# Şûrâ Sûresi, 25. Âyet (42:25)

> وَهُوَ ٱلَّذِى يَقْبَلُ ٱلتَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِۦ وَيَعْفُوا۟ عَنِ ٱلسَّيِّـَٔاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ

*Ve huve-lleżî yakbelu-ttevbete ‘an ‘ibâdihi ve ya'fû ‘ani-sseyyi-âti ve ya'lemu mâ tef'alûn(e)*

**Meal (Diyanet):** O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/42/25

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın kullarına karşı rahmetini, bağışlayıcılığını ve her şeyi bilici olduğunu vurgulamaktadır. Tevbe, af ve ilim kavramları üzerinden Allah'ın insanlarla olan ilişkisi ve O'nun mutlak kudreti dilbilimsel bir derinlikle ele alınmıştır.","keyConcepts":[{"word":"يَقْبَلُ","root":"ق ب ل","rootLatin":"k-b-l","meaning":"Allah'ın kullarının tevbesini kabul etmesi, onaylaması ve karşılık vermesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kabul (قبول), bir şeyi rızayla almak, benimsemek ve ona karşılık vermektir. Ayetteki 'yakbelu' fiili, Allah'ın kullarının tevbesini lütuf ve keremiyle onaylaması, onların dönüşünü hoş karşılaması ve günahlarını affetmesi anlamında kullanılmıştır. Bu, sadece bir şeyi almak değil, aynı zamanda ona olumlu bir karşılık vermektir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Arapçada 'kabul etmek' (قبول), bir şeyi benimsemek ve ona icabet etmek manasındadır. Ayetteki 'yakbelu' fiili, Allah'ın tevbeyi kabul etmesini, yani kullarının pişmanlıklarını ve dönüşlerini onaylayıp onlara rahmetle muamele etmesini ifade eder. Bu, mecazi olarak Allah'ın kullarına olan lütfunun ve merhametinin bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'kabul' (قبول) kavramı, genellikle Allah'ın insan eylemlerine veya dualarına verdiği olumlu karşılığı ifade eder. Bu ayetteki 'tevbeyi kabul etmek', Allah'ın kulun pişmanlığını ve O'na yönelişini onaylaması, böylece günahlarının bağışlanması anlamına gelir. Bu, Allah'ın mutlak egemenliği altında, O'nun lütuf ve merhametinin bir tezahürüdür."}]},{"word":"ٱلتَّوْبَةَ","root":"ت و ب","rootLatin":"t-v-b","meaning":"Kulun günahtan dönerek Allah'a yönelmesi, pişmanlık duyması ve bağışlanma dilemesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tevbe (توبة), günahı terk edip Allah'a dönmektir. Bu, pişmanlık, günahtan vazgeçme ve bir daha işlememeye azmetme ile gerçekleşir. Ayetteki 'et-tevbete' kelimesi, kulun Allah'a yönelişini, O'ndan af dilemesini ve günahlarından arınma çabasını ifade eder ki, Allah da bunu kabul eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tevbe (توبة), kulun günahından dönmesi ve Allah'a yönelmesidir. Bu, kalpteki pişmanlık ve fiildeki terk ile olur. Ayetteki 'et-tevbete' kelimesi, Allah'ın kullarından beklediği bu samimi dönüşü ve bu dönüşün Allah katında kabul göreceğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Tevbe (توبة), Kur'an'da merkezi bir kavram olup, insanın Allah'a karşı işlediği günahlardan pişmanlık duyarak O'na geri dönmesini ifade eder. Bu, sadece bir eylem değil, aynı zamanda bir zihniyet ve kalbi bir yöneliştir. Ayetteki 'et-tevbete', Allah'ın bu dönüşü kabul etmesiyle kulun günahlarından arınma imkanını sunar."}]},{"word":"عِبَادِهِۦ","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Allah'ın yarattığı, O'na kulluk eden ve O'nun emirlerine tabi olan varlıklar, yani insanlardır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Abd (عبد), boyun eğen, itaat eden ve kulluk eden demektir. 'İbâd' (عباد) ise bunun çoğuludur ve Allah'a kulluk eden, O'nun emirlerine tabi olan insanları ifade eder. Ayetteki 'ibâdihî' kelimesi, Allah'ın kullarına olan rahmetini ve onların tevbesini kabul etmesini vurgulayarak, Allah-kul ilişkisindeki bu bağımlılık ve itaat boyutunu öne çıkarır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Abd (عبد), hürriyetini kaybedip başkasına ait olan kişidir. Ancak Kur'an'da 'abd' kelimesi, Allah'a kulluk eden, O'nun mülkü olan ve O'na itaat eden varlıklar için kullanılır. Ayetteki 'ibâdihî', Allah'ın yarattığı ve O'na kulluk etmekle yükümlü olan tüm insanları kapsar ve Allah'ın onlara karşı olan lütfunu gösterir."}]},{"word":"وَيَعْفُوا۟","root":"ع ف و","rootLatin":"a-f-v","meaning":"Allah'ın günahları silmesi, bağışlaması ve cezalandırmaktan vazgeçmesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Afv (عفو), bir şeyi silmek, izini gidermek ve terk etmektir. Allah'ın affetmesi, günahın izini silmesi, onu bağışlaması ve cezalandırmaktan vazgeçmesidir. Ayetteki 'ya'fu' fiili, Allah'ın kullarının işlediği kötülükleri, tevbe etmeleri durumunda, rahmetiyle bağışlayacağını ve onlara ceza vermeyeceğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Afv (عفو), bir şeyi terk etmek ve ondan vazgeçmektir. Allah'ın günahları affetmesi, o günahların cezasını terk etmesi ve kulun üzerinden kaldırmasıdır. Bu ayetteki 'ya'fu' fiili, Allah'ın kullarına karşı olan merhametini ve onların hatalarını bağışlama kudretini mecazi bir anlatımla ortaya koyar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Afv (عفو) kelimesi, Kur'an'da genellikle Allah'ın günahları örtmesi, silmesi ve cezalandırmaktan vazgeçmesi anlamında kullanılır. Bu, Allah'ın rahmet ve mağfiret sıfatlarının bir tecellisidir. Ayetteki 'ya'fu' fiili, Allah'ın kullarının işlediği 'seyyiât'ı (kötülükleri) bağışlayarak onlara yeni bir başlangıç yapma fırsatı verdiğini gösterir."}]},{"word":"ٱلسَّيِّـَٔاتِ","root":"س و ء","rootLatin":"s-v-e","meaning":"İşlenen kötü fiiller, günahlar ve hatalardır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Seyyi'e (سيئة), kötü olan şey, çirkin fiil ve günahtır. 'Seyyiât' (سيئات) ise bunun çoğuludur. Ayetteki 'es-seyyiât' kelimesi, Allah'ın kullarının işlediği her türlü kötü fiili, günahı ve hatayı ifade eder. Allah, tevbe edenlerin bu kötülüklerini affeder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Seyyi'e (سيئة), kötü amel ve günahtır. 'Seyyiât' (سيئات) ise bu kötü amellerin çoğuludur. Ayetteki 'es-seyyiât' kelimesi, insanların işlediği günahları ve hataları kapsar. Allah'ın bu kötülükleri affetmesi, O'nun engin rahmetinin bir göstergesidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Seyyi'e (سيئة), insanın nefsine veya başkalarına zarar veren, şer olan her türlü fiildir. Kur'an'da genellikle günah ve hata anlamında kullanılır. Ayetteki 'es-seyyiât', Allah'ın affetme kudretinin kapsamını gösterir; yani O, kullarının işlediği tüm kötü fiilleri bağışlayabilir."}]},{"word":"وَيَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın her şeyi, gizli ve açık, geçmiş ve gelecek tüm eylemleri ve durumları bilmesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim (علم), bir şeyin hakikatini idrak etmek ve onu olduğu gibi bilmektir. Allah'ın ilmi ise mutlak ve kuşatıcıdır. Ayetteki 'ya'lemu' fiili, Allah'ın kullarının yaptıkları her şeyi, gizli veya açık, niyetleriyle birlikte eksiksiz bir şekilde bildiğini ifade eder. Bu, O'nun her şeye kadir ve her şeyi kuşatan ilminin bir göstergesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim (علم), bir şeyin hakikatini kavramak ve onu olduğu gibi bilmektir. Allah'ın ilmi, sınırsız ve ezelîdir. Ayetteki 'ya'lemu', Allah'ın kullarının tüm fiillerini, düşüncelerini ve niyetlerini tam olarak bildiğini vurgular. Bu, O'nun adaletinin ve her şeyi kuşatan kudretinin temelidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İlim (علم) kavramı, Kur'an'da Allah'ın en temel sıfatlarından biridir ve O'nun her şeyi kuşatan bilgeliğini ifade eder. Bu ayetteki 'ya'lemu', Allah'ın sadece tevbeyi kabul etmekle veya günahları affetmekle kalmayıp, kullarının tüm eylemlerini ve niyetlerini de bildiğini gösterir. Bu, Allah'ın mutlak otoritesini ve her şeyin O'nun kontrolünde olduğunu pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tovbe","af-hosgoru","esma-i-husna","dua","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"O"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Haber olduğu için mebnî","gloss":"o kimse ki"},{"position":3,"surface":"يَقْبَلُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبِلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"kabul eder"},{"position":4,"surface":"ٱلتَّوْبَةَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ت-و-ب","rootLatin":"t-w-b","lemma":"تَوْبَة","form":"Fa'le","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"tevbeyi"},{"position":5,"surface":"عَنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":6,"surface":"عِبَادِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ب-د","rootLatin":"ʿ-b-d","lemma":"عَبْد","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kullarının"},{"position":6,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"onun"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"يَعْفُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ف-و","rootLatin":"ʿ-f-w","lemma":"عَفَا","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"affeder"},{"position":8,"surface":"عَنِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":9,"surface":"ٱلسَّيِّـَٔاتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-ʾ","lemma":"سَيِّئَة","form":"Feyyi'le","features":{"number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kötülükleri"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"يَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"bilir"},{"position":11,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"ne"},{"position":12,"surface":"تَفْعَلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ع-ل","rootLatin":"f-ʿ-l","lemma":"فَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"yaparsınız"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şûrâ Sûresi** · *42/25*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *42/25*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *42/25*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *42/25*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *42/25*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/25*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/25*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/25*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/25*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/25*
