# Zuhruf Sûresi, 38. Âyet (43:38)

> حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَنَا قَالَ يَـٰلَيْتَ بَيْنِى وَبَيْنَكَ بُعْدَ ٱلْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ ٱلْقَرِينُ

*Hattâ iżâ câenâ kâle yâ leyte beynî ve beyneke bu'de-lmeşrikayni febi/se-lkarîn(u)*

**Meal (Diyanet):** Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!" der.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/43/38

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zuhruf Suresi 38. ayet, kıyamet gününde şeytanla bir araya gelen kişinin pişmanlığını ve şeytanı kötü bir arkadaş olarak nitelemesini konu alır. Ayet, 'gelmek', 'uzaklık', 'doğu/batı' ve 'arkadaş' gibi kavramlar üzerinden bu pişmanlığı ve ilişkinin mahiyetini dilbilimsel olarak derinlemesine ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"جَاءَنَا","root":"ج ي أ","rootLatin":"c-y-ʾ","meaning":"Kıyamet günü hesap vermek üzere Allah'ın huzuruna gelmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"C-y-ʾ kökü, bir yerden başka bir yere intikal etmeyi ifade eder. Ayetteki 'جَاءَنَا' ifadesi, dünya hayatının sona ermesiyle birlikte, hesap vermek üzere Allah'ın huzuruna çıkışı, yani ahiret âlemine intikali ve orada hazır bulunmayı mecazi olarak anlatır. Bu, sadece fiziksel bir gelme değil, aynı zamanda bir durumun veya olayın vuku bulması anlamını da taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'جَاءَنَا' ifadesini, 'huzurumuza geldi' şeklinde yorumlar ve bunun mecazi bir anlatım olduğunu belirtir. Allah'a mekan isnat edilemeyeceği için, bu ifade kulun Allah'ın hükmüne ve takdirine maruz kalması, O'nun huzurunda hesap vermesi anlamında kullanılır. Ayetteki bağlamda, kötü arkadaşın (şeytanın) ve ona uyan kişinin kıyamet günü Allah'ın hükmüyle yüzleşmesini ifade eder."}]},{"word":"بُعْدَ","root":"ب ع د","rootLatin":"b-'-d","meaning":"İki şey arasındaki mesafenin uzaklığını, ayrılığı ve kopukluğu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"B-'-d kökü, bir şeyin diğerinden uzaklaşması, ayrılması anlamına gelir. Ayetteki 'بُعْدَ' kelimesi, pişmanlık duyan kişinin, kendisini saptıran arkadaşından (şeytandan) duyduğu tiksintiyi ve ondan olabildiğince uzaklaşma arzusunu dile getirir. Bu, sadece fiziksel bir uzaklık değil, aynı zamanda manevi bir ayrılık ve reddediştir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'بُعْدَ' kelimesinin hem mekânsal hem de manevi uzaklığı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımında, kıyamet gününde kötü arkadaşın (şeytanın) ve ona uyan kişinin arasındaki ilişkinin tamamen kopmasını, aralarındaki bağın sona ermesini ve birbirlerinden nefret etmelerini anlatır. Bu, dünya hayatındaki yakınlığın ahirette tam tersine dönmesidir."}]},{"word":"الْمَشْرِقَيْنِ","root":"ش ر ق","rootLatin":"ş-r-q","meaning":"Doğu ve batı olmak üzere iki yönü ifade eden, en uzak mesafeyi sembolize eden bir kavramdır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Ş-r-q kökü, güneşin doğduğu yeri ifade eder. 'el-Meşrikayn' ise, hem doğu hem de batı anlamında kullanılır ve bu iki yön arasındaki en büyük mesafeyi temsil eder. Ayetteki bağlamda, pişmanlık duyan kişinin, kötü arkadaşından (şeytandan) olabilecek en uzak mesafede olmayı dilemesini, yani aralarındaki ilişkinin tamamen bitmesini ve bir daha asla bir araya gelmemeyi arzu etmesini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'doğu' ve 'batı' kavramlarının sadece coğrafi yönler olmanın ötesinde, genellikle zıtlıkları, uzaklıkları ve bazen de farklı âlemleri temsil ettiğini belirtir. 'el-Meşrikayn' ifadesi, burada mutlak bir ayrılığı ve geri dönülemez bir kopuşu simgeler. Kötü arkadaşla aradaki mesafenin 'doğu ile batı' kadar olması dileği, en uç noktadaki ayrılığı ve nefretin şiddetini gösterir."}]},{"word":"الْقَرِينُ","root":"ق ر ن","rootLatin":"k-r-n","meaning":"Yakın arkadaş, yoldaş, eşlik eden anlamlarına gelir; ayette şeytanı ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"K-r-n kökü, bir şeyi diğerine bağlamak, eşlik etmek, yakın olmak anlamlarına gelir. 'el-Karîn', sürekli birlikte olan, ayrılmayan arkadaş veya yoldaş demektir. Ayetteki 'فَبِئْسَ الْقَرِينُ' ifadesi, dünya hayatında insanı saptıran, ona kötü yoldaşlık eden şeytanı nitelemek için kullanılır. Bu ifade, şeytanın ne kadar kötü bir arkadaş olduğunu ve ahirette ona uyanlara hiçbir fayda sağlamayacağını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'karîn' kelimesinin, bir şeye eşlik eden, onunla birlikte bulunan her şey için kullanılabileceğini belirtir. Kur'an bağlamında ise, genellikle insanı saptıran şeytanı veya kötü arkadaşı ifade eder. Zuhruf 38'deki kullanımı, dünya hayatında insanı günaha sürükleyen, ahirette ise ondan uzaklaşılmak istenen kötü yoldaşı, yani şeytanı açıkça işaret eder ve onun kötülüğünü tesciller."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","seytan-vesvese","hesap-mizan","cehennem"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"حَتَّىٰٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"حَتَّى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sonunda, kadar"},{"position":2,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"olduğu zaman"},{"position":3,"surface":"جَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-أ","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":3,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen","gloss":"bize"},{"position":4,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":5,"surface":"يَـٰ","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ey"},{"position":5,"surface":"لَيْتَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Temenni","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَيْتَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"keşke"},{"position":6,"surface":"بَيْنِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْن","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Leyte'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"aramda"},{"position":6,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"benim"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْن","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf yoluyla mansûb","gloss":"arası"},{"position":7,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"senin"},{"position":8,"surface":"بُعْدَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-ʿ-d","lemma":"بُعْد","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Leyte'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"uzaklık"},{"position":9,"surface":"ٱلْمَشْرِقَيْنِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ر-ق","rootLatin":"ş-r-q","lemma":"مَشْرِق","form":"Mef'al","features":{"number":"Tesniye","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"iki doğu"},{"position":10,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":10,"surface":"بِئْسَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî (Zemm Fiili)","root":"ب-ء-س","rootLatin":"b-ʾ-s","lemma":"بِئْسَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ne kötü"},{"position":11,"surface":"ٱلْقَرِينُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ر-ن","rootLatin":"q-r-n","lemma":"قَرِين","form":"Fa'îl","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Bise fiilinin fâili olduğu için merfû","gloss":"arkadaş"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *Zuhruf, 53/38*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *Zuhruf, 53/38*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/38*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/38*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *Zuhruf, 53/38*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *Zuhruf, 53/38*
