# Zuhruf Sûresi, 47. Âyet (43:47)

> فَلَمَّا جَآءَهُم بِـَٔايَـٰتِنَآ إِذَا هُم مِّنْهَا يَضْحَكُونَ

*Felemmâ câehum bi-âyâtinâ iżâ hum minhâ yadhakûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (Musa) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/43/47

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zuhruf Suresi'nin 47. ayeti, ilahi mesajın ve mucizelerin inkarcılar tarafından alaycı bir tavırla karşılanmasını dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, 'gelmek', 'ayetler' ve 'gülmek' gibi temel kavramlar üzerinden, peygamberlerin getirdiği hakikatlere karşı gösterilen küçümseyici tepkiyi vurgular.","keyConcepts":[{"word":"جَآءَهُم","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"c-y-'-","meaning":"Peygamberin, Allah'ın ayetlerini onlara ulaştırması, getirmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'جاء' fiilini bir şeyin bir yere veya bir kimseye ulaşması, gelmesi olarak açıklar. Ayetteki 'جاءهم' ifadesi, peygamberin Allah'ın ayetlerini inkarcılara tebliğ etmesi, onlara ulaştırması anlamında kullanılmıştır. Bu, sadece fiziksel bir geliş değil, aynı zamanda bir mesajın iletilmesi ve muhataba ulaşmasıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'جاء' fiilinin mecazi kullanımlarına dikkat çeker. Ayetteki 'جاءهم بآياتنا' ifadesi, Allah'ın ayetlerinin peygamber aracılığıyla onlara sunulması, yani ayetlerin kendiliğinden değil, bir elçi vasıtasıyla gelmesi anlamını taşır. Bu, ilahi mesajın insanlara somut bir şekilde sunulduğunu gösterir."}]},{"word":"بِـَٔايَـٰتِنَآ","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","meaning":"Allah'ın kudretini ve peygamberin doğruluğunu gösteren mucizeler ve deliller anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'آية' kelimesini, bir şeyin varlığına veya doğruluğuna işaret eden alamet, delil veya mucize olarak tanımlar. Ayetteki 'آياتنا' ifadesi, Allah'ın kudretini ve birliğini gösteren, peygamberin doğruluğunu tasdik eden somut deliller ve mucizelerdir. Bu bağlamda, inkarcıların karşılaştığı ilahi işaretlerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ayet' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini vurgular. 'Ayet', sadece bir işaret veya delil değil, aynı zamanda Allah'ın varlığını ve iradesini gösteren kozmik bir sembol veya peygamberler aracılığıyla gönderilen ilahi bir mesajdır. Zuhruf 47'deki 'ayetler', inkarcıların reddettiği ilahi hakikatlerin somut tezahürleridir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ayet' kelimesinin farklı kullanımlarını ele alır. Ayetteki 'آياتنا' ifadesi, Allah'ın peygamberlerine verdiği ve onların doğruluğunu kanıtlayan olağanüstü olaylar, yani mucizelerdir. Bu mucizeler, inkarcıların şüphelerini gidermek ve onları imana davet etmek için sunulmuştur."}]},{"word":"يَضْحَكُونَ","root":"ض-ح-ك","rootLatin":"d-h-k","meaning":"Alay etmek, küçümsemek ve hafife almak suretiyle gülmek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ضحك' fiilinin Kur'an'daki kullanımlarına değinir. Ayetteki 'يضحكون' ifadesi, sadece sevinçten gülmek değil, daha çok alaycı, küçümseyici ve hafife alıcı bir tavırla gülmek anlamındadır. Bu, inkarcıların ilahi ayetlere karşı gösterdiği saygısız ve kibirli tepkiyi ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ضحك' kelimesinin farklı nüanslarını açıklar. Ayetteki 'يضحكون' ifadesi, ilahi mesajın ciddiyetini kavramaktan uzak, onu eğlence konusu yapan bir tavrı yansıtır. Bu gülüş, iman etmeme ve hakikati reddetme eğiliminin bir göstergesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ضحك' fiilinin Kur'an'daki semantik alanını inceler. Zuhruf 47'deki 'يضحكون', inkarcıların peygamberin getirdiği ayetlere karşı takındığı alaycı ve küçümseyici tavrı ifade eder. Bu, ilahi mesajın ciddiyetini ve önemini idrak edememenin bir sonucudur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","musrikler","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"olduğu zaman"},{"position":2,"surface":"جَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"getirdi"},{"position":2,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":3,"surface":"بِـَٔايَـٰتِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"آيَاتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"ʾ-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"mucizeler"},{"position":3,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":4,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müfâcee","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bir de ne göresin"},{"position":5,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar"},{"position":6,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":6,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":7,"surface":"يَضْحَكُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ح-ك","rootLatin":"ḍ-ḥ-k","lemma":"ضَحِكَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"gülüyorlardı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *ez-Zuhruf 43/47*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *ez-Zuhruf 43/47*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/47*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/47*
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/47*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/47*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/47*
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/47*
