# Mü'min Sûresi, 77. Âyet (40:77)

> فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ ۚ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

*Fasbir inne va'da(A)llâhi hakk(un)(c) fe-immâ nuriyenneke ba'da-lleżî ne'iduhum ev neteveffeyenneke fe-ileynâ yurce'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sen sabret! Şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefat ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/40/77

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, sabır, Allah'ın vaadi ve nihai dönüş kavramları etrafında şekillenmektedir. Dilbilimsel olarak, fiillerin ve isimlerin kök anlamları, ayetin temel mesajını oluşturan ilahi güvence ve ahiret inancını pekiştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"فَٱصْبِرْ","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Zorluklara karşı metanetli olmak, dayanmak ve sebat etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sabır (صبر), nefsi, aklın ve şeriatın gerektirdiği şeylere hapsetmek veya onlardan alıkoymaktır. Ayetteki 'fasbir' emri, Hz. Peygamber'e, müşriklerin eziyetlerine ve inkârlarına karşı metanetli olması, Allah'ın vaadinin gerçekleşeceğine inanarak dayanması gerektiğini ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sabır, nefsi hoşlanmadığı şeylere karşı tutmaktır. Bu ayetteki sabır emri, Allah'ın vaadinin hak olduğuna güvenerek, düşmanların akıbetini beklemeyi ve bu süreçte sıkıntılara katlanmayı gerektirir."}]},{"word":"وَعْدَ","root":"و ع د","rootLatin":"v-a-d","meaning":"Allah'ın kesinlikle gerçekleşecek olan sözü, vaadi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd (وعد), bir şeyin olacağına dair verilen sözdür. Burada 'va'dullah' (Allah'ın vaadi), Allah'ın müminlere yardım edeceği ve inkârcıları cezalandıracağı yönündeki kesin ve değişmez hükmüdür. Ayetteki 'hak' kelimesiyle bu vaadin doğruluğu ve gerçekleşeceği vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'va'd' (وعد) kavramı, genellikle Allah'ın ahiret hayatında mükafat veya ceza verme sözü olarak kullanılır. Bu ayette ise hem dünyevi azabın bir kısmının gösterilmesi hem de ahiretteki nihai cezanın kesinliği anlamında geniş bir vaadi ifade eder."}]},{"word":"حَقٌّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Gerçek, doğru, sabit ve kesin olan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak (حق), bir şeyin sabit ve doğru olmasıdır. 'Va'dullah hak' ifadesi, Allah'ın sözünün şüphe götürmez bir gerçek olduğunu, kesinlikle gerçekleşeceğini ve asla değişmeyeceğini belirtir. Bu, müminler için bir güvence kaynağıdır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hak, varlığı kesin olan ve şüphe barındırmayan şeydir. Ayetteki 'hak' kelimesi, Allah'ın vaadinin sadece bir sözden ibaret olmadığını, bilakis mutlak bir gerçeklik olduğunu ve er ya da geç vuku bulacağını vurgular."}]},{"word":"نُرِيَنَّكَ","root":"ر أ ى","rootLatin":"r-'-y","meaning":"Sana gösteririz, gözlerinle görmeni sağlarız.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Rü'yet (رؤية), gözle görmek demektir. Buradaki 'nuriyenneke' (sana gösteririz) ifadesi, Allah'ın, inkârcılara vaat ettiği azabın bir kısmını Hz. Peygamber'e dünyada iken fiilen gösterebileceği ihtimalini belirtir. Bu, tehdidin ciddiyetini ve vaadin yakınlığını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Fiil 'erâ' (أرى), birine bir şeyi göstermek, onu görmesini sağlamak anlamına gelir. Ayetteki bu kullanım, Allah'ın kudretini ve vaadini gerçekleştirme yeteneğini gösterir; isterse azabın bir kısmını peygamberine dünyada iken dahi gösterebilir."}]},{"word":"نَتَوَفَّيَنَّكَ","root":"و ف ي","rootLatin":"v-f-y","meaning":"Seni vefat ettiririz, ruhunu alırız.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vefât (وفاة), bir şeyi tam olarak almak, tamamlamak demektir. Ölüm için kullanıldığında, ruhun bedenden tam olarak alınması anlamına gelir. Ayetteki 'neteveffeyenneke' ifadesi, Hz. Peygamber'in ömrünün sona ermesi ve ruhunun Allah tarafından alınması durumunu ifade eder. Bu, Allah'ın vaadinin gerçekleşmesi için peygamberin hayatta olmasına gerek olmadığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Vefât, ruhun bedenden ayrılmasıyla hayatın sona ermesidir. Bu ayetteki kullanım, Allah'ın, vaat ettiği azabı göstermeden önce peygamberini vefat ettirmesi durumunda dahi, inkârcıların nihai dönüşünün Allah'a olacağını ve vaadin kesinlikle gerçekleşeceğini vurgular."}]},{"word":"يُرْجَعُونَ","root":"ر ج ع","rootLatin":"r-j-'-","meaning":"Onlar döndürülürler, geri dönerler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rücû' (رجوع), bir yerden ayrıldıktan sonra oraya geri dönmektir. Buradaki 'yurce'ûn' (döndürülürler), inkârcıların ölümden sonra hesap vermek üzere Allah'ın huzuruna geri döndürüleceklerini ifade eder. Bu, Allah'ın vaadinin nihai gerçekleşme yerinin ahiret olduğunu ve hiç kimsenin bu dönüşten kaçamayacağını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Rücû' fiili, Kur'an'da genellikle Allah'a dönüş, ahirette hesap vermek üzere diriltilme anlamında kullanılır. Ayetteki 'fe-ileynâ yurce'ûn' ifadesi, inkârcıların akıbetinin kesinlikle Allah'ın hükmüne tabi olacağını ve dünyadaki eylemlerinin karşılığını görecekleri nihai dönüşü vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["sabir","kader","ahiret-mukafat","dirilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"ٱصْبِرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَبَرَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, sükûn üzere mebnîdir.","gloss":"sabret"},{"position":2,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz"},{"position":3,"surface":"وَعْدَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعْد","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sözü"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":5,"surface":"حَقٌّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"gerçektir"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":6,"surface":"إِمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِمَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ister"},{"position":7,"surface":"نُرِيَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ء-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"أَرَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Te'kid nûnu ile bitiştiği için fetha üzere mebnî","gloss":"gösteririz"},{"position":7,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sana"},{"position":8,"surface":"بَعْضَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ع-ض","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْض","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir kısmını"},{"position":9,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (lafzen mebnî)","gloss":"o şey ki"},{"position":10,"surface":"نَعِدُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعَدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"söz veririz"},{"position":10,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":11,"surface":"أَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"veya"},{"position":12,"surface":"نَتَوَفَّيَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ف-ي","rootLatin":"w-f-y","lemma":"تَوَفَّى","form":"Tefea'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Te'kid nûnu ile bitiştiği için fetha üzere mebnî","gloss":"seni vefat ettiririz"},{"position":12,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"seni"},{"position":13,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":13,"surface":"إِلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"e doğru"},{"position":13,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Bize"},{"position":14,"surface":"يُرْجَعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ج-ع","rootLatin":"r-j-'-","lemma":"رَجَعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"döndürülürler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/77*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/77*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/77*
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** · *40/77*
