# Şûrâ Sûresi, 12. Âyet (42:12)

> لَهُۥ مَقَالِيدُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ ۚ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

*Lehu mekâlîdu-ssemâvâti vel-ard(i)(s) yebsutu-rrizka limen yeşâu veyakdir(u)(c) innehu bikulli şey-in ‘alîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/42/12

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini, rızık üzerindeki tasarrufunu ve her şeyi kuşatan ilmini vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, O'nun yaratma, yönetme ve bilme sıfatlarını dilbilimsel derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"مَقَالِيدُ","root":"ق ل د","rootLatin":"k-l-d","meaning":"Göklerin ve yerin anahtarları, kilitleri; Allah'ın mülkiyetini ve tasarruf yetkisini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'makâlîd' kelimesinin 'kilitler' veya 'anahtarlar' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın göklerin ve yerin hazinelerine sahip olduğunu, onları açıp kapama gücüne sahip olduğunu, yani mutlak egemenliğini ve tasarruf yetkisini ifade eder. Bu, O'nun yaratma ve yönetme kudretinin bir sembolüdür."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'makâlîd' kelimesini 'hazinelerin anahtarları' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın göklerdeki ve yerdeki tüm hazinelerin, rızıkların ve işlerin anahtarlarına sahip olduğunu, yani her şeyin O'nun kontrolünde olduğunu ve O'nun izni olmadan hiçbir şeyin gerçekleşemeyeceğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'makâlîd' gibi sembolik ifadelerin Kur'an'da Allah'ın mutlak gücünü ve evren üzerindeki tam kontrolünü anlatmak için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'göklerin ve yerin makâlîd'i' ifadesi, Allah'ın yaratma, idare etme ve rızık verme gibi tüm kozmik süreçlerin yegane sahibi ve yöneticisi olduğunu sembolize eder."}]},{"word":"يَبْسُطُ","root":"ب س ط","rootLatin":"b-s-t","meaning":"Rızkı genişletmek, yaymak, bollaştırmak anlamına gelir; Allah'ın dilediğine rızkı bolca verdiğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yebsutu' fiilinin 'genişletmek, yaymak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yebsutu'r-rızka' ifadesi, Allah'ın dilediği kuluna rızkı bolca verdiğini, onun geçimini kolaylaştırdığını ve nimetlerini artırdığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bast' kelimesinin 'bir şeyi yaymak, genişletmek' olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın rızkı dilediği kimseler için genişlettiğini, yani maddi ve manevi imkanları artırdığını, bu durumun O'nun mutlak iradesine bağlı olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'bast' kökünün Kur'an'da genellikle Allah'ın rızık ve rahmetini genişletmesi bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette de 'yebsutu' fiili, Allah'ın rızık üzerindeki sınırsız tasarrufunu, dilediğine bolca ihsan etme kudretini açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"يَقْدِرُ","root":"ق د ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"Rızkı daraltmak, kısmak veya bir ölçüye göre vermek anlamına gelir; Allah'ın dilediğine rızkı ölçülü verdiğini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yakdiru' fiilinin 'daraltmak, kısmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın rızkı dilediği kimseler için daralttığını, yani geçimlerini zorlaştırdığını veya belirli bir ölçüde verdiğini ifade eder, bu da O'nun mutlak iradesinin bir göstergesidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kadr' kökünün hem 'güç yetirmek' hem de 'ölçü koymak, daraltmak' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki 'yakdiru' fiili, Allah'ın rızkı dilediği kimselere belirli bir ölçüde, yani daraltarak verdiğini, bu durumun O'nun hikmetine ve iradesine bağlı olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'kadr' kelimesinin 'bir şeyi ölçmek, takdir etmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yakdiru' fiili, Allah'ın rızkı dilediği kimselere hikmetine uygun olarak, belirli bir ölçü ve takdirle verdiğini, yani rızık dağıtımında tam bir kontrol ve dengeye sahip olduğunu ifade eder."}]},{"word":"عَلِيمٌ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Her şeyi bilen, ilmi her şeyi kuşatan anlamına gelir; Allah'ın mutlak ve sınırsız ilmini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'alîm' isminin, Allah'ın her şeyi, geçmişi, geleceği, gizliyi ve açığı, küllî ve cüz'î olanı bilmesini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'İnnehû bi-külli şey'in alîm' ifadesi, Allah'ın rızık dağıtımı, göklerin ve yerin idaresi gibi tüm işlerde tam bir bilgiye sahip olduğunu, hiçbir şeyin O'nun ilminden gizli kalmadığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' kelimesinin 'bir şeyin hakikatini idrak etmek' olduğunu belirtir. 'Alîm' sıfatı ise, Allah'ın her şeyi en ince ayrıntısına kadar bildiğini, bu bilginin mutlak ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın rızık verme ve kısma hikmetinin, O'nun her şeyi kuşatan ilmine dayandığını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilm' kavramının Kur'an'da Allah'ın en temel sıfatlarından biri olduğunu ve O'nun kudret ve iradesiyle yakından ilişkili olduğunu belirtir. 'Alîm' sıfatı, Allah'ın evrendeki her olayı, her varlığı ve her eylemi tam olarak bildiğini, bu bilginin O'nun adaletli ve hikmetli tasarruflarının temelini oluşturduğunu ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["rizik","esma-i-husna","tevhid","kader"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için, ait"},{"position":1,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"O'na"},{"position":2,"surface":"مَقَالِيدُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"ق-ل-د","rootLatin":"q-l-d","lemma":"مِقْلَاد","form":"Mif'âl","features":{"number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"anahtarlar, kilitler"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"göklerin"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yerin"},{"position":5,"surface":"يَبْسُطُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-س-ط","rootLatin":"b-s-t","lemma":"بَسَطَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"yayıyor, genişletiyor"},{"position":6,"surface":"ٱلرِّزْقَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-ز-ق","rootLatin":"r-z-q","lemma":"رِزْق","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"rızkı"},{"position":7,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":7,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kimseye"},{"position":8,"surface":"يَشَآءُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ي-أ","rootLatin":"sh-y-a","lemma":"شَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"dilerse"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"يَقْدِرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"قَدَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"kısar, ölçüyle verir"},{"position":10,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i müşebbehe bil-fiil olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":10,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"O"},{"position":11,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":11,"surface":"كُلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"her"},{"position":12,"surface":"شَىْءٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-أ","rootLatin":"sh-y-a","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":13,"surface":"عَلِيمٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"bilendir"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *42/12*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *42/12*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *42/12*
- **Zümer Sûresi** · *42/12*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *42/12*
- **Zümer Sûresi** · *42/12*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/12*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/12*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/12*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/12*
