# Şûrâ Sûresi, 53. Âyet (42:53)

> صِرَٰطِ ٱللَّهِ ٱلَّذِى لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ أَلَآ إِلَى ٱللَّهِ تَصِيرُ ٱلْأُمُورُ

*Sirâti(A)llâhi-lleżî lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(k) elâ ila(A)llâhi tasîru-l-umûr(u)*

**Meal (Diyanet):** (52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/42/53

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şûrâ Suresi 53. ayet, Allah'ın mutlak mülkiyetini ve nihai merci oluşunu vurgulayarak, tüm işlerin O'na döneceği hakikatini 'sırat' ve 'umur' gibi kavramlar üzerinden dilbilimsel bir derinlikle ifade etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"صِرَٰطِ","root":"ص ر ط","rootLatin":"s-r-t","meaning":"Bu bağlamda 'sırat', Allah'a ulaştıran doğru ve müstakim yolu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sırat' kelimesinin 'yol' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da genellikle 'doğru ve açık yol' manasında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'sıratillah' ifadesi, Allah'ın belirlediği, şaşmaz ve hakikate ulaştıran yolu işaret eder. (el-Müfredât, s. 476)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sırat' kelimesinin mecazi olarak 'din' veya 'hakikat' anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Burada 'sıratillah', Allah'ın dini ve O'nun koyduğu hükümler bütünü olarak anlaşılmalıdır. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 26)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sırat' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel bir yol değil, aynı zamanda ahlaki ve manevi bir istikameti de ifade ettiğini vurgular. Ayetteki 'sıratillah', insanı Allah'a ulaştıran, O'nun rızasına uygun yaşam tarzını ve inanç sistemini temsil eder. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 205)"}]},{"word":"ٱللَّهِ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"Bu ayette 'Allah', göklerde ve yerde olan her şeyin mutlak sahibi ve yaratıcısı olan tek ilahı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Allah' isminin, tüm kemal sıfatlarını kendinde toplayan, ibadete layık tek varlık olduğunu belirtir. Ayetteki 'sıratillah' ve 'ilellahi tesîru'l-umur' ifadeleri, O'nun mutlak otoritesini ve her şeyin nihai merci oluşunu pekiştirir. (el-Müfredât, s. 83)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Allah' isminin, zat-ı vacibu'l-vücud'a delalet eden özel bir isim olduğunu ve başka hiçbir varlığa verilemeyeceğini açıklar. Ayetteki kullanımı, O'nun eşsizliğini ve kainattaki her şeyin O'na ait olduğunu vurgular. (el-Külliyyât, s. 109)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Allah' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini ve O'nun kainatın tek yaratıcısı, yöneticisi ve hükümranı olduğunu belirtir. Ayetteki 'lehû mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-ard' ifadesi, bu mutlak mülkiyet ve egemenlik anlayışını pekiştirir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 104)"}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-v","meaning":"Bu ayette 'semavat', yedi kat gökleri ve tüm uzayı kapsayan, Allah'ın kudretinin tecelli ettiği geniş alemi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'semavat' kelimesinin 'yüksek ve yüce olan her şey' anlamına geldiğini, Kur'an'da ise genellikle yedi kat gökler ve onların ihtiva ettiği her şey için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'lehû mâ fi's-semâvâti', Allah'ın göklerdeki tüm varlıkların sahibi olduğunu vurgular. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 26)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sema' kelimesinin 'yükseklik' ve 'örtü' anlamlarına geldiğini, çoğulu olan 'semavat'ın ise Allah'ın kudretinin ve azametinin bir göstergesi olarak yaratılan tüm gök katmanlarını ifade ettiğini açıklar. (Basâiru Zevi't-Temyîz, III, 269)"}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Bu ayette 'arz', üzerinde yaşadığımız yeryüzünü ve onun ihtiva ettiği tüm varlıkları ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'arz' kelimesinin 'yeryüzü' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'sema' ile birlikte zikredilerek Allah'ın yaratma ve mülkiyetinin kapsamını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'lehû mâ fi'l-ard', Allah'ın yeryüzündeki tüm varlıkların da sahibi olduğunu vurgular. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 12)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'arz' kelimesinin genişliği ve üzerinde barındırdığı çeşitlilikle Allah'ın kudretine işaret ettiğini ifade eder. Ayetteki 'mâ fi'l-ard' ifadesi, yeryüzündeki canlı-cansız tüm varlıkları kapsar ve Allah'ın mutlak egemenliğini gösterir. (Umdetü'l-Huffâz, I, 109)"}]},{"word":"تَصِيرُ","root":"ص ي ر","rootLatin":"s-y-r","meaning":"Bu fiil, 'dönmek, varmak, nihayetinde ulaşmak' anlamlarına gelir ve tüm işlerin nihai olarak Allah'a döneceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sayr' kökünden türeyen 'tesîru' fiilinin, bir halden başka bir hale geçmek, bir yere varmak veya bir şeye dönüşmek anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'ilellahi tesîru'l-umur' ifadesi, tüm işlerin ve sonuçların nihayetinde Allah'ın hükmüne ve takdirine döneceğini vurgular. (el-Müfredât, s. 477)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sayr' fiilinin Kur'an'da genellikle bir sürecin sonunu ve nihai varış noktasını ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Burada, dünya hayatındaki tüm olayların ve kararların sonucunun Allah'ın iradesine ve yargısına tabi olacağını anlatır. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 312)"}]},{"word":"ٱلْأُمُورُ","root":"أ م ر","rootLatin":"e-m-r","meaning":"Bu kelime, 'işler, meseleler, emirler' anlamlarına gelir ve bu bağlamda tüm kainattaki olayları, hükümleri ve takdirleri kapsar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'emr' kelimesinin hem 'emir, hüküm' hem de 'iş, durum' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-umur' ifadesi, Allah'ın koyduğu tüm hükümlerin, kainattaki tüm olayların ve insanların tüm işlerinin nihayetinde O'na döneceğini ifade eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 18)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'emr' kelimesinin geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, 'iş, hal, şan, hüküm, söz' gibi manaları içerdiğini açıklar. Ayetteki çoğul kullanımı olan 'el-umur', Allah'ın kudret ve iradesi dahilindeki her türlü meseleyi ve olayı kapsar. (Basâiru Zevi't-Temyîz, I, 153)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'emr'in, Allah'ın yaratma ve yönetme fiillerini de kapsayan bir kavram olduğunu ifade eder. 'İlellahi tesîru'l-umur' ifadesi, tüm kainatın sevk ve idaresinin, her şeyin nihai sonucunun Allah'ın elinde olduğunu ve O'na döneceğini vurgular. (el-Külliyyât, s. 100)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","hidayet-dalalet","vahiy-kuran","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"صِرَٰطِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ر-ط","rootLatin":"s-r-t","lemma":"صِرَاط","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"yolu"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"ki o"},{"position":4,"surface":"لَهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":4,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ona"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (haber öne geçmiş)","gloss":"ne varsa"},{"position":6,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاوَات","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gökler"},{"position":8,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf sebebiyle merfû","gloss":"ne varsa"},{"position":9,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":10,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yer"},{"position":11,"surface":"أَلَآ","pos":"harf","posDetail":"Tembih Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَلَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"iyi bilin ki"},{"position":12,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":13,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":14,"surface":"تَصِيرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-ي-ر","rootLatin":"s-y-r","lemma":"صَارَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"döner"},{"position":15,"surface":"ٱلْأُمُورُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-م-ر","rootLatin":"a-m-r","lemma":"أَمْر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"işler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şûrâ Sûresi** · *42/53*
- **Sâd Sûresi** · *42/53*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/53*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/53*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/53*
- **Şûrâ Sûresi** · *42/53*
- **Vahiy ve Cebrâîl** · *42/52-53*
- **Nûr Sûresi** · *42/52-53*
- **Vahiy ve Cebrâîl** · *42/52-53*
- **Secde Sûresi** · *42/53*
- **Vahiy ve Cebrâîl** · *42/52-53*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *42/53*
