# Nisâ Sûresi, 168. Âyet (4:168)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَظَلَمُوا۟ لَمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَرِيقًا

*İnne-lleżîne keferû vezalemû lem yekuni(A)llâhu liyaġfira lehum velâ liyehdiyehum tarîkâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/168

---

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","cehennem","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"O kimseler ki"},{"position":3,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"İnkâr ettiler"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Ve"},{"position":4,"surface":"ظَلَمُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَلَمَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"Zulmettiler"},{"position":5,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Değil"},{"position":6,"surface":"يَكُنِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Lem edatıyla meczûm olduğu için meczûm","gloss":"Oldu"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Yekun fiilinin ismi olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":8,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Ta'lil Lâmı)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"İçin"},{"position":8,"surface":"يَغْفِرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"g-f-r","lemma":"غَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Ta'lil lâmı ile mansûb olduğu için mansûb","gloss":"Bağışlasın"},{"position":9,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"İçin"},{"position":9,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"Onlara"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Ve"},{"position":10,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Değil"},{"position":11,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Ta'lil Lâmı)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"İçin"},{"position":11,"surface":"يَهْدِيَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Ta'lil lâmı ile mansûb olduğu için mansûb","gloss":"Hidayet etsin"},{"position":11,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"Onları"},{"position":12,"surface":"طَرِيقًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ط-ر-ق","rootLatin":"t-r-q","lemma":"طَرِيق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Bir yol"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ 168. ayet, inkâr ve zulüm kavramlarının ahiretteki sonuçlarını dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, Allah'ın bu iki fiili işleyenleri bağışlamayacağını ve onlara doğru yolu göstermeyeceğini vurgulayarak, kelimelerin semantik derinliğini ilahi adalet bağlamında ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın varlığını, birliğini ve peygamberlerini inkâr etmek, gerçeği örtmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'küfr' kelimesinin aslının bir şeyi örtmek olduğunu belirtir. Şer'î anlamda ise Allah'ın birliğini, peygamberlerini veya dinin zaruri hükümlerinden birini inkâr etmek demektir. Ayetteki 'keferû' fiili, bu örtme ve inkâr etme eylemini geçmiş zamanda gerçekleştirmiş olanları ifade eder ve onların bu durumlarının kalıcı bir nitelik taşıdığına işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'küfr' kavramını 'şükrün' zıddı olarak ele alır ve Allah'ın nimetlerini inkâr etme, O'na karşı nankörlük etme anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, sadece bir inançsızlık hali değil, aynı zamanda ilahi lütfu ve rehberliği reddetme eylemini de kapsar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'küfr' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını, ancak temel anlamının 'örtmek' olduğunu ifade eder. Bu ayetteki 'keferû' fiili, hakikati örtme ve onu kabul etmeme eylemini vurgular, bu da ilahi bağışlamanın önündeki en büyük engellerden biridir."}]},{"word":"ظَلَمُوا۟","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık etmek, haddi aşmak, bir şeyi ait olduğu yerden başka yere koymak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulm' kelimesinin aslının bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak olduğunu belirtir. Şer'î anlamda ise haddi aşmak, haksızlık etmek ve Allah'ın koyduğu sınırları çiğnemektir. Ayetteki 'zalemû' fiili, inkârla birlikte işlenen bu haksızlık ve haddi aşma eylemlerini ifade eder ki bu da ilahi rahmetten mahrumiyetin bir diğer sebebidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulm' kavramını 'adaletin' zıddı olarak inceler ve Kur'an'da hem Allah'a karşı işlenen günahları (şirk gibi) hem de insanlara karşı yapılan haksızlıkları kapsadığını belirtir. Ayetteki 'zalemû' fiili, inkâr edenlerin sadece Allah'a karşı değil, aynı zamanda kendilerine ve belki de başkalarına karşı da haksızlık ettiklerini gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'zulm' kelimesinin karanlık anlamına da geldiğini ve haksızlık yapanın kendini karanlığa sürüklediğini ifade eder. Ayetteki 'zalemû' fiili, inkâr edenlerin işledikleri haksızlıklarla kendilerini ilahi nurdan ve doğru yoldan uzaklaştırdıklarını sembolize eder."}]},{"word":"لِيَغْفِرَ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Günahları örtmek, bağışlamak, affetmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğafr' kelimesinin aslının bir şeyi korumak ve örtmek olduğunu belirtir. 'Mağfiret' ise Allah'ın kulunun günahlarını örtmesi ve onu azaptan korumasıdır. Ayetteki 'liyağfira' fiili, Allah'ın inkâr eden ve zulmeden kimselerin günahlarını bağışlamayacağını, yani onları azaptan korumayacağını kesin bir dille ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'mağfiret'i Allah'ın kulunun günahlarını affetmesi ve onu cezalandırmaması olarak tanımlar. Ayetteki olumsuzluk edatı 'lem yekun' ile birlikte kullanılması, inkâr ve zulümde ısrar edenler için bu ilahi bağışlamanın söz konusu olmadığını açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"لِيَهْدِيَهُمْ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yolu göstermek, rehberlik etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hidâyet' kelimesinin aslının lütufla yol göstermek olduğunu belirtir. Allah'ın hidâyeti, insanı doğru yola iletmesi ve ona rehberlik etmesidir. Ayetteki 'liyehdiyehum' fiili, inkâr ve zulümde ısrar edenlere Allah'ın doğru yolu göstermeyeceğini, yani onları hidayetten mahrum bırakacağını ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hidâyet'in Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, ancak bu ayetteki bağlamda 'doğru yolu gösterme' ve 'rehberlik etme' anlamında olduğunu belirtir. Allah'ın onları hidayet etmemesi, onların kendi seçimleri sonucunda bu rehberlikten mahrum kalmalarıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hidâyet' kavramının Kur'an'da hem ilahi bir lütuf hem de insanın kendi çabasıyla elde ettiği bir durum olarak ele alındığını vurgular. Ayetteki olumsuzluk, inkâr ve zulümle kendi hidayet yollarını kapatanlara Allah'ın artık bu lütfu vermeyeceğini gösterir."}]},{"word":"طَرِيقًا","root":"ط ر ق","rootLatin":"t-r-k","meaning":"Yol, güzergah, izlenecek yöntem.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tarîk' kelimesinin aslının 'ayakla çiğnenen yer' olduğunu ve mecazen 'yol' veya 'yöntem' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'tarîkan' kelimesi, inkâr eden ve zulmeden kimselere Allah'ın doğru bir yol göstermeyeceğini, yani onları kurtuluşa götürecek bir yöntemden mahrum bırakacağını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tarîk' kelimesinin hem maddi hem de manevi anlamda yol anlamına geldiğini açıklar. Bu ayetteki kullanımı, manevi bir yol olan hidayet yolunu ifade eder ve Allah'ın bu yolu onlara açmayacağını vurgular."}]}]}
