# Duhân Sûresi, 10. Âyet (44:10)

> فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ

*Fertakib yevme te/tî-ssemâu biduḣânin mubîn(in)*

**Meal (Diyanet):** Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/44/10

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Duhân Suresi'nin 10. ayeti, kıyamet alametlerinden biri olan ve insanları kuşatacak 'mübin' bir dumanın geleceği günü tasvir etmektedir. Ayet, bu olayın dehşetini ve azabın şiddetini vurgulayarak, bekleyişin ve uyarının önemini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"فَٱرْتَقِبْ","root":"ر ق ب","rootLatin":"r-q-b","meaning":"Bu kelime, dikkatle ve sabırla beklemek, gözetlemek ve bir olayın gerçekleşmesini ummak anlamlarını taşır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'rakabe' kökünü, bir şeyi gözetlemek, beklemek ve gözlemlemek olarak açıklar. Ayetteki 'fartekıb' emri, Hz. Peygamber'e (s.a.v.) hitaben, kıyamet alameti olan dumanın ortaya çıkışını sabırla beklemesini emretmektedir. Bu bekleyiş, aynı zamanda bir uyarı ve hazırlık anlamı taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'irtekabe' fiilinin 'intazara' (bekledi) anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın vaad ettiği azabın veya alametin gelmesini beklemek, bu bekleyişin kaçınılmazlığını ve ciddiyetini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'bekleyiş' kavramının genellikle ilahi bir müdahalenin veya yargının beklentisiyle ilişkili olduğunu belirtir. 'Fartekıb' emri, sadece pasif bir bekleyiş değil, aynı zamanda ilahi takdire teslimiyet ve gelecek olanın kaçınılmazlığına dair bir bilinç halini ifade eder."}]},{"word":"يَوْمَ","root":"ي و م","rootLatin":"y-w-m","meaning":"Bu kelime, belirli bir zaman dilimini, özellikle de kıyametle ilgili önemli bir olayın gerçekleşeceği günü ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yevm' kelimesinin Kur'an'da genellikle belirli bir olayın vuku bulduğu zamanı işaret ettiğini belirtir. Burada 'yevme te'ti's-semâu bi duhânin mübîn' ifadesi, dumanın ortaya çıkacağı o özel ve önemli günü vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin hem gündüzü hem de mutlak zamanı ifade edebileceğini belirtir. Ayetteki kullanımı, kıyamet alametlerinden birinin gerçekleşeceği belirli bir zaman dilimine işaret ederek, olayın önemini ve kesinliğini vurgular."}]},{"word":"ٱلسَّمَآءُ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Bu kelime, gökyüzünü, atmosferi ve ilahi kudretin tecelli ettiği üst âlemi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'semâ'' kelimesinin yükselmek ve yücelmek kökünden geldiğini ve her yüksek şey için kullanılabileceğini belirtir. Ayetteki 'te'ti's-semâu bi duhânin' ifadesi, dumanın gökyüzünden geleceğini, yani ilahi bir müdahale ile vuku bulacağını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'semâ'' kelimesinin Kur'an'da hem bildiğimiz gökyüzü hem de yağmurun geldiği yer anlamında kullanıldığını ifade eder. Burada dumanın gökten gelmesi, olayın olağanüstülüğünü ve ilahi bir işaret olduğunu pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'semâ'' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, ancak genellikle ilahi kudretin ve hükmün tecelli ettiği bir alan olarak anlaşıldığını belirtir. Dumanın gökten gelmesi, bu ilahi hükmün bir parçasıdır."}]},{"word":"بِدُخَانٍ","root":"د خ ن","rootLatin":"d-h-n","meaning":"Bu kelime, kıyamet alameti olarak ortaya çıkacak olan, insanları kuşatacak ve azaba yol açacak yoğun dumanı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'duhân' kelimesinin bilinen duman anlamında olduğunu ve ayetteki 'mübîn' sıfatıyla birlikte, açıkça görülebilen, belirgin bir dumanı ifade ettiğini belirtir. Bu duman, kıtlık ve açlık nedeniyle ortaya çıkan bir sis veya gerçek bir duman olabilir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'duhân' kelimesini, ateşten çıkan gaz ve buhar olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda, bu dumanın insanları kuşatıcı ve azap verici bir niteliğe sahip olduğu vurgulanır, bu da onun sıradan bir duman olmadığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'duhân' kelimesinin Kur'an'da genellikle kıyamet alametleri veya azapla ilişkilendirildiğini belirtir. Buradaki 'duhân-ı mübîn', açıkça görülecek ve hissedilecek bir felaketin habercisidir."}]},{"word":"مُّبِينٍ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Bu kelime, açık, belirgin, net ve apaçık görünen anlamlarını taşır, dumanın gizli değil, herkes tarafından fark edilebilir olacağını vurgular.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mübîn' kelimesinin 'açıkça görünen, belli olan' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Duhânin mübîn' ifadesi, dumanın herkes tarafından fark edilebilecek kadar belirgin ve açık olacağını ifade eder, bu da onun sıradan bir olay olmadığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'beyân' kökünün bir şeyi açıklamak, ortaya çıkarmak anlamına geldiğini ve 'mübîn'in de 'açıkça görünen, açıklayıcı' olduğunu belirtir. Ayetteki dumanın 'mübîn' olması, onun şüpheye yer bırakmayacak kadar net bir alamet olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mübîn' kelimesinin hem 'açıkça görünen' hem de 'açıklayıcı' anlamlarına gelebileceğini ifade eder. Buradaki 'duhân-ı mübîn', hem kendisi açıkça görünen hem de gelecek azabı açıklayan bir alamettir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *44/10*
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *44/10*
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *44/10*
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *44/10*
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *44/10*
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *44/10*
