# Zuhruf Sûresi, 73. Âyet (43:73)

> لَكُمْ فِيهَا فَـٰكِهَةٌ كَثِيرَةٌ مِّنْهَا تَأْكُلُونَ

*Lekum fîhâ fâkihetun keśîratun minhâ te/kulûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Orada sizin için bol bol meyve var, onlardan yersiniz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/43/73

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zuhruf Suresi'nin 73. ayeti, cennet ehlinin nimetlerinden bahsederken, özellikle meyvelerin bolluğuna ve onlardan yeme eylemine vurgu yapmaktadır. Ayet, cennetin maddî ve manevî hazlarını dilbilimsel olarak 'fâkihe' ve 'te'külûn' kelimeleri üzerinden somutlaştırmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَـٰكِهَةٌ","root":"ف ك ه","rootLatin":"f-k-h","meaning":"Cennetteki bol ve çeşitli meyveler, lezzet ve keyif veren yiyecekler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fâkihe kelimesi, 'fekehe' kökünden türemiş olup, insanın zevk aldığı, hoşlandığı şeyleri ifade eder. Kur'an'da genellikle yiyecek ve içeceklerin en güzel ve lezzetli olanları için kullanılır. Bu ayetteki 'fâkihe' ise cennet ehlinin tadacağı, bol ve çeşitli meyveleri ifade ederek, onlara sunulan nimetlerin keyif verici yönünü vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Fâkihe, Arap dilinde 'meyve' anlamına gelir. Ancak Kur'an'da kullanıldığında, sadece besleyici olmanın ötesinde, aynı zamanda lezzet ve keyif unsuru taşıyan yiyecekleri belirtir. Bu ayetteki 'fâkihe' kelimesi, cennetin sunduğu nimetlerin bolluğunu ve çeşitliliğini mecazi olarak anlatır; zira cennetin meyveleri dünya meyvelerinden çok daha üstün ve lezzetlidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fâkihe' gibi kelimelerin Kur'an'daki kullanımının, sadece literal anlamlarının ötesinde, belirli bir dinî-ahlakî bağlamda anlam kazandığını belirtir. Cennet bağlamında 'fâkihe', Allah'ın müminlere vaat ettiği ödülün somut bir tezahürüdür ve bu, sadece fiziksel bir besin değil, aynı zamanda manevî bir tatmin ve huzur kaynağıdır. Ayetteki 'fâkihe' kelimesi, cennetin vaat edilen güzelliklerinin bir sembolüdür."}]},{"word":"كَثِيرَةٌ","root":"ك ث ر","rootLatin":"k-s-r","meaning":"Meyvelerin sayıca ve çeşitlilik açısından çok fazla, bol olması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kesîr kelimesi, 'kesere' kökünden türemiş olup, bir şeyin miktarının çokluğunu ifade eder. Bu ayette 'fâkihe' kelimesiyle birlikte kullanılarak, cennetteki meyvelerin sadece lezzetli olmakla kalmayıp, aynı zamanda sayıca ve çeşitlilik açısından da bol olduğunu vurgular. Bu, cennet ehlinin hiçbir zaman yokluk veya eksiklik hissetmeyeceğinin bir göstergesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kesîr, bir şeyin niceliksel olarak çokluğunu ifade eden bir sıfattır. Ayette 'fâkihe' ile birlikte kullanılması, cennetin nimetlerinin sınırsızlığını ve sürekli erişilebilirliğini belirtir. Bu, cennetin dünya nimetlerinden farklı olarak tükenmez bir kaynak olduğunu anlatır."}]},{"word":"تَأْكُلُونَ","root":"أ ك ل","rootLatin":"e-k-l","meaning":"Cennet ehlinin o bol meyvelerden yiyecek olması, tüketme eylemi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ekele fiili, 'yemek' anlamına gelir ve Kur'an'da genellikle beslenme ve tüketme eylemini ifade eder. Bu ayetteki 'te'külûn' fiili, cennet ehlinin kendilerine sunulan bol meyvelerden fiilen yiyeceklerini, bu nimetlerden istifade edeceklerini açıkça belirtir. Bu, cennetin sadece soyut bir vaat değil, aynı zamanda somut ve hissedilebilir nimetler sunduğunu gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ekele fiili, bir şeyi ağız yoluyla alıp tüketmek demektir. Ayetteki 'te'külûn' ifadesi, cennet ehlinin bu meyveleri sadece seyretmekle kalmayıp, bizzat yiyerek tadına varacaklarını ve bu eylemin onlara haz vereceğini vurgular. Bu, cennetin vaat edilen nimetlerinin gerçekliğini ve hissedilebilirliğini pekiştirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ekele' fiilinin Kur'an'daki kullanımının, sadece fiziksel beslenmeyi değil, aynı zamanda bir şeyden faydalanma ve istifade etme anlamlarını da içerdiğini belirtir. Bu ayette 'te'külûn', cennet ehlinin bol meyvelerden sadece karınlarını doyurmak için değil, aynı zamanda lezzet almak, keyiflenmek ve Allah'ın ikramından istifade etmek için yiyeceklerini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Lekum"},{"position":2,"translit":"fîhâ"},{"position":3,"translit":"fâkihetun"},{"position":4,"translit":"keśîratun"},{"position":5,"translit":"minhâ"},{"position":6,"translit":"te/kulûn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَكُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":2,"surface":"فِيهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":2,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onda","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":3,"surface":"فَٰكِهَةٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ك-ه","rootLatin":"f-k-h","lemma":"فَاكِهَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"yemiş","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":4,"surface":"كَثِيرَةٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-s-r","lemma":"كَثِير","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"bol","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"},{"position":5,"surface":"مِّنْهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ondan"},{"position":5,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":6,"surface":"تَأْكُلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ا-ك-ل","rootLatin":"a-k-l","lemma":"أَكَلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"yersiniz","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/73*
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/73*
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/73*
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *43/73*
