# Nisâ Sûresi, 49. Âyet (4:49)

> أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُزَكُّونَ أَنفُسَهُم ۚ بَلِ ٱللَّهُ يُزَكِّى مَن يَشَآءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا

*Elem tera ilâ-lleżîne yuzekkûne enfusehum(c) beli(A)llâhu yuzekkî men yeşâu velâ yuzlemûne fetîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah, dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/49

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ 49. ayet, insanların kendilerini temize çıkarmaya çalışmalarını eleştirirken, asıl arınmanın ve temize çıkarmanın Allah'ın iradesiyle gerçekleştiğini vurgular. Ayet, bu bağlamda 'tezkiye' ve 'zulüm' kavramları üzerinden ilahi adalet ve insan sorumluluğu arasındaki ilişkiyi inceler.","keyConcepts":[{"word":"يُزَكُّونَ","root":"ز-ك-و","rootLatin":"z-k-w","meaning":"Kendilerini arındırmak, temize çıkarmak, övmek anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tezkiye' kelimesinin aslen 'nema' (büyüme, artma) ve 'taharet' (temizlik) anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yüzekkûne enfusehum' ifadesi, kişinin kendini günahlardan arınmış, kusursuz görmesi veya kendini övmesi, yüceltmesi anlamında kullanılmıştır. Bu, gerçek arınmanın aksine, bir tür gurur ve aldanmayı ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yüzekkûne enfusehum' ifadesini 'kendilerini övüyorlar, kendilerini temize çıkarıyorlar' şeklinde açıklar. Burada mecazi bir kullanım olduğunu, kişinin kendi nefsini yüceltmesini ve günahsız göstermesini ifade ettiğini belirtir. Ayet, bu tür bir davranışın yanlışlığına işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'tezkiye' kavramının Kur'an'da hem maddi hem de manevi arınmayı ifade ettiğini belirtir. Ancak bu ayetteki kullanımı, kişinin kendi kendini ahlaki olarak üstün görmesi, günahlarından arınmış sayması gibi olumsuz bir bağlamda ele alınır. Gerçek tezkiye, Allah'ın lütfuyla gerçekleşen manevi bir temizlenmedir, kişinin kendi çabasıyla elde ettiği bir övgü değildir."}]},{"word":"أَنفُسَهُم","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","meaning":"Kişinin kendi benliği, nefsi, özü anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nefs' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, bu ayette ise 'kişinin kendi benliği, özü' anlamında olduğunu belirtir. 'Yüzekkûne enfusehum' ifadesiyle, insanların kendi benliklerini, kişiliklerini temize çıkarmaya çalıştıkları, kendilerini övdükleri vurgulanır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'nefs'in insanın ruhu, canı ve benliği gibi çeşitli yönlerini kapsadığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, kişinin kendi iç dünyasını, ahlaki durumunu ve eylemlerini değerlendirme biçimine işaret eder; burada olumsuz bir öz-değerlendirme ve kendini beğenmişlik söz konusudur."}]},{"word":"يَشَآءُ","root":"ش-ي-أ","rootLatin":"ş-y-'-","meaning":"Allah'ın dilemesi, irade etmesi anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'meşîet' (dileme) kelimesinin Allah'a nispet edildiğinde O'nun mutlak iradesini ve kudretini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'Allah dilediğini temize çıkarır' ifadesi, tezkiye fiilinin nihai olarak Allah'ın iradesine bağlı olduğunu, insanların kendi kendilerini temize çıkarmalarının bir anlam ifade etmediğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'şâe' fiilinin Allah için kullanıldığında, O'nun mutlak ve sınırsız iradesini, her şeyi dilediği gibi yapma gücünü ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, tezkiye yetkisinin yalnızca Allah'a ait olduğu ve O'nun hikmetine göre gerçekleştiği vurgulanır."}]},{"word":"يُظْلَمُونَ","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlığa uğramak, zulme maruz kalmak anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zulüm' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'lâ yuzlemûne fetîlen' ifadesi, Allah'ın kimseye en küçük bir haksızlık yapmayacağını, herkesin hak ettiğini bulacağını ve ilahi adaletin mutlak olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulüm'ü 'hakkı sahibinden alıkoymak veya bir şeyi yerinden saptırmak' olarak tanımlar. Ayetteki pasif formda kullanımı, insanların Allah tarafından haksızlığa uğratılmayacağını, bilakis ilahi adaletin tam tecelli edeceğini ifade eder. Bu, Allah'ın tezkiye yetkisini kullanırken kimseye zulmetmeyeceğinin garantisidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulüm' kavramının Kur'an'da hem bireysel hem de toplumsal adaletsizliği ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın mutlak adaletini vurgular. İnsanlar kendi kendilerini temize çıkarmaya çalışsalar da, Allah'ın hükmünde kimseye en ufak bir haksızlık yapılmayacağı, herkesin amellerine göre karşılık bulacağı belirtilir."}]},{"word":"فَتِيلًا","root":"ف-ت-ل","rootLatin":"f-t-l","meaning":"Hurma çekirdeğinin yarığındaki ince iplik kadar, en küçük bir miktar anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'fetîl' kelimesinin hurma çekirdeğinin yarığında bulunan ince iplik olduğunu açıklar. Bu ifade, en küçük, en önemsiz miktarı belirtmek için kullanılır. Ayetteki 'lâ yuzlemûne fetîlen' ifadesi, Allah'ın kimseye kıl kadar dahi haksızlık yapmayacağını, adaletin en ince ayrıntısına kadar tecelli edeceğini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'fetîl'i 'hurma çekirdeğinin içindeki iplik' olarak tanımlar ve bunun Araplar arasında 'çok az bir şey'i ifade etmek için kullanılan bir mecaz olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın adaletinin mutlaklığını ve kimseye zerre kadar haksızlık etmeyeceğini pekiştirir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fetîl'in hurma çekirdeğinin yarığındaki iplik olduğunu ve 'kıtmir' ile 'nakîr' gibi kelimelerle birlikte Kur'an'da 'en küçük miktar'ı ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette, Allah'ın adaletinin hassasiyetini ve kimseye en ufak bir haksızlık yapılmayacağını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kibir-hased","takva","adalet","tevhid"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"mi"},{"position":1,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"تَرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-أ-ي","rootLatin":"r-ʾ-y","lemma":"رَأَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Harf-i cezm olan 'lem'den sonra geldiği için meczûm","gloss":"görmedin mi"},{"position":3,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"e, a"},{"position":4,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"o kimseler ki"},{"position":5,"surface":"يُزَكُّونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ز-ك-و","rootLatin":"z-k-w","lemma":"زَكَّى","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"temize çıkarıyorlar"},{"position":6,"surface":"أَنفُسَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"nefislerini"},{"position":6,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"بَلِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İsti'naf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"bilakis"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":9,"surface":"يُزَكِّى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ز-ك-و","rootLatin":"z-k-w","lemma":"زَكَّى","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"temize çıkarır"},{"position":10,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"kimseyi"},{"position":11,"surface":"يَشَآءُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ي-أ","rootLatin":"ş-y-ʾ","lemma":"شَاءَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"dilerse"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":13,"surface":"يُظْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"ẓ-l-m","lemma":"ظَلَمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"zulmedilmezler"},{"position":14,"surface":"فَتِيلًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-ت-ل","rootLatin":"f-t-l","lemma":"فَتِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak (nev'ini bildiren) veya Hâl olduğu için mansûb","gloss":"kıl kadar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/49*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/49*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/49*
