# Mü'min Sûresi, 18. Âyet (40:18)

> وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْـَٔازِفَةِ إِذِ ٱلْقُلُوبُ لَدَى ٱلْحَنَاجِرِ كَـٰظِمِينَ ۚ مَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ

*Ve enżirhum yevme-l-âzifeti iżi-lkulûbu ledâ-lhanâciri kâzimîn(e)(c) mâ lizzâlimîne min hamîmin velâ şefî'in yutâ'(u)*

**Meal (Diyanet):** Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/40/18

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününün dehşetini ve zalimlerin o günkü çaresizliğini tasvir ederken, 'uyarma', 'yaklaşan zaman', 'kalplerin durumu' ve 'yardımcıların yokluğu' gibi temel kavramlar üzerinden güçlü bir dilbilimsel ve semantik derinlik sunmaktadır. Kelimelerin seçimi, o günün şiddetini ve kaçınılmazlığını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَنذِرْهُمْ","root":"ن-ذ-ر","rootLatin":"n-dh-r","meaning":"Onları uyarmak, gelecekteki bir tehlikeye karşı ikaz etmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"N-dh-r kökü, bir şeyi korkutarak bildirmek, gelecekteki bir tehlikeye karşı uyarmak demektir. Ayetteki 'أَنذِرْهُمْ' ifadesi, kıyamet gününün dehşetini ve o gün yaşanacakları önceden haber vererek insanları sakındırma amacını taşır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İnzâr kavramı, Kur'an'da genellikle peygamberlerin temel görevlerinden biri olarak geçer ve insanları Allah'ın azabına karşı uyarmayı, onlara doğru yolu göstermeyi ifade eder. Burada da Hz. Peygamber'in kıyamet gününün şiddetine karşı insanları uyarma görevi vurgulanır."}]},{"word":"ٱلْـَٔازِفَةِ","root":"أ-ز-ف","rootLatin":"e-z-f","meaning":"Yaklaşan, çok yakın olan kıyamet günü anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ezefe fiili, bir şeyin yaklaşması, vaktinin gelmesi demektir. 'el-Âzife' ise kıyamet gününün isimlerinden biridir, çünkü o günün gelişi çok yakındır ve kaçınılmazdır. Ayetteki kullanımı, kıyametin yakınlığını ve ani gelişini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"el-Âzife, mecazi olarak kıyamet gününü ifade eder. Bu kullanım, o günün beklenenden daha yakın olduğunu ve insanların ona hazırlıklı olması gerektiğini ima eder. Kalplerin ağıza gelmesiyle birlikte zikredilmesi, bu yakınlığın getirdiği dehşeti pekiştirir."}]},{"word":"ٱلْقُلُوبُ","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"k-l-b","meaning":"İnsanların duygusal ve düşünsel merkezi olan kalplerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kalb kelimesi, bir şeyin ortası, özü anlamına gelir. İnsan için ise hem akıl hem de duyguların merkezi olarak kullanılır. Ayette 'لَدَى ٱلْحَنَاجِرِ' (gırtlaklara gelmiş) ifadesiyle birlikte kullanılması, kıyamet gününün dehşetiyle kalplerin yerinden oynadığını, aşırı korku ve endişeyi sembolize eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'kalb' kavramı, sadece biyolojik bir organ değil, aynı zamanda idrak, irade, duygu ve inanç merkezi olarak geniş bir anlama sahiptir. Burada kalplerin gırtlaklara gelmesi, ölüm korkusu, çaresizlik ve büyük bir şok halini ifade eder."}]},{"word":"كَـٰظِمِينَ","root":"ك-ظ-م","rootLatin":"k-z-m","meaning":"Öfkesini, üzüntüsünü veya nefesini tutan, yutkunan, boğulan kimselerdir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Kazm, bir şeyi tutmak, hapsetmek demektir. 'Kâzımîn' ise öfkesini yutan, nefesini tutan veya üzüntüsünden dolayı yutkunamayan kişiler için kullanılır. Ayetteki bağlamda, kıyamet gününün dehşetiyle kalpleri gırtlaklarına gelmiş insanların çaresizlikten ve korkudan yutkunamamalarını, nefeslerinin kesilmesini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kâzımîn kelimesi, burada 'yutkunamayanlar' veya 'nefesleri kesilenler' anlamındadır. Aşırı korku ve endişe nedeniyle boğazlarına düğümlenen nefeslerini tutmaları, o günkü azabın ve çaresizliğin şiddetini gösterir."}]},{"word":"حَمِيمٍ","root":"ح-م-م","rootLatin":"h-m-m","meaning":"Yakın dost, sıcakkanlı arkadaş veya akraba anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hamîm, sıcaklık ve yakınlık ifade eden bir kökten gelir. Genellikle çok yakın dost, samimi arkadaş veya akraba için kullanılır. Ayetteki 'مَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ' ifadesi, zalimlerin kıyamet günü kendilerine yardım edecek, şefaat edecek samimi bir dostlarının dahi olmayacağını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hamîm, kişinin en yakın ve en samimi dostudur. Kıyamet gününde zalimler için böyle bir dostun bulunmaması, onların yalnızlığını ve çaresizliğini gösterir. Bu, dünyadaki dostlukların o gün hiçbir fayda sağlamayacağının bir ifadesidir."}]},{"word":"شَفِيعٍ","root":"ش-ف-ع","rootLatin":"sh-f-'-","meaning":"Bir başkası adına aracılık eden, şefaat eden kimse.","sources":[{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Şefâat, bir başkası için aracı olmak, onun lehine konuşmak demektir. Şefî' ise bu aracılığı yapan kişidir. Ayetteki 'وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ' ifadesi, zalimlerin o gün, sözü dinlenecek, kendilerine fayda sağlayacak hiçbir şefaatçiye sahip olamayacaklarını belirtir. Bu, onların azaptan kurtulma umutlarının tamamen kesildiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Şefaat kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın izniyle gerçekleşen bir aracılık olarak ele alınır. Ancak bu ayette, zalimler için böyle bir iznin ve dolayısıyla sözü dinlenecek bir şefaatçinin olmayacağı açıkça ifade edilerek, onların durumunun vahameti vurgulanır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","ahiret-mukafat","cehennem","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَنذِرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ن-ذ-ر","rootLatin":"n-dh-r","lemma":"إِنْذَار","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"uyar"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":2,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"günü"},{"position":3,"surface":"ٱلْـَٔازِفَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"أ-ز-ف","rootLatin":"a-z-f","lemma":"آزِفَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"yaklaşan (kıyamet)"},{"position":4,"surface":"إِذِ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o zaman ki"},{"position":5,"surface":"ٱلْقُلُوبُ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"q-l-b","lemma":"قَلْب","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"yürekler"},{"position":6,"surface":"لَدَى","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَدَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yanında, üzerinde"},{"position":7,"surface":"ٱلْحَنَاجِرِ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"ح-ن-ج-ر","rootLatin":"h-n-j-r","lemma":"حَنْجَرَة","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gırtlaklar"},{"position":8,"surface":"كَـٰظِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ظ-م","rootLatin":"k-z-m","lemma":"كَاظِم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"yutkunarak, öfkesini yutarak"},{"position":9,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değildir"},{"position":10,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":10,"surface":"لظَّـٰلِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"zalimler için"},{"position":11,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"hiçbir"},{"position":12,"surface":"حَمِيمٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-م-م","rootLatin":"h-m-m","lemma":"حَمِيم","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr (lafzen), mübteda olduğu için merfû (mahallen)","gloss":"dost"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ne de"},{"position":14,"surface":"شَفِيعٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ف-ع","rootLatin":"ş-f-ʿ","lemma":"شَفِيع","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"şefaatçi"},{"position":15,"surface":"يُطَاعُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-و-ع","rootLatin":"ṭ-w-ʿ","lemma":"إِطَاعَة","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"sözü dinlenir"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/18*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/18*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/18*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/18*
