# Fussilet Sûresi, 4. Âyet (41:4)

> بَشِيرًا وَنَذِيرًا فَأَعْرَضَ أَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

*Beşîran ve neżîran fea'rada ekśeruhum fehum lâ yesme'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/41/4

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fussilet Suresi'nin 4. ayeti, Kur'an'ın müjdeleyici ve uyarıcı niteliğini vurgularken, insanların çoğunluğunun bu çağrıya yüz çevirmesini ve işitmemesini ele almaktadır. Ayet, vahyin temel işlevlerini ve muhatapların tepkisini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"بَشِيرًا","root":"ب ش ر","rootLatin":"b-ş-r","meaning":"İnsanlara sevindirici haberler getiren, müjdeleyici.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Beşâret, bir haberin derideki (beşere) izi gibi, insanın içini sevinçle dolduran, yüzünü güldüren güzel haberdir. Ayetteki 'beşîrâ' kelimesi, Kur'an'ın insanlara cennet ve Allah'ın rızası gibi sevindirici haberler getiren yönünü ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Beşîr, hayırla müjdeleyen demektir. Ayetteki kullanımı, Kur'an'ın iman edenlere vaat ettiği güzellikleri haber veren bir elçi gibi olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Beşâret kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın rahmetini, mağfiretini ve cennetini müjdelemek için kullanılır. Bu ayetteki 'beşîrâ' kelimesi, Kur'an'ın temel işlevlerinden biri olan, insanlara doğru yolu göstererek onlara iyi bir gelecek vaat etme rolünü vurgular."}]},{"word":"وَنَذِيرًا","root":"ن ذ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Kötü sonuçlara karşı uyaran, korkutan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İnzâr, korkutmak ve sakındırmak demektir. Ayetteki 'nezîrâ' kelimesi, Kur'an'ın insanları Allah'ın azabından ve kötü akıbetlerden sakındıran, uyarıcı yönünü belirtir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nezîr, azapla korkutan demektir. Ayetteki bağlamda, Kur'an'ın inkarcıları ve günahkarları bekleyen kötü sonuçlara karşı bir uyarıcı olduğunu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Nezîr kelimesi, Kur'an'da genellikle peygamberlerin ve ilahi kitapların temel görevlerinden biri olarak, insanları Allah'ın emirlerine uymaya ve yasaklarından kaçınmaya teşvik etmek amacıyla kullanılır. Bu ayette, Kur'an'ın sadece müjdeleyici değil, aynı zamanda sorumlulukları hatırlatan bir uyarıcı olduğu vurgulanır."}]},{"word":"فَأَعْرَضَ","root":"ع ر ض","rootLatin":"a-r-d","meaning":"Yüz çevirmek, sırt dönmek, ilgilenmemek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İ'râd, bir şeyden yüz çevirmek, ondan uzaklaşmak demektir. Ayetteki 'fe-a'rada' ifadesi, insanların çoğunluğunun Kur'an'ın mesajına karşı takındığı olumsuz tavrı, yani onu dinlemeyi ve kabul etmeyi reddetmelerini anlatır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"İ'râd, bir şeyden dönmek ve onu terk etmektir. Ayetteki kullanımı, insanların ilahi çağrıya karşı kayıtsız kalışını ve ondan yüz çevirişini açıkça ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İ'râd kavramı, Kur'an'da genellikle hakikatten, Allah'ın ayetlerinden veya peygamberin çağrısından yüz çevirme anlamında kullanılır. Bu ayette, insanların çoğunluğunun Kur'an'ın müjde ve uyarılarına karşı gösterdiği direnci ve ilgisizliği ifade eder."}]},{"word":"يَسْمَعُونَ","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-a","meaning":"İşitmek, dinlemek ve anlamak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sem' (işitme), sadece kulağın algılaması değil, aynı zamanda idrak etme ve anlama manasını da içerir. Ayetteki 'lâ yesme'ûne' ifadesi, onların fiziksel olarak işitmedikleri anlamına gelmez; aksine, Kur'an'ın mesajını kalben kabul etmediklerini ve idrak etmediklerini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sem', sadece sesin duyulması değil, aynı zamanda duyulan şeyin manasını kavramak ve ona icabet etmek anlamındadır. Ayetteki 'işitmezler' ifadesi, onların Kur'an'ın hakikatine karşı sağır kesildiklerini, yani onu anlamaya ve gereğini yapmaya yanaşmadıklarını belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'işitmek' fiili, genellikle sadece fiziksel duyma eylemini değil, aynı zamanda idrak etme, anlama ve kabul etme anlamlarını da içerir. Bu ayetteki 'lâ yesme'ûne' ifadesi, insanların Kur'an'ın mesajını kalben reddettiklerini ve bu nedenle ondan faydalanamadıklarını gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *41/ 4*
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *41/ 4*
