# Şûrâ Sûresi, 43. Âyet (42:43)

> وَلَمَن صَبَرَ وَغَفَرَ إِنَّ ذَٰلِكَ لَمِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ

*Velemen sabera ve ġafera inne żâlike lemin ‘azmi-l-umûr(i)*

**Meal (Diyanet):** Her kim de sabreder ve bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/42/43

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şûrâ Suresi'nin 43. ayeti, sabır ve bağışlamanın önemini vurgulayarak, bu erdemlerin 'azmedilmeye değer işler' arasında olduğunu belirtir. Ayet, ahlaki bir ilke olarak sabır ve affın, irade ve kararlılık gerektiren yüce davranışlar olduğunu dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"صَبَرَ","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Zorluklara karşı dayanmak, kendini tutmak ve tahammül etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sabır (صبر), nefsi, akıl ve şeriatın gerektirdiği şeylere hapsetmek veya onlardan alıkoymaktır. Ayetteki kullanımı, kişinin kendisine yapılan haksızlığa karşı öfkesini yutması ve intikam alma arzusundan vazgeçmesi anlamını taşır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sabır (صبر), nefsin hoşlanmadığı şeylere karşı kendini tutmasıdır. Ayetteki bağlamda, zulme uğrayan kişinin intikam alma hakkı olmasına rağmen, bu hakkından feragat ederek Allah rızası için dayanması ve tahammül etmesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da sabır (صبر), genellikle zorluklar, musibetler ve düşmanlıklar karşısında gösterilen metanet ve dayanıklılık olarak geçer. Bu ayette ise, özellikle affetme eylemiyle birlikte anılması, pasif bir bekleyişten ziyade aktif bir ahlaki duruşu ifade eder."}]},{"word":"غَفَرَ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Bir hatayı veya suçu örtmek, bağışlamak ve affetmek demektir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğafr (غفر), örtmek ve gizlemek demektir. Allah'ın günahları bağışlaması, onları örtmesi ve cezalandırmamasıdır. Ayetteki bağlamda, kulun kendisine yapılan kötülüğü örtmesi, yani affetmesi ve intikam almaktan vazgeçmesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğafr (غفر), bir şeyi, onu kirletecek şeylerden korumaktır. Bağışlama (غفران), günahın izini silmek ve onu örtmektir. Ayetteki kullanımı, kişinin kendisine karşı işlenen bir kusuru veya haksızlığı affederek, o kusurun etkisini ortadan kaldırmasıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ğafr (غفر) kelimesi, Kur'an'da hem Allah'ın kullarını bağışlaması hem de kulların birbirlerini affetmesi bağlamında kullanılır. Bu ayette, sabırla birlikte anılması, affetmenin sadece bir eylem değil, aynı zamanda bir irade ve ahlaki olgunluk göstergesi olduğunu vurgular."}]},{"word":"عَزْمِ","root":"ع ز م","rootLatin":"a-z-m","meaning":"Bir işe kesin karar vermek, azmetmek, kararlılık göstermek ve sağlam bir iradeye sahip olmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Azm (عزم), bir işe kesin karar vermektir. 'Azmü'l-umûr' (عزم الأمور) ifadesi, kararlılık gerektiren, önemli ve üzerinde durulması gereken işler demektir. Ayetteki bağlamda, sabır ve affetmenin, sıradan değil, büyük bir irade ve kararlılık gerektiren yüce davranışlar olduğunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azm (عزم), bir işe kesin karar vermek ve o konuda kararlı olmaktır. 'Azmü'l-umûr' (عزم الأمور) ifadesi, akıl ve irade ile yapılması gereken, önemli ve takdire şayan işlerdir. Sabır ve bağışlama, nefsin arzularına karşı gelmeyi gerektirdiği için bu niteliği taşır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Azm (عزم), bir şeye kesin niyet etmek ve onu gerçekleştirmeye karar vermektir. 'Min azmi'l-umûr' (من عزم الأمور) ifadesi, o işin sağlam, önemli ve yapılması gereken işlerden olduğunu gösterir. Sabır ve affetme, kişinin nefsine ağır geldiği için bu vasfı hak eder."}]},{"word":"ٱلْأُمُورِ","root":"أ م ر","rootLatin":"e-m-r","meaning":"İşler, meseleler, durumlar ve önemli hususlar anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Emr (أمر) kelimesinin çoğulu olan umûr (أمور), işler, haller ve durumlar demektir. Ayetteki 'azmü'l-umûr' (عزم الأمور) terkibi, önemli, üzerinde düşünülmesi ve kararlılıkla yapılması gereken işleri ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Emr (أمر), hem emir hem de iş, durum anlamına gelir. Çoğulu olan umûr (أمور), genel olarak tüm işleri ve meseleleri kapsar. Ayetteki bağlamda, sabır ve affetmenin, hayatın önemli ve temel meselelerinden, yani 'azmedilmeye değer işlerden' olduğunu belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Umûr (أمور), emr kelimesinin çoğulu olup, genel olarak işler, meseleler ve durumlar için kullanılır. 'Azmü'l-umûr' (عزم الأمور) ifadesi, kişinin iradesini kullanarak, kararlılıkla yerine getirmesi gereken, büyük ve değerli işleri anlatır. Sabır ve affetme de bu türden işlerdendir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["sabir","af-hosgoru","takva"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَمَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَمَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"elbette kim"},{"position":2,"surface":"صَبَرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَبَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"sabretti"},{"position":3,"surface":"وَغَفَرَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"غَفَرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"gh-f-r","lemma":"غَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bağışladı"},{"position":4,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":5,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"bu"},{"position":6,"surface":"لَمِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"elbette"},{"position":6,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":7,"surface":"عَزْمِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ز-م","rootLatin":"'-z-m","lemma":"عَزْم","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"azmetme, kararlılık"},{"position":8,"surface":"ٱلْأُمُورِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-م-ر","rootLatin":"a-m-r","lemma":"أَمْر","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"işler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şûrâ Sûresi** · *42/43*
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *42/43*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/43*
- **Uşşâkî Kültürünün Günümüze Yansıması “Necdet Ardıç” Örneği Yüksek Lisans tezi** — Serkan DENKÇİ · *42/43*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/43*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/43*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/43*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/43*
