# Nisâ Sûresi, 7. Âyet (4:7)

> لِّلرِّجَالِ نَصِيبٌ مِّمَّا تَرَكَ ٱلْوَٰلِدَانِ وَٱلْأَقْرَبُونَ وَلِلنِّسَآءِ نَصِيبٌ مِّمَّا تَرَكَ ٱلْوَٰلِدَانِ وَٱلْأَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ أَوْ كَثُرَ ۚ نَصِيبًا مَّفْرُوضًا

*Lirricâli nasîbun mimmâ terake-lvâlidâni vel-akrabûne velinnisâ-i nasîbun mimmâ terake-lvâlidâni vel-akrabûne mimmâ kalle minhu ev keśur(a)(c) nasîben mefrûdâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/4/7

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nisâ Suresi'nin 7. ayeti, miras hukukunun temel prensiplerinden birini ortaya koyarak, hem erkeklerin hem de kadınların, ebeveyn ve akrabalarından kalan malda belirli bir paya sahip olduğunu vurgular. Ayet, bu payın miktarı az da olsa çok da olsa, Allah tarafından belirlenmiş, farz kılınmış bir hak olduğunu dilbilimsel olarak ifade etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"نَصِيبٌ","root":"ن ص ب","rootLatin":"n-s-b","meaning":"Ayette, miras yoluyla elde edilen pay, hisse veya kısmet anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nasîb' kelimesini 'bir şeye ayrılan pay, hisse' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımıyla, Allah tarafından belirlenmiş, hak olarak ayrılmış miras payını ifade eder. Bu, kişinin kendi çabasıyla değil, ilahi taksimle elde ettiği bir kısımdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nasîb' kelimesini 'kısmet' veya 'hisse' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, erkek ve kadınların miras yoluyla sahip oldukları, kendilerine düşen payı mecazi olarak değil, doğrudan bir hak olarak belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nasîb' kavramını Kur'an'daki 'pay, kısmet' anlamıyla inceler ve bu payın ilahi bir taksimin sonucu olduğunu vurgular. Nisâ 7'deki 'nasîb', Allah'ın adaletinin bir tezahürü olarak, mirasçıların haklarını güvence altına alan bir paydır."}]},{"word":"تَرَكَ","root":"ت ر ك","rootLatin":"t-r-k","meaning":"Ayette, vefat eden kişinin geride bıraktığı mal, mülk veya miras anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'tereke' fiilini 'geride bırakmak, miras olarak bırakmak' şeklinde açıklar. Ayetteki 'mimmâ terake' ifadesi, ölen ebeveyn ve akrabaların geride bıraktığı, mirasçılarına intikal eden mal varlığını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tereke' fiilinin 'bir şeyi ardında bırakmak, terk etmek' anlamını vurgular. Nisâ 7'de, bu fiil, vefat eden kişilerin dünya malından geriye kalan ve mirasçılar arasında paylaştırılacak olan kısmı işaret eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tereke' fiilinin Kur'an'daki kullanımını incelerken, genellikle 'ölüm sonrası geride bırakılan mal' anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayette de, mirasın kaynağını, yani ölen kişinin bıraktığı varlığı ifade eder."}]},{"word":"ٱلْوَٰلِدَانِ","root":"و ل د","rootLatin":"w-l-d","meaning":"Ayette, kişinin anne ve babası, yani ebeveynleri anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'veled' kökünden türeyen 'vâlidân' kelimesini 'anne ve baba' olarak açıklar. Ayette, miras bırakanlar arasında öncelikli olarak zikredilen, kişinin en yakın akrabaları olan ebeveynleri ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'vâlidân' kelimesinin 'doğuranlar' anlamında kullanıldığını ve Arapçada anne ve babayı birlikte ifade ettiğini belirtir. Nisâ 7'de, mirasın intikal ettiği kaynaklardan biri olarak ebeveynlerin konumu vurgulanır."}]},{"word":"ٱلْأَقْرَبُونَ","root":"ق ر ب","rootLatin":"k-r-b","meaning":"Ayette, kişinin yakın akrabaları, hısımları anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'akrabûn' kelimesini 'yakın hısımlar, akrabalar' olarak açıklar. Ayette, ebeveynlerden sonra miras bırakanlar arasında yer alan, kan bağı veya evlilik yoluyla yakınlığı olan diğer akrabaları kapsar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'akrabûn' kelimesinin 'yakınlık' kökünden geldiğini ve 'en yakın olanlar' anlamına geldiğini belirtir. Nisâ 7'de, miras hukukunda ebeveynlerden sonra mirasçı olabilecek diğer yakın akrabaları ifade eder."}]},{"word":"مَّفْرُوضًا","root":"ف ر ض","rootLatin":"f-r-d","meaning":"Ayette, Allah tarafından belirlenmiş, farz kılınmış, kesin ve zorunlu bir pay anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'farz' kelimesini 'bir şeyi kesmek, belirlemek, takdir etmek' olarak açıklar. 'Mefrûd' ise 'belirlenmiş, takdir edilmiş' demektir. Ayetteki 'nasîben mefrûdan' ifadesi, miras payının keyfi değil, Allah tarafından kesin olarak belirlenmiş, değiştirilemez bir hak olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mefrûd' kelimesini 'farz kılınmış, vacip kılınmış' olarak yorumlar. Bu ayette, mirasçıların paylarının ilahi bir emirle sabitlendiğini ve bu payların yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'farz' kavramının Kur'an'da 'Allah tarafından kesin olarak emredilen, zorunlu kılınan' anlamını taşıdığını belirtir. Nisâ 7'deki 'mefrûd', miras paylarının sadece bir hak değil, aynı zamanda ilahi bir yükümlülük ve adalet prensibi olduğunu gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Nisa 4-80*
- **Nebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/7*
- **Nâziât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *4/7*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/7*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/7*
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *4/7*
