# Mü'min Sûresi, 76. Âyet (40:76)

> ٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۖ فَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

*Udḣulû ebvâbe cehenneme ḣâlidîne fîhâ(s) febi/se meśvâ-lmutekebbirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlara, "Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/40/76

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cehennem ehlinin akıbetini ve bu akıbetin temelinde yatan kibir ve büyüklük taslama fiilini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Özellikle 'cehennem', 'halidîn' ve 'mütekebbirîn' kavramları, Kur'an'ın ahiret tasavvurunu ve ahlaki değerlerini yansıtan merkezi unsurlardır.","keyConcepts":[{"word":"ٱدْخُلُوٓا۟","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Bir yere girmek, dahil olmak anlamındadır ve burada cehenneme girmeyi emretmektedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Duhûl (دخول), bir şeyin içine girmek, dahil olmak demektir. Ayetteki 'udhulû' emri, cehenneme zorunlu ve kesin bir girişi ifade eder, bu da azabın kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Duhûl, bir mekâna veya duruma intikal etmeyi ifade eder. Burada cehennem kapılarından içeri girmek, azabın başlangıcını ve içine düşülen kötü durumu belirtir."}]},{"word":"جَهَنَّمَ","root":"ج ه ن م","rootLatin":"c-h-n-m","meaning":"Ahiretteki azap yurdunun özel ismidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cehennem (جهنم), ahiretteki azap yurdunun özel ismidir. Kelimenin kökeni hakkında farklı görüşler olmakla birlikte, Kur'an'da genellikle derinlik, karanlık ve şiddetli azapla ilişkilendirilir. Ayetteki kullanımı, kibirlenenlerin nihai ve korkunç durağını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cehennem, Kur'an'da 'ateş' (nâr) kavramıyla yakından ilişkilendirilen, günahkarların cezalandırılacağı yerdir. Izutsu, cehennemin sadece fiziksel bir azap yeri olmadığını, aynı zamanda ilahi gazabın ve adaletin tecelligahı olduğunu belirtir. Bu ayetteki cehennem, mütekebbirlerin hak ettiği sonu temsil eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Cehennem, derin çukur anlamına gelen 'cehennem' kelimesinden türemiştir ve azabın şiddetini ve derinliğini ifade eder. Kur'an'da bu kelime, Allah'ın emirlerine karşı gelenlerin ve özellikle kibirlenenlerin son durağı olarak kullanılır."}]},{"word":"خَـٰلِدِينَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Ebediyen kalmak, sonsuzluk anlamındadır ve cehennemde kalışın süresini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hulûd (خلود), bir şeyin bozulmadan, değişmeden uzun süre kalmasıdır. Kur'an'da 'hâlidîn' kelimesi, cennet veya cehennemde ebediyen kalmayı ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, mütekebbirlerin cehennemdeki azabının kesintisiz ve sonsuz olacağını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hulûd, bir yerde sürekli ikamet etmek, ayrılmamak demektir. Ayetteki 'hâlidîn' ifadesi, cehennem ehlinin oradan asla çıkamayacağını, azabın kalıcı olduğunu mecazi bir anlatımla pekiştirir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hulûd kavramı, Kur'an'ın ahiret inancının temel taşlarından biridir. Izutsu, bu kavramın, yapılan amellerin karşılığının mutlak ve nihai olduğunu gösterdiğini belirtir. 'Hâlidîn' ifadesi, kibirlenenlerin cehennemdeki durumunun geri dönülmezliğini ve sonsuzluğunu vurgular."}]},{"word":"مَثْوَىٰ","root":"ث و ي","rootLatin":"s-v-y","meaning":"İkamet edilen yer, durak, yurt anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mesvâ (مثوى), bir kimsenin ikamet ettiği, yerleştiği yerdir. Ayetteki 'mesvâ' kelimesi, cehennemin mütekebbirler için bir durak, bir yurt olduğunu ifade eder. Bu, onların oraya yerleşip kalacaklarını ve başka bir yere gidemeyeceklerini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Mesvâ, 'sevâ' kökünden türemiş olup, bir şeyin yerleştiği, karar kıldığı mekânı ifade eder. Burada cehennemin, kibirlenenler için kötü bir yerleşim yeri olduğunu, onların oraya layık görüldüğünü belirtir."}]},{"word":"ٱلْمُتَكَبِّرِينَ","root":"ك ب ر","rootLatin":"k-b-r","meaning":"Büyüklük taslayanlar, kibirlenenler anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kibr (كبر), kişinin kendisini başkalarından üstün görmesi, büyüklük taslamasıdır. 'Mütekebbir' (متكبر), bu sıfatı taşıyan kişidir. Ayetteki 'mütekebbirîn' ifadesi, Allah'a ve insanlara karşı büyüklük taslayan, haddini aşan kimseleri tanımlar ve onların cehennemdeki kötü akıbetini açıklar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kibr, Kur'an'da en şiddetli kınanan ahlaki kusurlardan biridir. Izutsu, kibrin, insanın kendi nefsini Allah'ın üstünde görmesi veya O'nun emirlerine karşı gelmesi anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette 'mütekebbirîn', ilahi adaletin tecellisine muhatap olan, Allah'ın büyüklüğünü inkar eden veya küçümseyenleri ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Tekebbür (تكبر), kişinin kendisini başkalarından büyük görmesi, hakkı kabul etmemesi ve insanlara karşı üstünlük taslamasıdır. 'Mütekebbirîn', bu kötü ahlakı benimseyenlerdir. Ayetteki kullanımı, onların cehennemdeki kötü sonlarının, bu ahlaki kusurlarının bir sonucu olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kibr, Kur'an'da genellikle şirk ve inkârla birlikte anılan, insanın kendini ilahi otoritenin üzerinde görme eğilimidir. 'Mütekebbirîn' kelimesi, bu eğilimi davranışlarına yansıtan, kibir ve gururla hareket eden kişileri ifade eder ve onların ahiretteki cezasının temel nedenini oluşturur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","kibir-hased","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱدْخُلُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-kh-l","lemma":"دُخُول","form":"İf'al","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"girin"},{"position":2,"surface":"أَبْوَٰبَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-و-ب","rootLatin":"b-w-b","lemma":"بَاب","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kapılarını"},{"position":3,"surface":"جَهَنَّمَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"جَهَنَّم","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile mecrûr)","gloss":"Cehennem'in"},{"position":4,"surface":"خَـٰلِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"kh-l-d","lemma":"خَالِد","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"ebedi kalıcılar olarak"},{"position":5,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o (Cehennem)"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":6,"surface":"بِئْسَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Medh/Zemm","root":"ب-ء-س","rootLatin":"b-'-s","lemma":"بِئْسَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ne kötüdür"},{"position":7,"surface":"مَثْوَى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ث-و-ي","rootLatin":"th-w-y","lemma":"مَثْوَى","form":"Mef'al","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fiil-i zemm olan بِئْسَ'nin fâili olduğu için merfû","gloss":"durağı"},{"position":8,"surface":"ٱلْمُتَكَبِّرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"مُتَكَبِّر","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"büyüklenenlerin"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/76*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/76*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/76*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/76*
