. Ayetteki 'el-Münâfikîn', bu ikircikli durumun ahiretteki kesin ve olumsuz sonucunu belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Nifak, şeriat dilinde, kalpte küfrü gizleyip dilde imanı açığa vurmaktır. Bu durum, kişinin dış görünüşü ile iç dünyası arasındaki çelişkiyi ifade eder. Ayetteki 'el-Münâfikîn' kelimesi, bu çelişkinin en şiddetli ve kalıcı halini yaşayanları tanımlar."}]},{"word":"ٱلدَّرْكِ","root":"د ر ك","rootLatin":"d-r-k","meaning":"Bir şeyin en alt tabakası, en derin noktasıdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Derk (درك), bir şeyin en alt kısmına ulaşmak, onu idrak etmek anlamından gelir. Cehennemin 'derk'i ise, onun en derin, en şiddetli azabın bulunduğu katmanıdır. Ayetteki 'ed-Derk' kelimesi, münafıkların cehennemdeki en kötü ve en alçak mertebede olacaklarını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Derk, bir şeyin en alt tabakasıdır. Cennetin dereceleri yukarı doğru çıkarken, cehennemin dereceleri aşağı doğru iner. 'Ed-Derkü'l-Esfel' ifadesi, cehennemin en dibi, en şiddetli azabın bulunduğu yerdir. Bu, münafıkların azabının şiddetini ve alçaklığını mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Derk, bir şeyin en alt kısmına ulaşmak, onu kavramak anlamına gelir. Cehennem için kullanıldığında ise, onun en derin, en şiddetli azabın bulunduğu katmanını ifade eder. Ayetteki 'ed-Derk' kelimesi, münafıkların cehennemdeki en kötü ve en alçak mertebede olacaklarını vurgular."}]},{"word":"ٱلْأَسْفَلِ","root":"س ف ل","rootLatin":"s-f-l","meaning":"En alt, en aşağı, en dip noktadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Süfl (سفل), bir şeyin aşağısı, alt kısmı demektir. 'Esfel' ise, 'ef'al' vezninde ism-i tafdil olup, en aşağı, en alt anlamına gelir. Ayetteki 'ed-Derkü'l-Esfel' terkibi, cehennemin en derin, en şiddetli azabın bulunduğu katmanını pekiştirerek, münafıkların durumunun ne denli kötü olduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Süfl, yüksekliğin zıddıdır. 'Esfel', en aşağı demektir. Cehennemin 'esfel'i, azabın en şiddetli olduğu, en alçak ve en kötü yeridir. Bu ifade, münafıkların ahiretteki konumlarının ne kadar aşağılık ve azap dolu olacağını vurgular."}]},{"word":"نَصِيرًا","root":"ن ص ر","rootLatin":"n-s-r","meaning":"Yardım eden, destek olan, kurtarıcıdır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Nasr (نصر), düşmana karşı yardım etmek, destek olmak demektir. 'Nasîr' ise, çokça yardım eden, sürekli destek olan anlamında mübalağalı bir isimdir. Ayetteki 'nasîran' kelimesi, münafıkların cehennemde hiçbir şekilde yardım bulamayacaklarını, kimsenin onlara destek olmayacağını kesin bir dille ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Nasr kökünden türeyen 'nasîr' kelimesi, Kur'an'da genellikle Allah'ın müminlere yardımını veya insanların birbirine yardımını ifade eder. Ancak bu ayette olumsuz bir bağlamda kullanılarak, münafıkların ahiretteki çaresizliğini, kendilerine hiçbir yardımcının ulaşamayacağını vurgular. Bu, onların dünyadaki ikiyüzlülüklerinin bir karşılığıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Nasr, birine karşı yardım etmek ve onu desteklemektir. 'Nasîr', bu yardımı sürekli ve etkili bir şekilde yapan kişidir. Ayetteki 'len tecide lehum nasîran' ifadesi, münafıkların cehennemdeki azaptan kurtulmaları için hiçbir yardımcının, destekçinin veya kurtarıcının bulunmayacağını kesin bir şekilde belirtir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/145*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/145*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/145*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/145*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/145*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/145*
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/145*
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/145*
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/145*
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/145*
