# Fussilet Sûresi, 28. Âyet (41:28)

> ذَٰلِكَ جَزَآءُ أَعْدَآءِ ٱللَّهِ ٱلنَّارُ ۖ لَهُمْ فِيهَا دَارُ ٱلْخُلْدِ ۖ جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا يَجْحَدُونَ

*Żâlike cezâu a'dâ-i(A)llâhi-nnâr(u)(s) lehum fîhâ dâru-lḣuld(i)(s) cezâen bimâ kânû bi-âyâtinâ yechadûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedilik yurdu vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/41/28

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın düşmanlarının akıbetini ve bu akıbetin nedenini dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, ceza, düşmanlık, ebedilik ve inkâr kavramları üzerinden ilahi adaletin tecellisini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"جَزَآءُ","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Yapılan bir fiilin karşılığı, ödülü veya cezası anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cezâ, bir fiilin karşılığı olarak verilen şeydir; hayır ise hayır, şer ise şerdir. Ayetteki 'cezâ' kelimesi, Allah'ın düşmanlarının inkârlarına karşılık olarak alacakları kötü akıbeti, yani ateşi ifade eder. Bu, onların amellerinin doğal ve adil bir sonucudur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cezâ, bir şeyin karşılığıdır. Burada 'cezâ' kelimesi, Allah'ın ayetlerini inkâr edenlerin hak ettikleri azabı, yani ateşi belirtir. Bu, mecazi bir anlatım değil, doğrudan bir karşılıktır."}]},{"word":"أَعْدَآءِ","root":"ع د و","rootLatin":"a-d-v","meaning":"Birine karşı düşmanlık besleyen, haddi aşan kimseler anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Adâvet, haddi aşmak ve düşmanlık beslemektir. Ayetteki 'a'dâi' kelimesi, Allah'ın emirlerine karşı gelerek, O'nun ayetlerini inkâr etmek suretiyle haddi aşan ve böylece Allah'a düşmanlık eden kimseleri ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Adâvet, bir şeyden uzaklaşmak ve ona karşı gelmektir. 'A'dâi' kelimesi, Allah'ın yolundan sapan, O'nun ayetlerini reddeden ve böylece kendilerini Allah'a karşı konumlandıran kişileri tanımlar. Bu, sadece bir karşıtlık değil, aktif bir düşmanlıktır."}]},{"word":"ٱلنَّارُ","root":"ن و ر","rootLatin":"n-v-r","meaning":"Yakıcı, azap verici ateş anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Nâr, bilinen ateştir. Kur'an'da genellikle azap ve ceza aracı olarak kullanılır. Bu ayetteki 'en-Nâr' kelimesi, Allah'ın düşmanları için hazırlanan, yakıcı ve ebedi azap mekânı olan cehennem ateşini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Nâr, ışık ve sıcaklık veren şeydir, ancak Kur'an'da genellikle azap ve helak anlamında kullanılır. Ayetteki 'en-Nâr', Allah'ın ayetlerini inkâr edenlerin karşılaşacağı şiddetli ve sürekli azabı simgeler."}]},{"word":"ٱلْخُلْدِ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Ebedi kalma, sonsuzluk anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Huld, bir şeyin bozulmadan ve değişmeden kalmasıdır. Ayetteki 'el-Huld' kelimesi, Allah'ın düşmanlarının cehennemde kalışlarının geçici değil, sonsuz ve kesintisiz olacağını vurgular. Bu, cezanın şiddetini artıran bir unsurdur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Huld, bir şeyin uzun süre kalması veya ebediyen devam etmesidir. Kur'an'da genellikle ahiret hayatının ve cennet/cehennemdeki kalışın sonsuzluğunu ifade eder. Bu ayette 'dâru'l-huld', inkârcıların cehennemdeki ikametlerinin ebedi olacağını açıkça belirtir."}]},{"word":"يَجْحَدُونَ","root":"ج ح د","rootLatin":"c-h-d","meaning":"Bile bile inkâr etmek, gerçeği reddetmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cuhûd, bir şeyi bilmesine rağmen inkâr etmektir. Bu, sadece bilgisizlikten kaynaklanan bir reddediş değil, kasıtlı ve bilinçli bir karşı çıkıştır. Ayetteki 'yechâdûn' kelimesi, Allah'ın ayetlerinin açık delillerine rağmen, inkârcıların bunları bile bile reddettiklerini ve bu eylemlerinin cezayı haklı kıldığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Cuhûd, hakkı bildiği halde örtmek ve inkâr etmektir. Bu fiil, sadece bir inançsızlığı değil, aynı zamanda bir tür nankörlüğü ve gerçeğe karşı direnişi de içerir. Ayetteki 'yechâdûn' ifadesi, inkârcıların Allah'ın ayetlerine karşı takındıkları bu bilinçli ve inatçı tutumu vurgular, bu da onların cezalandırılmasının temel sebebidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","musrikler","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumundadır.","gloss":"işte böyle"},{"position":2,"surface":"جَزَآءُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَاء","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olan 'ذَٰلِكَ' kelimesinin haberi olduğu için merfû.","gloss":"cezası"},{"position":3,"surface":"أَعْدَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-د-و","rootLatin":"'-d-w","lemma":"عَدُوّ","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki 'جَزَآءُ' kelimesine muzâfun ileyh olduğu için mecrûr.","gloss":"düşmanları"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki 'أَعْدَآءِ' kelimesine muzâfun ileyh olduğu için mecrûr.","gloss":"Allah'ın"},{"position":5,"surface":"ٱلنَّارُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olan 'ذَٰلِكَ' kelimesinin ikinci haberi olduğu için merfû.","gloss":"ateştir"},{"position":6,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî.","gloss":"onlar için"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî.","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"فِيهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî.","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî.","gloss":"o"},{"position":8,"surface":"دَارُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ر","rootLatin":"d-w-r","lemma":"دَار","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda-haber terkibinde mübteda (muahhar mübteda) olduğu için merfû.","gloss":"yer"},{"position":9,"surface":"ٱلْخُلْدِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-ل-د","rootLatin":"kh-l-d","lemma":"خُلْد","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki 'دَارُ' kelimesine muzâfun ileyh olduğu için mecrûr.","gloss":"temelli kalma"},{"position":10,"surface":"جَزَآءًۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَاء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlak olduğu için mansûb.","gloss":"karşılık olarak"},{"position":11,"surface":"بِمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî.","gloss":"nedeniyle"},{"position":11,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî.","gloss":"şey"},{"position":12,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî.","gloss":"idiler"},{"position":13,"surface":"بِـَٔايَـٰتِنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî.","gloss":"ile"},{"position":13,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr.","gloss":"ayetlerimiz"},{"position":13,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki 'ءَايَـٰتِ' kelimesine muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnî.","gloss":"bizim"},{"position":14,"surface":"يَجْحَدُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ح-د","rootLatin":"j-h-d","lemma":"جَحَدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû.","gloss":"inkar ediyorlardı"}]
