# Fussilet Sûresi, 39. Âyet (41:39)

> وَمِنْ ءَايَـٰتِهِۦٓ أَنَّكَ تَرَى ٱلْأَرْضَ خَـٰشِعَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ ۚ إِنَّ ٱلَّذِىٓ أَحْيَاهَا لَمُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰٓ ۚ إِنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

*Vemin âyâtihi enneke terâ-l-arda ḣâşi'aten fe-iżâ enzelnâ ‘aleyhâ-lmâe-htezzet verabet(c) inne-lleżî ahyâhâ lemuhyî-lmevtâ(c) innehu ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)*

**Meal (Diyanet):** Allah'ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır. Şüphesiz ki, onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. Şüphesiz O, her şeye gücü hakkıyla yetendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/41/39

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fussilet Suresi 39. ayet, Allah'ın kudretini ve diriltme gücünü yeryüzünün canlanması metaforu üzerinden anlatır. Ayet, cansız toprağın su ile hayat bulmasını, ölülerin diriltilmesiyle ilişkilendirerek temel teolojik mesajını dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"ءَايَـٰتِهِۦٓ","root":"أ ي ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Allah'ın varlığına, kudretine ve birliğine işaret eden deliller, belgeler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âyet' kelimesini 'açık alamet, işaret' olarak tanımlar. Ayetteki 'âyâtihî' ifadesi, Allah'ın kudretinin ve varlığının açık delillerini, yani yeryüzünün canlanması gibi mucizevi olayları ifade eder. Bu bağlamda, yeryüzünün su ile dirilmesi, Allah'ın gücünün somut bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'âyet' kavramının Kur'an'da hem 'işaret' hem de 'mucize' anlamlarına geldiğini belirtir. Fussilet 39'daki kullanımı, Allah'ın yaratma ve diriltme gücünü gösteren, gözle görülür bir 'işaret' ve aynı zamanda bir 'mucize' olarak yeryüzünün canlanmasını vurgular."}]},{"word":"خَـٰشِعَةً","root":"خ ش ع","rootLatin":"h-ş-'-","meaning":"Kurumuş, cansız, boyun eğmiş ve alçakgönüllü bir halde olan yeryüzü.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hâşi'a' kelimesini 'kurumuş, bitkisiz kalmış' olarak açıklar. Ayetteki 'el-arda hâşi'aten' ifadesi, yağmurdan önce toprağın cansız, verimsiz ve kupkuru halini tasvir eder, bu da onun Allah'ın emrine boyun eğmişliğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hâşi'a' kelimesinin mecazi olarak 'boyun eğmiş, alçalmış' anlamında kullanıldığını belirtir. Yeryüzünün 'hâşi'a' olması, onun Allah'ın kudreti karşısında acizliğini ve O'nun iradesine teslimiyetini ifade eder."}]},{"word":"ٱهْتَزَّتْ","root":"ه ز ز","rootLatin":"h-z-z","meaning":"Su indikten sonra yeryüzünün hareketlenmesi, canlanması ve titremesi.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ihtezzet' fiilini 'hareket etti, canlandı' olarak açıklar. Ayette, suyun yeryüzüne inmesiyle birlikte toprağın bitkilerle hareketlenmesini, canlanmasını ve yeşermesini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hezz' kökünün 'hareket ettirme, sallama' anlamlarına geldiğini belirtir. 'İhtezzet' ise, yeryüzünün yağmurla birlikte bitkileri filizlendirmek için içten bir hareketlilik ve canlanma göstermesini, adeta titreyerek hayata dönmesini anlatır."}]},{"word":"وَرَبَتْ","root":"ر ب و","rootLatin":"r-b-w","meaning":"Yeryüzünün su ile kabarması, şişmesi ve bitkilerle dolup taşması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'rabâ' fiilinin 'artmak, yükselmek, kabarmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'rabet' ifadesi, yeryüzünün yağmur suyuyla şişerek, bitkileri filizlendirmek için hacimce büyümesini ve bereketlenmesini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'rabet' kelimesinin yeryüzünün su ile dolup taşması ve bitkilerle kabarması anlamında kullanıldığını açıklar. Bu, toprağın verimliliğinin artmasını ve hayatın yeniden yeşermesini sembolize eder."}]},{"word":"أَحْيَاهَا","root":"ح ي ي","rootLatin":"h-y-y","meaning":"Allah'ın yeryüzüne hayat vermesi, onu canlandırması.","sources":[{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ihyâ'' fiilinin 'ölüyü diriltmek, cansıza hayat vermek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ahyâhâ' ifadesi, Allah'ın cansız toprağa yağmur vasıtasıyla hayat vermesini, onu bitkilerle yeşertmesini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ihyâ'' kavramının Kur'an'da hem fiziksel diriltmeyi hem de manevi canlanmayı ifade ettiğini belirtir. Fussilet 39'da, yeryüzünün 'ihyâ'' edilmesi, onun fiziksel olarak canlanması ve bereketlenmesi anlamındadır, bu da ölülerin diriltilmesine bir delil teşkil eder."}]},{"word":"لَمُحْىِ","root":"ح ي ي","rootLatin":"h-y-y","meaning":"Hayat veren, dirilten; Allah'ın sıfatlarından biri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'muhyî' isminin 'hayat veren, dirilten' anlamına geldiğini ve Allah'ın bu sıfatının, hem cansız varlıklara hayat vermesini hem de ölüleri diriltmesini kapsadığını belirtir. Ayetteki 'lemuhyi'l-mevtâ' ifadesi, yeryüzünü diriltenin, ölüleri de dirilteceğine kesin bir vurgudur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'muhyî' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini vurgular. Bu sıfat, Allah'ın yaratma ve yeniden yaratma gücünün temel bir göstergesidir. Yeryüzünü diriltenin, insanları da dirilteceği fikri, Kur'an'ın ahiret inancının güçlü bir delilidir."}]}]}
