# Zuhruf Sûresi, 34. Âyet (43:34)

> وَلِبُيُوتِهِمْ أَبْوَٰبًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِـُٔونَ

*Velibuyûtihim ebvâben ve sururan ‘aleyhâ yetteki-ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O'na karşı gelmekten sakınanlarındır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/43/34

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zuhruf Suresi 34. ayet, dünya hayatının geçici süslerini ve ahiretin kalıcı değerini vurgularken, 'evler', 'kapılar' ve 'kerevetler' gibi kavramlar üzerinden maddi refahın sembollerini sunar. Bu kavramlar, Kur'an'ın zengin dilbilimsel yapısı içinde hem somut nesneleri hem de mecazi anlamları barındırır.","keyConcepts":[{"word":"بُيُوتِهِمْ","root":"بيت","rootLatin":"b-y-t","meaning":"Ayette, insanların yaşadığı meskenler, evler anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Beyt (بيت) kelimesi, gecelemek ve barınmak anlamındaki 'bâte' (بات) fiilinden türemiştir. Genellikle insanların ikamet ettiği, gecelediği ve barındığı yapılar için kullanılır. Ayetteki 'buyûtihim' (evleri), dünya hayatındaki geçici ikametgahları ve maddi zenginliğin bir göstergesi olarak zikredilmiştir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Beyt (بيت), bir şeyin toplandığı ve içinde barındığı yerdir. İnsanlar için ev, hayvanlar için yuva, Allah için Kâbe gibi farklı kullanımları vardır. Bu ayette ise, inkarcılara verilmesi düşünülen dünya nimetlerinin bir parçası olarak, onların ikametgahları kastedilmektedir."}]},{"word":"أَبْوَٰبًا","root":"بوب","rootLatin":"b-v-b","meaning":"Ayette, evlerin giriş çıkış yerleri olan kapılar anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Bâb (باب) kelimesi, bir yere giriş ve çıkış için kullanılan açıklıktır. Ayetteki 'ebvâben' (kapılar), evlerin bir parçası olarak zikredilmiş ve dünya nimetlerinin bolluğunu ifade etmek üzere gümüşten yapılma kapılar olarak tasvir edilmiştir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Bâb (باب), bir şeyin başlangıcı veya girişi anlamına gelir. Burada evlerin kapıları kastedilmektedir ve bu kapıların gümüşten olması, dünya hayatının geçici ihtişamını ve süsünü mecazi olarak ifade eder."}]},{"word":"سُرُرًا","root":"سرر","rootLatin":"s-r-r","meaning":"Ayette, üzerine yaslanılan, oturulan veya yatılan yüksekçe yerler, kerevetler anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Serîr (سرير), üzerine oturulan veya yatılan yüksekçe yerdir. Genellikle süslü ve değerli eşyalar için kullanılır. Ayetteki 'sururen' (kerevetler), dünya hayatının lüksünü ve rahatlığını temsil eden, üzerine yaslanılacak gümüşten yapılmış mobilyalar olarak tasvir edilmiştir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Serîr (سرير), yüksek ve süslü bir oturma veya yatma yeridir. Bu ayette, inkarcılara verilmesi düşünülen dünya nimetlerinin bir parçası olarak, onların rahatlık ve konforunu sağlayacak gümüşten yapılmış kerevetler kastedilmektedir."}]},{"word":"يَتَّكِـُٔونَ","root":"وكأ","rootLatin":"v-k-'-","meaning":"Ayette, bir şeye dayanmak, yaslanmak ve rahat etmek anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"İttikâ' (اتكاء), bir şeye dayanmak, yaslanmak ve bu şekilde rahat etmek anlamına gelir. Ayetteki 'yettekî'ûne' (yaslanacakları), kerevetler üzerine yaslanarak rahat etme eylemini ifade eder ve dünya hayatının geçici konforunu ve lüksünü vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ittikâ'' (اتكاء) fiili, genellikle cennet tasvirlerinde veya dünya hayatının lüksünü anlatırken, rahatlık ve huzur içinde bir şeye dayanma eylemini ifade eder. Bu ayette, inkarcılara verilmesi düşünülen dünya nimetlerinin bir parçası olarak, onların rahat bir şekilde yaslanacakları kerevetler üzerinde bulunmaları tasvir edilmiştir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/34*
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/34*
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/34*
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/34*
