# Zuhruf Sûresi, 42. Âyet (43:42)

> أَوْ نُرِيَنَّكَ ٱلَّذِى وَعَدْنَـٰهُمْ فَإِنَّا عَلَيْهِم مُّقْتَدِرُونَ

*Ev nuriyenneke-lleżî ve'adnâhum fe-innâ ‘aleyhim muktedirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Yahut da, onlara yaptığımız tehdidi sana gösteririz ki, bizim onlara gücümüz yeter.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/43/42

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zuhruf Suresi 42. ayet, Allah'ın vaadini gerçekleştirme kudretini ve düşmanlara karşı mutlak gücünü vurgulamaktadır. Ayet, 'göstermek', 'vaat etmek' ve 'güç yetirmek' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi iradenin kaçınılmazlığını ve azametini ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"نُرِيَنَّكَ","root":"ر أ ى","rootLatin":"r-'-y","meaning":"Allah'ın vaat ettiği azabı veya sonucu peygambere göstermesi, bildirmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ru'yet' kelimesinin hem gözle görmeyi hem de kalple idrak etmeyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'nüriyenneke' ifadesi, Allah'ın vaat ettiği azabın veya sonucun Peygamber'e (s.a.v.) ya bizzat gösterilmesi ya da onun tarafından kesin olarak bilinmesi anlamındadır. Bu, ilahi vaadin gerçekleşeceğine dair bir teminattır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'rü'yet' fiilinin bazen 'bilmek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'nüriyenneke' ifadesi, Allah'ın vaat ettiği şeyin Peygamber'e (s.a.v.) kesin bilgi olarak ulaştırılması, yani onun bu vaadin gerçekleşeceğine dair tam bir bilgiye sahip olması demektir. Bu, ilahi kudretin bir tecellisidir."}]},{"word":"وَعَدْنَـٰهُمْ","root":"و ع د","rootLatin":"v-'-d","meaning":"Allah'ın inkarcılara yönelik azap veya ceza vaadi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'va'd' kelimesinin hem hayır hem de şer için kullanılabileceğini belirtir. Ancak Kur'an'da genellikle hayır için 'va'd', şer için 'va'îd' kullanılır. Bu ayetteki 'va'adnâhum' ifadesi, bağlam gereği inkarcılara yönelik bir azap veya ceza vaadini ifade eder. Bu, Allah'ın tehdidinin gerçekleşeceğinin bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'va'd' kavramının Kur'an'da Allah ile insan arasındaki ahit ve sözleşme bağlamında önemli bir yer tuttuğunu vurgular. Bu ayetteki 'va'adnâhum', Allah'ın inkarcılara yönelik kesin ve kaçınılmaz bir ceza vaadini ifade eder. Bu vaat, ilahi adaletin bir gereğidir ve mutlaka gerçekleşecektir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'va'd' kelimesinin 'bir şeyi gelecekte yapmaya söz vermek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'va'adnâhum' ifadesi, Allah'ın inkarcılara yönelik azap vaadinin kesinliğini ve gelecekte mutlaka gerçekleşeceğini vurgular. Bu, Allah'ın sözünden dönmeyeceğinin bir ifadesidir."}]},{"word":"مُّقْتَدِرُونَ","root":"ق د ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"Allah'ın her şeye gücü yeten, mutlak kudret sahibi olması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kudret' kelimesinin 'bir şeyi yapmaya muktedir olmak' anlamına geldiğini ifade eder. 'Muktedir' ise 'tamamen gücü yeten, istediğini yapabilen' demektir. Ayetteki 'muktedirûn' ifadesi, Allah'ın inkarcılara karşı mutlak gücünü ve onlara dilediği azabı vermeye tam anlamıyla muktedir olduğunu vurgular. Bu, ilahi azametin bir göstergesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kudret'in 'bir şeyi yapmaya veya yapmamaya elverişli olmak' olduğunu belirtir. 'Muktedir' ise bu kudretin en üst düzeyini ifade eder. Ayetteki 'muktedirûn' ifadesi, Allah'ın inkarcılara karşı hiçbir engelle karşılaşmadan, tam bir irade ve güçle hareket edebileceğini gösterir. Bu, Allah'ın sınırsız gücünün bir ifadesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kudret' kavramının Kur'an'da Allah'ın en temel sıfatlarından biri olduğunu ve O'nun yaratma, yönetme ve cezalandırma gücünü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'muktedirûn' ifadesi, Allah'ın inkarcılara karşı vaat ettiği azabı gerçekleştirmede hiçbir acziyetinin olmadığını, aksine tam bir kudret sahibi olduğunu vurgular. Bu, ilahi adaletin ve gücün bir tecellisidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","kader","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَوْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَوْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"veya"},{"position":2,"surface":"نُرِيَنَّكَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ء-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"أَرَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Gizli 'en' ile mansûb","gloss":"gösteririz"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"sana"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o şey ki"},{"position":4,"surface":"وَعَدْنَـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعَدَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"vaat ettik"},{"position":4,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":5,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"çünkü"},{"position":5,"surface":"إِنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz biz"},{"position":5,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"biz"},{"position":6,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":6,"surface":"هِم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"مُّقْتَدِرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"مُقْتَدِر","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"gücü yetenleriz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zuhruf Sûresi** · *43/42*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/42*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/42*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/42*
