# Mü'min Sûresi, 20. Âyet (40:20)

> وَٱللَّهُ يَقْضِى بِٱلْحَقِّ ۖ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَقْضُونَ بِشَىْءٍ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

*Va(A)llâhu yakdî bilhakk(i)(s) velleżîne yed'ûne min dûnihi lâ yakdûne bişey-/(in)(k) inna(A)llâhe huve-ssemî'u-lbasîr(u)*

**Meal (Diyanet):** Allah, hak ve adaletle hükmeder. Allah'tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/40/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mü'min Suresi'nin 20. ayeti, Allah'ın mutlak hükümranlığını ve hak ile hükmettiğini vurgularken, O'ndan başka tapılanların hiçbir şeye güç yetiremeyeceğini belirtir. Ayet, Allah'ın işiten ve gören sıfatlarıyla nihai otoritesini pekiştirir.","keyConcepts":[{"word":"يَقْضِى","root":"ق ض ي","rootLatin":"k-d-y","meaning":"Allah'ın hak ile hükmetmesi, karar vermesi ve işleri nihayete erdirmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kadâ (قضى) kelimesi, bir şeyi tamamlamak, bitirmek ve hüküm vermek anlamlarına gelir. Allah hakkında kullanıldığında, O'nun bir şeyi yaratmayı dilemesi ve onu gerçekleştirmesi, yani hükmünü icra etmesi demektir. Ayetteki 'يَقْضِى بِٱلْحَقِّ' ifadesi, Allah'ın hükmünün daima adalet ve gerçek üzere olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kadâ (قضى) fiili, bu ayette 'hüküm vermek' ve 'karar kılmak' manasındadır. Allah'ın hak ile hükmetmesi, O'nun adil ve doğru olanı gerçekleştirmesi, hiçbir haksızlığa mahal vermemesidir. Bu, O'nun mutlak otoritesini ve adaletini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kadâ kavramı, Kur'an'da ilahi iradenin ve hükmün tecellisi olarak karşımıza çıkar. Allah'ın 'yaktî' (hükmeder) fiili, O'nun evren üzerindeki mutlak kontrolünü ve her şeyi belirli bir düzene göre takdir etmesini ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın hak ile hükmetmesi, O'nun adil ve şaşmaz kanunlarının işleyişini gösterir."}]},{"word":"بِٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Allah'ın hükmünün adalet, doğruluk ve gerçeklik üzere olmasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak (حق) kelimesi, bir şeyin sabit ve doğru olması, gerçeğe uygunluk anlamına gelir. Allah'ın 'bi'l-hakk' (hak ile) hükmetmesi, O'nun hükümlerinin daima adil, doğru ve şaşmaz olduğunu, hiçbir batılın karışmadığını ifade eder. Bu, O'nun mutlak adaletini ve hikmetini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hak (حق), varlığı sabit olan, doğru ve gerçek olan şeydir. Allah'ın hak ile hükmetmesi, O'nun hükümlerinin adaletli, sağlam ve değişmez olduğunu, batıldan arınmış olduğunu belirtir. Ayetteki bu kullanım, Allah'ın hükmünün temel niteliğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Hak kavramı, Kur'an'da hem Allah'ın isimlerinden biri olarak hem de doğru, gerçek ve adalet anlamında kullanılır. 'Bi'l-hakk' ifadesi, Allah'ın hükümlerinin ve eylemlerinin temelinde adaletin ve gerçeğin yattığını, O'nun asla haksızlık yapmadığını ve her şeyi hikmetle yarattığını gösterir."}]},{"word":"يَدْعُونَ","root":"د ع و","rootLatin":"d-'-v","meaning":"Allah'tan başka varlıklara yalvarmak, onları yardıma çağırmak ve onlara ibadet etmektir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"De'â (دعا) fiili, 'çağırmak', 'davet etmek' ve 'yalvarmak' anlamlarına gelir. Ayetteki 'يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ' ifadesi, Allah'tan başka varlıklara yönelerek onlardan yardım dilemeyi, onlara tapınmayı ve onları ilah edinmeyi ifade eder. Bu, şirkin bir tezahürüdür."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"De'â (دعا) kelimesi, bu bağlamda 'ibadet etmek' ve 'yardım istemek' manasındadır. Allah'tan başkasına dua etmek, aslında o varlığı ilahlaştırmak ve ona ibadet etmek demektir. Ayet, bu tür çağrıların ve ibadetlerin boşuna olduğunu, çünkü o varlıkların hiçbir şeye güç yetiremediğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Du'a (دعاء) kavramı, Kur'an'da sadece bir dilek veya çağrı olmaktan öte, aynı zamanda bir ibadet ve kulluk eylemi olarak da geçer. 'Yed'ûne min dûnihi' ifadesi, Allah'ın mutlak tekliğini reddederek, O'nun dışındaki varlıklara yönelmenin, yani şirkin bir göstergesidir. Bu varlıkların acizliği, onların ilahlık vasfına sahip olmadıklarını kanıtlar."}]},{"word":"ٱلسَّمِيعُ","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-'-","meaning":"Allah'ın her şeyi işiten, hiçbir sesin O'na gizli kalmadığı sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semî' (سميع) kelimesi, işiten demektir. Allah hakkında kullanıldığında, O'nun her şeyi, gizli veya açık, yüksek veya alçak her sesi işittiğini ifade eder. Bu, O'nun ilminin ve kudretinin genişliğini gösterir ve kulların dualarını işittiği anlamına gelir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Semî' (سميع), Allah'ın sıfatlarından olup, O'nun tüm sesleri ve sözleri idrak ettiğini, hiçbir şeyin O'nun işitme alanının dışında kalmadığını belirtir. Ayetteki bu sıfat, Allah'ın kullarının dualarını ve yakarışlarını işittiğini, dolayısıyla O'na yönelmenin anlamlı olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْبَصِيرُ","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Allah'ın her şeyi gören, hiçbir şeyin O'na gizli kalmadığı sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Basîr (بصير) kelimesi, gören demektir. Allah hakkında kullanıldığında, O'nun her şeyi, gizli veya açık, büyük veya küçük her şeyi gördüğünü ifade eder. Bu, O'nun ilminin ve kudretinin mükemmelliğini gösterir ve kulların amellerini gördüğü anlamına gelir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Basîr (بصير), Allah'ın sıfatlarından olup, O'nun tüm varlıkları, olayları ve durumları eksiksiz bir şekilde gördüğünü ifade eder. Ayetteki bu sıfat, Allah'ın kullarının yaptıklarını ve niyetlerini bildiğini, dolayısıyla O'nun adaletinin ve hükmünün tam olduğunu pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","kufur-sirk","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":2,"surface":"يَقْضِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ض-ي","rootLatin":"q-ḍ-y","lemma":"قَضَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"hükmeder"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gerçek"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (mahallen)","gloss":"o kimseler ki"},{"position":5,"surface":"يَدْعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-ʿ-w","lemma":"دَعَا","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"yalvarırlar"},{"position":6,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den"},{"position":7,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dışında"},{"position":7,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (mahallen)","gloss":"O'nun"},{"position":8,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":9,"surface":"يَقْضُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ض-ي","rootLatin":"q-ḍ-y","lemma":"قَضَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"hükmedemezler"},{"position":10,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":10,"surface":"شَىْءٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"ş-y-ʾ","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bir şey"},{"position":11,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Tahkik Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":12,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah"},{"position":13,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Müfred Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fasıl zamiri olduğu için mebnî","gloss":"O"},{"position":14,"surface":"ٱلسَّمِيعُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-ʿ","lemma":"سَمِيع","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"işiten"},{"position":15,"surface":"ٱلْبَصِيرُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-ṣ-r","lemma":"بَصِير","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"gören"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/20*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/20*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/20*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/20*
