# Zuhruf Sûresi, 80. Âyet (43:80)

> أَمْ يَحْسَبُونَ أَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوَىٰهُم ۚ بَلَىٰ وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ

*Em yahsebûne ennâ lâ nesme'u sirrahum ve necvâhum(c) belâ ve rusulunâ ledeyhim yektubûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil, yanlarındaki elçilerimiz (melekler) yazmaktadırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/43/80

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zuhruf Suresi 80. ayet, inkarcıların gizli konuşmalarının Allah tarafından duyulmadığına dair yanlış inançlarını reddederken, meleklerin bu konuşmaları kaydettiğini vurgular. Ayet, 'hesap etme/sanma', 'işitme', 'sır', 'fısıltı/gizli konuşma' ve 'yazma' gibi kavramlar üzerinden ilahi bilginin kuşatıcılığını ve amellerin kaydedildiğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"يَحْسَبُونَ","root":"ح س ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Sanmak, zannetmek, hesap etmek; burada inkarcıların Allah'ın kendilerini işitmediği yönündeki yanlış zannını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hasb' (حسب) kelimesinin asıl anlamının 'saymak, hesaplamak' olduğunu belirtir. Ancak 'hasibe' (حسب) fiilinin 'zannetmek, sanmak' anlamında kullanıldığını, özellikle bir şeyin gerçekliğine dair kesin bilgi olmaksızın yapılan bir tahmini ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'yahsebûne' (يحسبون) kelimesi, inkarcıların Allah'ın sırlarını bilmediği yönündeki temelsiz ve yanlış zannını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hasibe' fiilinin Kur'an'da sıkça 'zannetmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, inkarcıların, Allah'ın kendilerinin gizli konuşmalarını işitmediği yönündeki hatalı ve gerçek dışı düşüncelerini mecazi bir dille ifade eder. Onların bu zannı, ilahi bilginin kapsamını küçümsemelerinden kaynaklanmaktadır."}]},{"word":"نَسْمَعُ","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-'-","meaning":"İşitmek, duymak; Allah'ın her şeyi kuşatan işitme sıfatını ve gizli konuşmaları dahi bildiğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sem'' (سمع) kelimesinin 'işitme' duyusu olduğunu ve Kur'an'da Allah'a nispet edildiğinde, O'nun her şeyi kuşatan ilmini ve her sesi, her fısıltıyı idrak etme kudretini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'lâ nesme'u' (لا نسمع) ifadesi, inkarcıların zannının aksine, Allah'ın onların sırlarını ve fısıltılarını eksiksiz bir şekilde işittiğini ve bildiğini kesin bir dille reddeder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sem'' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel işitmeyi değil, aynı zamanda 'anlama, idrak etme ve karşılık verme' anlamlarını da içerdiğini vurgular. Allah'ın 'Semî'' (işiten) sıfatı, O'nun kullarının her türlü sözünü, duasını ve hatta gizli düşüncelerini dahi bildiğini ve buna göre karşılık vereceğini ifade eder. Bu ayette, Allah'ın inkarcıların gizli planlarını ve fısıltılarını tam olarak idrak ettiğini ve buna göre muamele edeceğini ima eder."}]},{"word":"سِرَّهُمْ","root":"س ر ر","rootLatin":"s-r-r","meaning":"Sır, gizli şey; kişilerin başkalarından sakladığı, içlerinde tuttuğu veya gizlice konuştuğu her türlü söz ve düşünceyi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sır' (سر) kelimesinin 'gizli olan şey' anlamına geldiğini ve kişinin kalbinde sakladığı veya başkalarından gizlediği her türlü söz ve eylemi kapsadığını belirtir. Ayetteki 'sirrahum' (سرهم) ifadesi, inkarcıların kendi aralarında veya içlerinde sakladıkları, kimsenin duymadığını sandıkları her türlü gizli konuşma ve düşüncelerini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sırr'ın (سر) 'gizli tutulan şey' olduğunu ve hem sözlü hem de kalpteki düşünceleri kapsadığını açıklar. Ayrıca 'sırr'ın, 'gece' anlamına da geldiğini, çünkü gecenin de gizliliği barındırdığını belirtir. Ayetteki kullanımı, inkarcıların en mahrem ve gizli addedilen konuşmalarının dahi Allah'tan gizlenemeyeceğini vurgular."}]},{"word":"وَنَجْوَاهُم","root":"ن ج و","rootLatin":"n-c-v","meaning":"Fısıltı, gizli konuşma; iki veya daha fazla kişinin başkalarından gizli olarak yaptığı özel konuşmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'necvâ' (نجوى) kelimesinin 'iki veya daha fazla kişinin başkalarından gizli olarak yaptığı konuşma' anlamına geldiğini belirtir. Bu, 'sır'dan (سر) daha spesifik olarak, bir araya gelip fısıltıyla konuşmayı ifade eder. Ayetteki 'necvâhum' (نجواهم) ifadesi, inkarcıların kendi aralarında yaptıkları gizli toplantı ve fısıltılı konuşmalarının da Allah tarafından bilindiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'necvâ'nın (نجوى) 'bir topluluktan ayrılıp gizlice konuşmak' olduğunu ve bu eylemin genellikle kötü niyetli veya başkalarından saklanması gereken bir şeyi içerdiğini belirtir. 'Sır' (سر) daha genel bir gizliliği ifade ederken, 'necvâ' (نجوى) özellikle bir araya gelip fısıltıyla yapılan gizli konuşmayı vurgular. Ayetteki kullanımı, inkarcıların bu tür gizli plan ve konuşmalarının da Allah'ın bilgisi dışında olmadığını kesinleştirir."}]},{"word":"يَكْتُبُونَ","root":"ك ت ب","rootLatin":"k-t-b","meaning":"Yazmak, kaydetmek; meleklerin insanların amellerini, sözlerini ve hatta niyetlerini kaydettiğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ketb' (كتب) kelimesinin asıl anlamının 'harfleri bir araya getirerek söz oluşturmak' olduğunu belirtir. Kur'an'da ise bu kelime, 'yazmak, kaydetmek, farz kılmak, hükmetmek' gibi geniş anlamlarda kullanılır. Ayetteki 'yektubûne' (يكتبون) ifadesi, Allah'ın görevlendirdiği meleklerin, insanların gizli ve açık tüm sözlerini ve amellerini eksiksiz bir şekilde kaydettiğini, böylece ahirette hesap için bir delil oluşturduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ketb' (كتب) fiilinin 'bir şeyi tespit etmek, sabitlemek ve korumak' anlamlarını taşıdığını belirtir. Meleklerin 'yazması', sadece harfleri kağıda dökmek değil, aynı zamanda yapılan her eylemi ve söylenen her sözü ilahi kayıt sisteminde kesin ve değişmez bir şekilde sabitlemek anlamına gelir. Bu ayette, inkarcıların gizli konuşmalarının dahi melekler tarafından kaydedildiği ve bu kayıtların ahirette onlara sunulacağı mesajı verilir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["gayb","melekler","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":2,"surface":"يَحْسَبُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-س-ب","rootLatin":"h-s-b","lemma":"حَسَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"sanırlar"},{"position":3,"surface":"أَنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şüphesiz biz"},{"position":3,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَنَّ harfinin ismi olduğu için mansûb","gloss":"biz"},{"position":4,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":5,"surface":"نَسْمَعُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-'","lemma":"سَمِعَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"duyarız"},{"position":6,"surface":"سِرَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ر-ر","rootLatin":"s-r-r","lemma":"سِرّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"gizli konuşmalarını"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"وَنَجْوَاهُم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"نَجْوَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ج-و","rootLatin":"n-j-w","lemma":"نَجْوَى","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb","gloss":"fısıltılarını"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"بَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cevap","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلَىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"evet"},{"position":9,"surface":"وَرُسُلُنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"رُسُلُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"elçilerimiz"},{"position":9,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":10,"surface":"لَدَيْهِمْ","pos":"harf","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَدَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yanlarında"},{"position":10,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":11,"surface":"يَكْتُبُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كَتَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"yazıyorlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zuhruf Sûresi** · *43/80*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/80*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/80*
- **Zuhruf Sûresi** · *43/80*
