# Nisâ Sûresi, 45. Âyet (4:45)

> وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِأَعْدَآئِكُمْ ۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَلِيًّا وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ نَصِيرًا

*Ve(A)llâhu a'lemu bi-a'dâ-ikum(c) vekefâ bi(A)llâhi veliyyen vekefâ bi(A)llâhi nasîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/45

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ 45. ayet, Allah'ın düşmanları bilmesi ve O'nun dost ve yardımcı olarak yeterliliğini vurgular. Ayet, 'ilim', 'düşmanlık', 'velayet' ve 'yardım' kavramları üzerinden Allah'ın kudretini ve müminlere olan desteğini dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"أَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın her şeyi en iyi bilen, ilmi kuşatan olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim, bir şeyin hakikatini idrak etmektir. 'A'lem' ise en çok bilen anlamına gelir ve Allah için kullanıldığında O'nun ilminin sınırsızlığını ve her şeyi kuşatıcılığını ifade eder. Ayetteki 'Allahü a'lemü bi-a'dâiküm' ifadesi, Allah'ın düşmanlarınızı tüm yönleriyle, iç yüzleriyle bildiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim, bir şeyi olduğu gibi bilmektir. 'A'lem' ismi tafdil kalıbında olup, Allah'ın ilminin diğer varlıkların ilmine kıyasla mutlak üstünlüğünü ve kemalini gösterir. Bu ayette, Allah'ın düşmanların niyetlerini, planlarını ve güçlerini en iyi şekilde bildiği anlamını taşır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İlim kavramı Kur'an'da genellikle Allah'a nispet edildiğinde mutlak ve kuşatıcı bir bilgiye işaret eder. 'A'lem' formu, Allah'ın düşmanların gizli ve açık tüm hallerini, müminlere karşı besledikleri kin ve düşmanlıkları en ince ayrıntısına kadar bildiğini vurgulayarak müminlere güven verir."}]},{"word":"بِأَعْدَآئِكُمْ","root":"ع د و","rootLatin":"a-d-v","meaning":"Size düşmanlık besleyen, karşıt olan kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'Adüv' (çoğulu a'dâ), haddi aşan, düşmanlık eden demektir. Ayetteki 'bi-a'dâiküm' ifadesi, müminlere karşı açık veya gizli bir şekilde düşmanlık besleyen, onlara zarar vermek isteyen kişi veya grupları kapsar. Allah'ın onları bilmesi, müminler için bir güvencedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"'Adüv', düşmanlık gösteren, karşıt olan demektir. Kur'an'da bu kelime, genellikle müminlere karşı çıkan, onlara eziyet eden veya İslam'a engel olmaya çalışan kimseler için kullanılır. Ayetteki bağlamda, Allah'ın bu düşmanları ve onların niyetlerini tam olarak bildiği vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"'Adüv' kavramı, Kur'an'da genellikle 'iman' ve 'İslam'ın' karşıtı olarak konumlandırılır. Bu düşmanlık sadece fiziksel bir karşıtlık değil, aynı zamanda ideolojik ve manevi bir karşıtlığı da içerir. Ayette Allah'ın bu düşmanları bilmesi, onların müminlere karşı olan her türlü plan ve eylemlerinden haberdar olduğu anlamına gelir."}]},{"word":"وَلِيًّا","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Dost, koruyucu, yardımcı ve işleri üstlenen anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Velayet, yakınlık, dostluk, yardım ve işleri üstlenme anlamlarını içerir. 'Velî' kelimesi, Allah için kullanıldığında, O'nun müminlerin dostu, koruyucusu, işlerini üstleneni ve yardımcısı olduğunu ifade eder. Ayetteki 'kefâ billâhi veliyyen' ifadesi, Allah'ın müminler için dost ve koruyucu olarak yeterli olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Velayet, sevgi, yardım ve yakınlık demektir. Allah'ın 'Velî' olması, O'nun müminleri sevdiğini, onlara yardım ettiğini ve onları her türlü kötülükten koruduğunu gösterir. Bu ayette, Allah'ın dostluğunun ve koruyuculuğunun müminler için her şeye kâfi geldiği belirtilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Velî kavramı, Kur'an'da Allah'a nispet edildiğinde, O'nun müminlere olan yakınlığını, onlara destek oluşunu ve işlerini idare edişini ifade eder. Ayetteki 'veliyyen' kelimesi, Allah'ın müminlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak, onları koruyacak ve onlara yol gösterecek yegane dost ve hamisi olduğunu vurgular."}]},{"word":"نَصِيرًا","root":"ن ص ر","rootLatin":"n-s-r","meaning":"Yardımcı, destekleyici anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Nasr, yardım etmek, destek olmak demektir. 'Nasîr' ise çokça yardım eden, sürekli destek olan anlamına gelir. Allah için kullanıldığında, O'nun müminlere karşı düşmanlarına karşı yardım eden, onları zafere ulaştıran mutlak güç olduğunu ifade eder. Ayetteki 'kefâ billâhi nasîran' ifadesi, Allah'ın müminler için en büyük ve yeterli yardımcı olduğunu belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Nasr, düşmana karşı yardım etmektir. 'Nasîr' ismi mübalağa sigası olup, Allah'ın yardımının tam, eksiksiz ve sürekli olduğunu gösterir. Bu ayette, Allah'ın düşmanlara karşı müminlere yardım etme gücünün ve isteğinin sınırsız olduğu, bu konuda başka bir yardımcıya ihtiyaç duyulmadığı vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Nasr kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın müminlere zor zamanlarda, özellikle savaş ve mücadele anlarında verdiği desteği ifade eder. 'Nasîr' kelimesi, Allah'ın bu yardımının mutlak ve nihai olduğunu, müminlerin O'na güvenerek düşmanlarına karşı durabileceklerini gösterir. Ayetteki kullanım, Allah'ın yardımının her türlü düşmanlığa karşı yeterli olduğunu pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","esma-i-husna","tevekkul"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":2,"surface":"أَعْلَمُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"أَعْلَم","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"daha iyi bilen"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":3,"surface":"أَعْدَآئِ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"ع-د-و","rootLatin":"'-d-w","lemma":"عَدُوّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"düşmanlar"},{"position":3,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"كَفَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ي","rootLatin":"k-f-y","lemma":"كَفَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yeter"},{"position":5,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-"},{"position":5,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Zâide harf-i cerden sonra geldiği için lafzen mecrûr, mahallen fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":6,"surface":"وَلِيًّۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"وَلِيّ","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Temyiz olduğu için mansûb","gloss":"dost olarak"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"كَفَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ي","rootLatin":"k-f-y","lemma":"كَفَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yeter"},{"position":8,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Zâide harf-i cerden sonra geldiği için lafzen mecrûr, mahallen fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":9,"surface":"نَصِيرًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ن-ص-ر","rootLatin":"n-s-r","lemma":"نَصِير","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Temyiz olduğu için mansûb","gloss":"yardımcı olarak"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
