# Fussilet Sûresi, 27. Âyet (41:27)

> فَلَنُذِيقَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ عَذَابًا شَدِيدًا وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَسْوَأَ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

*Felenużîkanne-lleżîne keferû ‘ażâben şedîden velenecziyennehum esvee-lleżî kânû ya'melûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İnkar edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/41/27

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, inkar edenlere verilecek şiddetli azabı ve işledikleri kötü amellerin karşılığını vurgulamaktadır. Temel kavramlar, inkarın, azabın ve amellerin semantik derinliğini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın varlığını ve birliğini, peygamberlerini ve getirdiklerini inkar etmek, örtmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kökü, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamındadır. Dini bağlamda ise, Allah'ın nimetlerini örtmek, yani nankörlük etmek ve imanı gizlemek, yani inkar etmek manasına gelir. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, hakikati örtüp inkar edenleri, yani mümin olmayanları ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu'ya göre 'küfr', Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve 'şükr'ün zıttıdır. Allah'ın lütuflarını ve hakikatini görmezden gelmek, nankörlük etmek ve nihayetinde Allah'ı inkar etmek anlamlarını taşır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın ayetlerini ve peygamberini reddedenlerin durumunu anlatır."}]},{"word":"عَذَابًا","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"İnsana acı veren, sıkıntı veren, eziyet eden ceza.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azab kelimesi, bir şeyi engellemek, alıkoymak anlamındaki 'azb' kökünden gelir. İnsanı rahatından alıkoyan, ona eziyet veren her türlü sıkıntı ve cezayı ifade eder. Ayetteki 'azâben şedîden' ifadesi, inkar edenlere tattırılacak olan şiddetli ve katı cezayı vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Azab, mecazi olarak, bir kişinin işlediği günahların karşılığı olarak başına gelen her türlü sıkıntı ve cezadır. Kur'an'da genellikle ahiretteki cehennem azabını ifade etmekle birlikte, dünyadaki musibetler için de kullanılır. Bu ayetteki 'azâben şedîden', inkarın nihai sonucunu, yani ahiretteki şiddetli cezayı belirtir."}]},{"word":"شَدِيدًا","root":"ش د د","rootLatin":"ş-d-d","meaning":"Çok güçlü, şiddetli, katı ve ağır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ş-d-d kökü, bir şeyin sağlam, güçlü ve katı olması anlamına gelir. 'Şedîd', bir şeyin niteliğinde aşırılığı ve yoğunluğu ifade eder. Ayette 'azâben şedîden' olarak geçmesi, verilecek azabın hafif değil, aksine çok şiddetli ve dayanılmaz olacağını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Şiddet, bir şeyin kuvvetinin ve tesirinin en üst noktaya ulaşmasıdır. Azabın şiddetli olması, onun acısının ve etkisinin çok büyük olacağı anlamına gelir. Bu ayetteki 'şedîden' kelimesi, inkar edenlere verilecek cezanın niteliğini pekiştirerek, onun korkunçluğunu vurgular."}]},{"word":"وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Bir amelin karşılığını vermek, mükafatlandırmak veya cezalandırmak.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"C-z-y kökü, bir fiilin karşılığını vermek, bedelini ödemek anlamındadır. Hem iyi hem de kötü amellerin karşılığı için kullanılır. Ayetteki 'lenecziyennehum' ifadesi, Allah'ın inkar edenlerin kötü amellerinin karşılığını kesinlikle vereceğini, yani onları cezalandıracağını teyit eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ceza kavramı, Kur'an'da adalet ilkesiyle yakından ilişkilidir. Herkesin yaptığı amelin karşılığını eksiksiz alacağını ifade eder. Bu ayetteki 'lenecziyennehum', Allah'ın adaletinin tecellisi olarak, inkar edenlerin işledikleri en kötü amellerin karşılığını göreceklerini kesin bir dille belirtir."}]},{"word":"يَعْمَلُونَ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Bir işi yapmak, eylemde bulunmak, fiil işlemek.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"A-m-l kökü, bir fiili kasten ve iradi olarak yapmak anlamına gelir. 'Amel', genellikle iyi veya kötü bir niyetle yapılan her türlü işi kapsar. Ayetteki 'ya'melûne' ifadesi, inkar edenlerin sürekli olarak işledikleri kötü fiilleri, yani günahları ve isyanları ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Amel, insanın iradesiyle ortaya koyduğu her türlü davranıştır. Kur'an'da amel, genellikle ahirette karşılığı görülecek olan fiilleri ifade eder. Bu ayette 'esve'a ellezî kânû ya'melûne' ifadesi, inkar edenlerin alışkanlık haline getirdikleri ve en kötü olarak nitelendirilen amellerini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Te'kîd harfi olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":1,"surface":"نُذِيقَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ذ-و-ق","rootLatin":"dh-w-q","lemma":"أَذَاقَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nûn-i Te'kîd ile birleştiği için fetha üzere mebnî","gloss":"tattıracağız"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için damme üzere mebnî","gloss":"inkar ettiler"},{"position":4,"surface":"عَذَابًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir azap"},{"position":5,"surface":"شَدِيدًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ش-د-د","rootLatin":"sh-d-d","lemma":"شَدِيد","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"çetin"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Te'kîd harfi olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":6,"surface":"نَجْزِيَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nûn-i Te'kîd ile birleştiği için fetha üzere mebnî","gloss":"karşılığını vereceğiz"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"أَسْوَأَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-hamza","lemma":"أَسْوَأ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"en kötüsü"},{"position":8,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"o şey ki"},{"position":9,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için damme üzere mebnî","gloss":"idiler"},{"position":10,"surface":"يَعْمَلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"yapıyorlardı"}]
