# Şûrâ Sûresi, 36. Âyet (42:36)

> فَمَآ أُوتِيتُم مِّن شَىْءٍ فَمَتَـٰعُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۖ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

*Femâ ûtîtum min şey-in femetâ'u-lhayâti-ddunyâ(s) vemâ ‘inda(A)llâhi ḣayrun ve ebkâ lilleżîne âmenû ve 'alâ rabbihim yetevekkelûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/42/36

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, dünya hayatının geçici nimetleri ile Allah katındaki ebedi mükafatı karşılaştırarak, müminlerin tevekkül ve salih amellerinin üstünlüğünü vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, dünya malının geçiciliğini ve ahiret nimetlerinin kalıcılığını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"مَتَـٰعُ","root":"م ت ع","rootLatin":"m-t-'-","meaning":"Dünya hayatının geçici faydası, yararlanılan şey.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mecazi olarak, kendisinden faydalanılan ve sonra yok olan her şey için kullanılır. Ayetteki 'metâ'u'd-dünyâ' ifadesi, dünya hayatının geçici ve fani nimetlerini, ahiret nimetleriyle kıyaslandığında değersizliğini vurgular. (el-Müfredât, s. 464)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Metâ', kişinin kendisiyle geçimini sağladığı ve faydalandığı her şeydir. Ayetteki kullanımı, dünya nimetlerinin sadece bir geçim aracı olduğunu ve kalıcı olmadığını ifade eder. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 209)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Metâ' kavramı, Kur'an'da genellikle dünya hayatının geçici ve aldatıcı doğasını vurgulamak için kullanılır. Bu ayette de, dünya nimetlerinin nihai bir değer taşımadığını, aksine ahiret nimetlerinin üstünlüğünü göstermektedir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 202)"}]},{"word":"ٱلْحَيَوٰةِ","root":"ح ي و","rootLatin":"h-y-w","meaning":"Canlılık, varoluş, dünya hayatı.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayat, ölümün zıddıdır ve varoluşu ifade eder. Ayetteki 'el-hayâtu'd-dünyâ' terkibi, bu dünyanın geçici ve fani varoluşunu, ahiret hayatının ebediliğiyle karşılaştırmak için kullanılmıştır. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 250)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hayat, ruhun bedende bulunmasıyla oluşan canlılık halidir. Kur'an'da 'dünya hayatı' olarak geçtiğinde, bu dünyanın geçici ve sınırlı süresini ifade eder, ahiret hayatının sonsuzluğuna nazaran. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 2, s. 440)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Hayat kelimesi, Kur'an'da hem biyolojik yaşamı hem de manevi yaşamı ifade edebilir. Ancak 'dünya' kelimesiyle birlikte kullanıldığında, bu dünyanın geçici ve aldatıcı yönünü vurgular, müminleri ahirete yönelmeye teşvik eder. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 187)"}]},{"word":"خَيْرٌ","root":"خ ي ر","rootLatin":"h-y-r","meaning":"Daha iyi, üstün, hayırlı.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayr, arzu edilen ve beğenilen şeydir. Ayetteki 'hayrun' kelimesi, dünya nimetlerine kıyasla Allah katındaki mükafatın nitelik ve nicelik olarak daha üstün ve değerli olduğunu ifade eden bir tafdil ismidir. (el-Müfredât, s. 297)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hayr, faydalı ve güzel olan her şeydir. Bu ayette, Allah katında olanın, dünya hayatının geçici nimetlerinden daha faziletli ve daha kalıcı olduğunu belirtmek için kullanılmıştır. (el-Külliyyât, s. 430)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hayr kelimesi, Kur'an'da genellikle bir şeyin diğerine göre üstünlüğünü ifade etmek için kullanılır. Burada da, Allah'ın vaat ettiği ahiret nimetlerinin, dünya nimetlerinden kat kat daha iyi ve değerli olduğunu vurgular. (Umdetü'l-Huffâz, c. 1, s. 470)"}]},{"word":"وَأَبْقَىٰ","root":"ب ق ي","rootLatin":"b-q-y","meaning":"Daha kalıcı, daha sürekli.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Bekâ, zevalin zıddıdır ve kalıcılığı ifade eder. Ayetteki 'ebkâ' kelimesi, Allah katındaki mükafatın dünya nimetlerinin aksine sonsuz ve kesintisiz olduğunu, hiçbir zaman sona ermeyeceğini belirtir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 60)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Bekâ, bir şeyin varlığını sürdürmesi, devam etmesidir. 'Ebkâ' ise, daha kalıcı ve daha sürekli anlamına gelir. Bu ayette, ahiret nimetlerinin dünya nimetlerine göre üstünlüğünü, onların ebedi oluşuyla pekiştirir. (el-Müfredât, s. 129)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Bekâ, bir şeyin varlığını sürdürmesi ve yok olmamasıdır. Ayetteki 'ebkâ' ifadesi, Allah katındaki mükafatın, dünya hayatının geçici faydalarından çok daha uzun ömürlü ve sonsuz olduğunu vurgular. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 100)"}]},{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"ء م ن","rootLatin":"'-m-n","meaning":"İman ettiler, inandılar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman, kalple tasdik, dille ikrar ve organlarla amel etmektir. Ayetteki 'âmenû' kelimesi, Allah'a, peygamberlerine ve ahiret gününe tam bir teslimiyetle inananları ifade eder. Bu iman, Allah katındaki mükafatı hak etmenin temel şartıdır. (el-Müfredât, s. 88)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İman kavramı, Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda bir güven ve teslimiyet eylemi olarak ele alınır. Bu ayette, Allah'a iman edenlerin, Rablerine tevekkül etmeleriyle birlikte, ahiret nimetlerine layık görüldükleri belirtilir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 104)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İman, Kur'an'da genellikle 'salih amel' ile birlikte zikredilir ve sadece teorik bir kabul değil, pratik bir yaşam biçimi olarak sunulur. Bu ayette de iman edenlerin, Rablerine tevekkül etmeleriyle bu imanın gereğini yerine getirdikleri vurgulanır. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 210)"}]},{"word":"يَتَوَكَّلُونَ","root":"و ك ل","rootLatin":"w-k-l","meaning":"Güvenip dayandılar, tevekkül ettiler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tevekkül, bir işi başkasına havale etmek, ona güvenip dayanmaktır. Ayetteki 'yetewekkelûne' kelimesi, müminlerin tüm işlerinde Allah'a güvenip dayanmalarını, O'nun kudretine teslim olmalarını ifade eder. Bu, imanın bir gereğidir. (el-Müfredât, s. 863)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Tevekkül, kalbin Allah'a tam bir güvenle bağlanması ve işlerin sonucunu O'na bırakmasıdır. Bu ayette, müminlerin Allah'a olan imanlarının bir tezahürü olarak, O'na tevekkül etmeleri, ahiret nimetlerine ulaşmalarının bir yolu olarak gösterilir. (el-Külliyyât, s. 1004)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Tevekkül, Kur'an'da Allah'a tam bir güven ve teslimiyet anlamına gelir. Bu, kişinin kendi gücünün sınırlılığını kabul edip, her şeyi Allah'ın iradesine bırakmasıdır. Ayette, iman edenlerin bu özelliği, onların ahiretteki üstün konumlarını pekiştirir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 215)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dunya-ahiret-dengesi","tevekkul","iman","rizik","mal-mulk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَمَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Önceki cümleye atıf harfi","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"مَآ","pos":"harf","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için mahallen merfû, mübteda","gloss":"her ne"},{"position":2,"surface":"أُوتِيتُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"hamza-t-y","lemma":"أُوتِيَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"size verildi"},{"position":3,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer","gloss":"-den"},{"position":4,"surface":"شَىْءٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"sh-y-hamza","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":5,"surface":"فَمَتَـٰعُ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Önceki cümleye atıf harfi","gloss":"o halde"},{"position":5,"surface":"مَتَـٰعُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"م-ت-ع","rootLatin":"m-t-ayn","lemma":"مَتَاع","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"geçimlik"},{"position":6,"surface":"ٱلْحَيَوٰةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"h-y-y","lemma":"حَيَاة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"hayatın"},{"position":7,"surface":"ٱلدُّنْيَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"د-ن-و","rootLatin":"d-n-w","lemma":"دُنْيَا","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"dünya"},{"position":8,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Önceki cümleye atıf harfi","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için mahallen merfû, mübteda","gloss":"her ne"},{"position":9,"surface":"عِندَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ع-ن-د","rootLatin":"ayn-n-d","lemma":"عِنْدَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"katında"},{"position":10,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"hamza-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":11,"surface":"خَيْرٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"خ-ي-ر","rootLatin":"kh-y-r","lemma":"خَيْر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"daha hayırlıdır"},{"position":12,"surface":"وَأَبْقَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"أَبْقَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ب-ق-ي","rootLatin":"b-q-y","lemma":"أَبْقَى","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Atfedildiği için merfû","gloss":"daha kalıcıdır"},{"position":13,"surface":"لِلَّذِينَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer","gloss":"için"},{"position":13,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"harf","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"o kimseler ki"},{"position":14,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"hamza-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":15,"surface":"وَعَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi","gloss":"ve"},{"position":15,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer","gloss":"üzerine"},{"position":16,"surface":"رَبِّهِمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Rableri"},{"position":16,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":17,"surface":"يَتَوَكَّلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ك-ل","rootLatin":"w-k-l","lemma":"تَوَكَّلَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"tevekkül ederler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şûrâ Sûresi** · *42/36*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/36*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/36*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/36*
