# Zuhruf Sûresi, 70. Âyet (43:70)

> ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ أَنتُمْ وَأَزْوَٰجُكُمْ تُحْبَرُونَ

*Udḣulû-lcennete entum ve ezvâcukum tuhberûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/43/70

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zuhruf Suresi'nin 70. ayeti, cennete giriş ve orada yaşanacak mutluluğu tasvir etmektedir. Ayet, 'girmek', 'cennet', 'eşler' ve 'sevinç içinde olmak' gibi temel kavramlar üzerinden ahiret hayatının müminler için hazırlanan mükafatını ve huzurunu vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱدْخُلُوا۟","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Cennete girmek, dahil olmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dehale (دَخَلَ) fiili, bir yere nüfuz etmek, içine girmek demektir. Bu ayetteki 'udhulû' (ٱدْخُلُوا۟) emri, cennete dahil olma, oraya yerleşme ve ebediyen orada kalma anlamını taşır. Cennetin kapılarından içeri alınmayı ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dehale (دخل) fiili, bir mekâna dahil olmayı ifade eder. Ayetteki 'udhulû' (ٱدْخُلُوا۟) emri, müminlerin cennete kabul edilişini ve oraya girişlerini mecazi olarak değil, hakiki anlamda bir mekan değişikliği olarak belirtir."}]},{"word":"ٱلْجَنَّةَ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Ağaçlarla örtülü, gizlenmiş bahçe; ahirette müminlere vaat edilen mükafat yurdu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جَنَّة), aslen 'örtmek, gizlemek' anlamına gelen 'cenn' (جَنّ) kökünden türemiştir. Ağaçları ve bitkileriyle yeri örttüğü için bahçeye cennet denilmiştir. Kur'an'da ise ahiretteki mükafat yurdunu ifade eder ve bu ayette de müminlerin gireceği ebedi mutluluk mekanını belirtir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (الجنة), Arapların ağaçlarla kaplı, sık bitki örtüsüne sahip bahçeler için kullandığı bir kelimedir. Kur'an'da ise bu kelime, Allah'ın salih kulları için hazırladığı ahiret yurdunu ifade eder ve bu ayette de müminlerin gireceği o özel mekanı kasteder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cennet kavramı, Kur'an'da sadece bir bahçe olmaktan öte, Allah'ın lütfunun ve rahmetinin tecelli ettiği, müminlerin ebedi huzur ve mutluluğa erişeceği bir mekan olarak tasvir edilir. Bu ayetteki kullanımı da, müminlerin dünya hayatındaki çabalarının karşılığı olarak ulaşacakları nihai ödülü ifade eder."}]},{"word":"وَأَزْوَٰجُكُمْ","root":"ز و ج","rootLatin":"z-v-c","meaning":"Eşler, çiftler; burada cennetteki hayat arkadaşları anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zevc (زَوْج), bir şeyin benzeri, eşi veya çifti demektir. Hem erkek hem de kadın için kullanılır. Ayetteki 'ezvâcukum' (أَزْوَٰجُكُمْ) ifadesi, müminlerin cennetteki hayat arkadaşları, yani eşleri ile birlikte olacaklarını belirtir. Bu, cennetteki mutluluğun tamamlayıcı bir unsuru olarak sunulur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Zevc (الزوج), bir şeyin karşıtı veya benzeri olan her şeydir. Kur'an'da ise genellikle evlilik bağıyla birbirine bağlı olan eşleri ifade eder. Bu ayetteki 'ezvâcukum' (أَزْوَٰجُكُمْ) kelimesi, müminlerin dünyadaki eşlerinin veya cennette kendilerine verilecek eşlerinin de onlarla birlikte cennete gireceğini ve bu mutluluğu paylaşacağını gösterir."}]},{"word":"تُحْبَرُونَ","root":"ح ب ر","rootLatin":"h-b-r","meaning":"Sevinç, neşe ve mutluluk içinde olmak, ağırlanmak, ikram görmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Haber (حَبْر) kelimesi, eserdeki güzellik ve parlaklık anlamına gelir. 'Tuhberûn' (تُحْبَرُونَ) fiili ise, sevinç ve neşe içinde olmak, ikram görmek, yüzlerinde mutluluk belirtileri belirmek demektir. Bu ayette, cennete girenlerin yaşayacağı üst düzey mutluluğu, sevinci ve onlara gösterilecek ikramı ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Haber (حبر) kökünden türeyen 'tuhberûn' (تُحْبَرُونَ) fiili, sevinç ve sürur içinde olmak, nimetlere gark olmak, yüzlerinde neşe ve güzellik belirmek anlamlarına gelir. Cennet ehlinin orada göreceği ikramı, onlara sunulacak nimetler sayesinde yaşayacakları daimi mutluluğu ve huzuru anlatır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Haber (حبر) kelimesi, güzellik ve süs anlamına gelir. 'Tuhberûn' (تُحْبَرُونَ) ise, sevinç ve neşe ile dolu olmak, nimetlerle ağırlanmak ve yüzlerinde mutluluk izleri belirmek demektir. Ayette, cennete girenlerin sadece orada bulunmakla kalmayıp, aynı zamanda en üst düzeyde bir sevinç ve ikramla karşılanacaklarını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat","aile-nikah"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱدْخُلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"دَخَلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"giriniz"},{"position":2,"surface":"ٱلْجَنَّةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"cennete"},{"position":3,"surface":"أَنتُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"siz"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"أَزْوَٰجُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ز-و-ج","rootLatin":"z-w-j","lemma":"زَوْج","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"eşleriniz"},{"position":4,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":5,"surface":"تُحْبَرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ب-ر","rootLatin":"ḥ-b-r","lemma":"حَبَرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"ağırlanırsınız"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zuhruf Sûresi** · *43/70*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/70*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/70*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/70*
