# Zuhruf Sûresi, 49. Âyet (43:49)

> وَقَالُوا۟ يَـٰٓأَيُّهَ ٱلسَّاحِرُ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَ إِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ

*Ve kâlû yâ eyyuhâ-ssâhiru ud'u lenâ rabbeke bimâ ‘ahide ‘indeke innenâ lemuhtedûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (Onlar azabı görünce) "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz" dediler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/43/49

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zuhruf Suresi 49. ayet, Firavun ve kavminin Hz. Musa'ya hitabını ve içinde bulundukları sıkıntıdan kurtulmak için ondan yardım taleplerini dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, 'sihirbaz' hitabının ve 'ahd' kavramının derin anlamlarını ortaya koyarak, kavmin çaresizliğini ve imana yönelişlerindeki geçiciliği vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱلسَّاحِرُ","root":"س ح ر","rootLatin":"s-h-r","meaning":"Ayette, Hz. Musa'ya hitaben kullanılan ve onun mucizelerini sihir olarak niteleyen bir ifadedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sihr' kelimesini, 'sebebi gizli olan ve gerçekte olduğundan farklı görünen her şey' olarak tanımlar. Ayetteki 'es-sâhir' ifadesi, Firavun ve kavminin Hz. Musa'nın mucizelerini, hakikatini idrak edemedikleri için bir tür aldatmaca veya göz boyama olarak gördüklerini belirtir. Bu, onların imandan uzak duruşlarının ve mucizeleri küçümsemelerinin bir göstergesidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sihr' kelimesinin mecazi anlamlarına değinir. Ayetteki 'es-sâhir' hitabı, kavmin Hz. Musa'ya karşı kullandığı aşağılayıcı bir ifade olmakla birlikte, aynı zamanda onun olağanüstü güçlerine duydukları hayranlığı ve korkuyu da gizlice barındırır. Onlar, bu hitapla Hz. Musa'nın peygamberliğini değil, sadece 'sihirbazlığını' kabul etmişlerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'sihr' kavramının, genellikle peygamberlerin mucizelerini reddetmek için kullanılan bir argüman olduğunu belirtir. Zuhruf 49'daki 'es-sâhir' hitabı, Firavun ve kavminin, Hz. Musa'nın getirdiği ilahi mesajı değil, sadece dışsal ve şaşırtıcı eylemlerini algıladıklarını gösterir. Bu, onların hakikati görme yeteneklerinin perdelendiğini ifade eder."}]},{"word":"ٱدْعُ","root":"د ع و","rootLatin":"d-'-v","meaning":"Ayette, Firavun ve kavminin Hz. Musa'dan Allah'a yalvarmasını, dua etmesini isteme fiilidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'duâ' kelimesini 'bir şeyi kendine doğru çekmek, çağırmak' olarak açıklar. Ayetteki 'ud'u' emri, kavmin içinde bulundukları sıkıntıdan kurtulmak için Hz. Musa'nın Allah ile olan özel bağını kullanarak yardım talep etmelerini ifade eder. Bu, onların çaresizlik anında dahi Allah'a doğrudan yönelmek yerine, bir aracıya ihtiyaç duymalarını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'duâ'nın 'Allah'tan bir şey istemek, O'na yönelmek' olduğunu belirtir. Zuhruf 49'daki 'ud'u lenâ' ifadesi, kavmin kendi başlarına Allah'a yönelme cesaretini bulamadıklarını, ancak Hz. Musa'nın peygamberlik makamının Allah katındaki değerini bir şekilde kabul ettiklerini gösterir. Bu, onların geçici bir iman belirtisi olarak yorumlanabilir."}]},{"word":"رَبَّكَ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Ayette, Hz. Musa'nın terbiye edicisi, sahibi ve yöneticisi olan Allah'a işaret eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Rab' kelimesini 'terbiye eden, yetiştiren, sahip olan, idare eden' olarak açıklar. Ayetteki 'Rabbeke' ifadesi, Firavun ve kavminin, Hz. Musa'nın Allah ile olan özel ilişkisini ve Allah'ın onun üzerindeki terbiye ediciliğini kabul ettiklerini gösterir. Bu, onların Allah'ın varlığını ve kudretini inkar edememelerinin bir sonucudur, ancak bu kabul, henüz tam bir imana dönüşmemiştir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Rab' kelimesinin 'sahip, malik, efendi' anlamlarına vurgu yapar. Zuhruf 49'daki 'Rabbeke' kullanımı, kavmin Hz. Musa'nın Allah'a olan aidiyetini ve Allah'ın onun üzerindeki mutlak otoritesini kabul ettiğini gösterir. Bu, onların kendi tanrılaştırdıkları Firavun'un acizliğini gördükleri bir anda, gerçek gücün Allah'ta olduğunu dolaylı yoldan itiraf etmeleridir."}]},{"word":"عَهِدَ","root":"ع ه د","rootLatin":"'-h-d","meaning":"Ayette, Allah'ın Hz. Musa'ya verdiği sözü, ahdi veya onunla yaptığı anlaşmayı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ahd' kelimesini 'sözleşme, antlaşma, emanet' olarak açıklar. Ayetteki 'bimâ 'ahide 'indeke' ifadesi, Firavun ve kavminin, Allah'ın Hz. Musa'ya peygamberlik göreviyle birlikte verdiği özel bir yetki veya vaat olduğunu düşündüklerini belirtir. Bu, onların Hz. Musa'nın Allah katındaki konumunu ve duasının kabul edileceğine dair inançlarını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ahd'in 'bir şeyi korumak, gözetmek' anlamlarına da geldiğini belirtir. Zuhruf 49'daki 'bimâ 'ahide 'indeke' ifadesi, Allah'ın Hz. Musa'ya verdiği peygamberlik görevi ve mucizelerle birlikte, onun dualarını kabul etme vaadini de içerdiğini ima eder. Kavim, bu 'ahd'e dayanarak Hz. Musa'dan kendileri için dua etmesini istemektedir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ahd' kavramının Kur'an'da genellikle Allah ile kulları arasındaki karşılıklı yükümlülükleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'bimâ 'ahide 'indeke' ifadesi, Firavun ve kavminin, Allah'ın Hz. Musa'ya verdiği peygamberlik ahdinin, onun dualarının kabul edilmesini de kapsadığını düşündüklerini gösterir. Bu, onların çaresizlik anında dahi ilahi bir sözleşmeye sığınma arayışlarını yansıtır."}]},{"word":"لَمُهْتَدُونَ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Ayette, doğru yola erişme, hidayete erme arzusunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hidâyet' kelimesini 'doğru yolu göstermek, doğru yola iletmek' olarak tanımlar. Ayetteki 'lemuhtedûn' ifadesi, kavmin içinde bulundukları sıkıntıdan kurtulmak için Hz. Musa'nın duası vesilesiyle doğru yolu bulacaklarına dair geçici bir umut beslediklerini gösterir. Bu, onların zor durumda kaldıklarında imana yönelme eğilimlerini, ancak bu yönelişin kalıcı olmadığını vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'hidâyet'in 'Allah'ın lütfuyla doğru yolu bulmak' olduğunu belirtir. Zuhruf 49'daki 'innena lemuhtedûn' ifadesi, kavmin, Hz. Musa'nın duası kabul edildiği takdirde, Allah'ın kendilerine hidayet vereceğine dair bir beklenti içinde olduklarını gösterir. Ancak bu beklenti, samimi bir iman değil, bir kurtuluş arayışının sonucudur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'hidâyet'in, Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi ve onların da bu yolu takip etmesiyle gerçekleşen bir süreç olduğunu açıklar. Zuhruf 49'daki 'lemuhtedûn' ifadesi, Firavun ve kavminin, yaşadıkları felaketler karşısında, Hz. Musa'nın aracılığıyla bir çıkış yolu aradıklarını ve bu çıkış yolunu 'hidayet' olarak adlandırdıklarını gösterir. Ancak bu hidayet arayışı, genellikle geçici ve şartlara bağlıdır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","dua","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَ","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ey"},{"position":2,"surface":"أَيُّهَ","pos":"isim","posDetail":"Nidâ İsmi","root":"أ-ي-ي","rootLatin":"a-y-y","lemma":"أَيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nidâ harfinden sonra geldiği için mebnî","gloss":"ey"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّاحِرُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"س-ح-ر","rootLatin":"s-h-r","lemma":"سَاحِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Ey hitabının mahallen merfû olan münadasının sıfatı olduğu için merfû","gloss":"sihirbaz"},{"position":4,"surface":"ٱدْعُ","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiil","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-`-w","lemma":"دَعَا","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"dua et/çağır"},{"position":5,"surface":"لَنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":5,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":6,"surface":"رَبَّكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Rabbini"},{"position":6,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":7,"surface":"بِمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o şey ki"},{"position":8,"surface":"عَهِدَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ه-د","rootLatin":"`-h-d","lemma":"عَهِدَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ahdetti"},{"position":9,"surface":"عِندَكَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekân","root":"ع-ن-د","rootLatin":"`-n-d","lemma":"عِنْدَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"yanında"},{"position":9,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":10,"surface":"إِنَّنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":10,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"biz"},{"position":11,"surface":"لَمُهْتَدُونَ","pos":"harf","posDetail":"Tekid Lâmı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"elbette"},{"position":11,"surface":"مُهْتَدُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"مُهْتَدٍ","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"hidayete erenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zuhruf Sûresi** · *43/49*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/49*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/49*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/49*
