# Zuhruf Sûresi, 50. Âyet (43:50)

> فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ

*Felemmâ keşefnâ ‘anhumu-l'ażâbe iżâ hum yenkuśûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/43/50

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zuhruf Suresi 50. ayet, Allah'ın azabı kaldırmasıyla insanların verdikleri sözden dönmelerini konu alır. Ayet, insanın nankörlüğünü ve ahde vefasızlığını 'keşefnâ', 'el-azâb' ve 'yenküthûn' gibi anahtar kavramlar üzerinden vurgular.","keyConcepts":[{"word":"كَشَفْنَا","root":"ك ش ف","rootLatin":"k-ş-f","meaning":"Biz kaldırdık, açığa çıkardık. Ayette, Allah'ın azabı insanların üzerinden gidermesi anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Keşf kelimesi, bir şeyin üzerindeki örtüyü kaldırmak, gizli olanı açığa çıkarmak anlamına gelir. Ayetteki 'keşefnâ anhumü'l-azâb' ifadesi, azabın üzerlerinden kaldırılması, giderilmesi ve böylece rahatlamaları manasını taşır. Bu, Allah'ın rahmetinin bir tecellisi olarak musibetin ortadan kaldırılmasıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Keşf, burada 'izâle' (giderme) anlamındadır. 'Keşefnâ anhumü'l-azâb', yani azabı onlardan giderdik, kaldırdık demektir. Bu, mecazi bir kullanımdır ve azabın fiziki bir örtü gibi kaldırılması değil, etkisinin ortadan kaldırılması kastedilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Keşf fiili, Kur'an'da genellikle sıkıntı, musibet, azap gibi olumsuz durumların giderilmesi bağlamında kullanılır. Bu ayette de, Allah'ın lütfuyla azabın kaldırılması ve insanların bu durumdan kurtarılması anlamını pekiştirir. Kelimenin semantik alanı, zorluktan feraha çıkışı ifade eder."}]},{"word":"ٱلْعَذَابَ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Azap, ceza, sıkıntı. Ayette, Allah'ın insanlara musallat ettiği bir tür sıkıntı veya ceza olarak geçmektedir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azâb, 'azb' kökünden gelir ve tatlı su anlamına gelen 'azb'ın zıddıdır. Yani tatlı olmayan, acı veren şey demektir. Kur'an'da ise genellikle Allah'ın kullarına isyanları sebebiyle verdiği ceza ve sıkıntıları ifade eder. Bu ayetteki azap, muhtemelen Firavun kavmine verilen musibetlerden biridir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azâb, bir şeyi engellemek, alıkoymak anlamındaki 'azb'dan türemiştir. İnsanı arzu ettiği şeylerden alıkoyan, ona sıkıntı veren her şey azaptır. Ayetteki 'el-azâb', Allah'ın bir uyarı veya ceza olarak gönderdiği musibeti ifade eder ki, bu musibet kaldırıldığında insanlar rahatlamıştır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Azâb kavramı, Kur'an'da sadece ahiretteki cezayı değil, dünyadaki musibetleri ve sıkıntıları da kapsar. Bu ayetteki 'el-azâb', Firavun kavmine gönderilen ve onları tövbeye sevk etmesi beklenen dünyevi bir cezayı ifade eder. Kavram, ilahi adaletin bir tezahürü olarak işlev görür."}]},{"word":"يَنكُثُونَ","root":"ن ك ث","rootLatin":"n-k-s","meaning":"Sözlerinden dönüyorlar, ahitlerini bozuyorlar. Ayette, azap kaldırıldıktan sonra insanların verdikleri sözü tutmamaları ve nankörlük etmeleri anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Neks (نَكْث), ipi çözmek, düğümü açmak anlamına gelir. Ahdi bozmak, sözden dönmek için mecazi olarak kullanılır. 'Yenküsûn' fiili, verdikleri sözü, yaptıkları anlaşmayı bozduklarını, yani azap kalkınca eski hallerine döndüklerini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Neks, bir şeyi bozmak, çözmek, geri çevirmek demektir. Özellikle ahdi bozmak, sözünden dönmek için kullanılır. Ayetteki 'yenküthûn' ifadesi, Firavun kavminin azap anında verdikleri sözden, yani Allah'a iman etme veya musibetin kaldırılması karşılığında itaat etme vaadinden caydıklarını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Neks, bir şeyin sağlamlığını bozmak, çözmek ve eski haline döndürmek anlamındadır. Ahdi bozmak, verilen sözden caymak, bu kökten türeyen fiillerle ifade edilir. Ayetteki 'yenküthûn', insanların zor durumda verdikleri sözü, rahatlığa kavuşunca unutup bozduklarını, yani ahde vefasızlıklarını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","musrikler","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve, ama"},{"position":1,"surface":"لَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"dığında, zaman"},{"position":2,"surface":"كَشَفْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ش-ف","rootLatin":"k-ş-f","lemma":"كَشَفَ","form":"Fe'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kaldırdık"},{"position":3,"surface":"عَنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den, dan"},{"position":3,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":4,"surface":"ٱلْعَذَابَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"Fe'âl","features":{"number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"azap"},{"position":5,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müfâcee","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"hemen, birdenbire"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"يَنكُثُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ك-ث","rootLatin":"n-k-th","lemma":"نَكَثَ","form":"Fe'ale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat olmadığı için merfû","gloss":"sözlerinden dönerler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zuhruf Sûresi** · *43/50*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/50*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/50*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/50*
