# Nisâ Sûresi, 65. Âyet (4:65)

> فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتَّىٰ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لَا يَجِدُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ حَرَجًا مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

*Felâ verabbike lâ yu/minûne hattâ yuhakkimûke fîmâ şecera beynehum śümme lâ yecidû fî enfusihim haracen mimmâ kadayte veyusellimû teslîmâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/65

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ 65. ayet, imanın temel şartlarından biri olarak, ihtilaflı konularda Hz. Peygamber'in hakemliğini kabul etmeyi, verilen hükme gönülden razı olmayı ve tam bir teslimiyet göstermeyi vurgular. Ayet, bu kavramlar üzerinden müminlerin Allah ve Resulü'ne karşı mutlak itaatini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يُؤْمِنُونَ","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İman etmek, güvenmek, tasdik etmek anlamına gelir ve burada tam bir teslimiyetle inanmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (إيمان), emniyet (أمن) kökünden gelir ve kalbin tasdikiyle birlikte dilin ikrarını ifade eder. Ayetteki 'lâ yu'minûne' ifadesi, sadece sözlü ikrarın değil, aynı zamanda kalben tasdik ve tam bir teslimiyetin eksikliğini vurgular. Hz. Peygamber'in hükmüne razı olmamak, bu imanın kemaline aykırıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İman, Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah'a ve elçisine karşı tam bir güven ve teslimiyet halidir. Bu ayetteki kullanımı, Hz. Peygamber'in kararlarına karşı içsel bir direncin olmaması gerektiğini, aksi takdirde imanın gerçek anlamda gerçekleşmeyeceğini gösterir."}]},{"word":"يُحَكِّمُوكَ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Hakem tayin etmek, hükmüne başvurmak demektir ve burada Hz. Peygamber'i ihtilaflı konularda nihai karar mercii olarak kabul etmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hakem kılmak (تحكيم), bir şeyi hükme bağlamak, birini hüküm sahibi yapmak demektir. Ayetteki 'yuhakkimûke' ifadesi, müminlerin kendi aralarındaki anlaşmazlıklarda Hz. Peygamber'i yargıç olarak kabul etmeleri gerektiğini, onun hükmünün bağlayıcı olduğunu mecazi bir dille anlatır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hüküm (حكم), bir şeyi kesinleştirmek, bir karara varmak anlamındadır. 'Yuhakkimûke' fiili, Hz. Peygamber'in hükmünün sadece bir tavsiye değil, uyulması gereken nihai bir karar olduğunu, bu karara başvurmanın imanın bir gereği olduğunu belirtir."}]},{"word":"شَجَرَ","root":"ش ج ر","rootLatin":"ş-c-r","meaning":"Aralarında anlaşmazlık çıkmak, ihtilaf etmek demektir ve burada müminler arasındaki çekişmeli konuları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şecere (شجر), ağaç anlamına geldiği gibi, bir şeyin dallanıp budaklanması, karışık ve ihtilaflı hale gelmesi anlamında da kullanılır. Ayetteki 'fîmâ şecere beynehum' ifadesi, insanlar arasında çıkan, içinden çıkılması zor, karmaşık anlaşmazlıkları mecazi olarak anlatır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Şecere kelimesi, bir şeyin dallanıp budaklanması ve karışık hale gelmesi anlamında kullanılır. Bu ayette, insanlar arasındaki anlaşmazlıkların, tıpkı ağacın dalları gibi karmaşık ve iç içe geçmiş durumunu ifade eder. Bu tür durumlarda Hz. Peygamber'in hakemliğine başvurmanın önemi vurgulanır."}]},{"word":"حَرَجًا","root":"ح ر ج","rootLatin":"h-r-c","meaning":"Sıkıntı, darlık, gönül rahatsızlığı demektir ve burada Hz. Peygamber'in hükmüne karşı duyulan içsel bir hoşnutsuzluğu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Harac (حرج), göğüs darlığı, sıkıntı ve günah anlamına gelir. Ayetteki 'lâ yecidû fî enfusihim harajan' ifadesi, Hz. Peygamber'in verdiği hükme karşı kalplerinde hiçbir sıkıntı, daralma veya hoşnutsuzluk hissetmemeleri gerektiğini, tam bir gönül rızasıyla kabul etmeleri gerektiğini belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Harc (حرج), dar ve sıkıntılı yer demektir. Mecazi olarak, kalpteki sıkıntı, gönül darlığı ve bir şeyi kabul etmekte zorlanma halini ifade eder. Ayetteki kullanımı, müminlerin Hz. Peygamber'in hükmüne karşı içsel bir direnç göstermemeleri, aksine tam bir ferahlıkla kabul etmeleri gerektiğini vurgular."}]},{"word":"وَيُسَلِّمُوا۟","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Teslim olmak, boyun eğmek, kabul etmek demektir ve burada Hz. Peygamber'in hükmüne tam bir rıza ve itaatle boyun eğmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Teslim (تسليم), bir şeyi tam olarak vermek, bir şeye boyun eğmek ve itaat etmek anlamındadır. Ayetteki 'yusallimû teslîmen' ifadesi, Hz. Peygamber'in hükmüne karşı hiçbir itirazda bulunmadan, tam bir gönül rızası ve mutlak bir teslimiyetle boyun eğmenin imanın bir gereği olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Teslimiyet (تسليم), Kur'an'da Allah'ın ve Resulü'nün emirlerine karşı kayıtsız şartsız boyun eğme ve rıza gösterme halini ifade eder. Bu ayette, Hz. Peygamber'in hükmüne karşı içsel bir sıkıntı duymamanın ötesinde, tam ve eksiksiz bir teslimiyetin imanın tamamlayıcı unsuru olduğu belirtilir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk · *4/65*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk · *4/65*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *4/65*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/65*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/65*
