# Duhân Sûresi, 22. Âyet (44:22)

> فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُونَ

*Fede'â rabbehu enne hâulâ-ikavmun mucrimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sonra Musa, Rabbine, "Bunlar günahkar bir toplumdur" diye seslendi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/44/22

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Duhân Suresi'nin 22. ayeti, Hz. Musa'nın kavminin durumunu Rabbine arz edişini ve onların 'mücrim' vasfını vurgular. Ayet, peygamberin Allah'a yönelişini ve kavminin ahlaki durumunu dilbilimsel olarak ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَدَعَا","root":"د ع و","rootLatin":"d-a-v","meaning":"Hz. Musa'nın Rabbine yönelerek yardım talep etmesi, dua etmesi veya çağırması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'دعاء' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi kendine doğru çekmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'فَدَعَا رَبَّهُ' ifadesi, Hz. Musa'nın Allah'tan yardım ve medet dilemesi, O'na yönelerek O'nun lütfunu celbetmesi anlamında kullanılmıştır. Bu, bir çağırma ve talep etme eylemidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'دعاء' kelimesinin 'bir şeyi kendine doğru çağırmak' veya 'birinden bir şey talep etmek' manalarına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanım, Hz. Musa'nın kavminin durumunu Allah'a arz ederek onlara karşı yardım istemesi, yani Allah'ı yardıma çağırmasıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'دعاء' fiilinin Kur'an'da genellikle 'Allah'a yönelme, O'ndan yardım isteme, yalvarma' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayette de Hz. Musa'nın, kavminin durumunun vahameti karşısında Allah'a sığınarak O'ndan bir çözüm veya yardım dilemesi söz konusudur."}]},{"word":"رَبَّهُۥٓ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Hz. Musa'nın kendisini terbiye eden, koruyan, sahip çıkan ve işlerini idare eden yüce varlık olan Allah'a yönelmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ربّ' kelimesinin aslen 'terbiye etmek, bir şeyi kemale erdirmek' anlamında olduğunu ve 'sahip, malik, efendi' manalarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'رَبَّهُ' ifadesi, Hz. Musa'nın kendisini ve kavmini terbiye eden, onların işlerini idare eden, her şeyin sahibi olan Allah'a yönelişini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ربّ' kelimesinin 'malik, seyyid, müdebbir, mürebbi' gibi anlamlara geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanım, Hz. Musa'nın, her şeyin sahibi ve yöneticisi olan, kendisini ve kavmini terbiye eden Allah'a yakarışını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da Allah'ın yaratıcı, besleyici, koruyucu ve hükmedici sıfatlarını kapsayan merkezi bir kavram olduğunu açıklar. Hz. Musa'nın 'Rabbine' dua etmesi, O'nun bu mutlak otoritesine ve kudretine sığınması anlamındadır."}]},{"word":"قَوْمٌ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Belirli bir topluluğu, milleti veya insan grubunu ifade eder, burada Firavun ve onunla birlikte olanları kasteder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'قوم' kelimesinin 'bir araya gelmiş insanlar topluluğu' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'هَـٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ' ifadesi, Hz. Musa'nın karşısında duran, Firavun'un liderliğindeki belirli bir insan grubunu, yani Mısır halkını veya Firavun'un destekçilerini işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'قوم' kelimesinin 'erkekler topluluğu' anlamına geldiğini, ancak bazen kadınları da kapsayacak şekilde kullanılabileceğini ifade eder. Bu ayette, Hz. Musa'nın şikayet ettiği ve 'mücrim' olarak nitelendirdiği belirli bir topluluğu ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'قوم' kelimesinin 'bir araya gelmiş, belirli bir amaç veya özellik etrafında toplanmış insanlar topluluğu' olduğunu açıklar. Ayetteki bağlamda, Hz. Musa'nın mücadele ettiği, inkar ve zulümde birleşmiş Firavun ve avanesini ifade eder."}]},{"word":"مُّجْرِمُونَ","root":"ج ر م","rootLatin":"c-r-m","meaning":"Suç işleyenler, günahkarlar, kötülük yapanlar ve Allah'ın emirlerine karşı gelenler anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'جرم' kelimesinin asıl anlamının 'meyve toplamak' olduğunu, ancak mecazi olarak 'suç işlemek, günah kazanmak' anlamına geldiğini belirtir. 'مُجْرِمُونَ' ise 'suç işleyenler, günahkarlar' demektir. Ayette, Firavun ve kavminin Allah'a ve peygamberine karşı işledikleri büyük günahları ve zulümleri ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'جرم' kökünün 'kesmek, ayırmak' anlamından türediğini ve 'suç işlemek' manasına geldiğini ifade eder. 'مُجْرِمُونَ' kelimesi, Allah'ın emirlerinden sapmış, haddi aşmış ve suç işlemiş olanları tanımlar. Bu ayette, Firavun ve kavminin Allah'ın hududunu aşan eylemlerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'c-r-m' kökünden türeyen 'mücrim' kavramının Kur'an'da genellikle 'Allah'a karşı işlenen büyük günahlar, şirk, inkar ve zulüm' bağlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'مُّجْرِمُونَ' ifadesi, Firavun ve kavminin sadece dünyevi bir suç değil, aynı zamanda dini ve ahlaki açıdan da büyük bir sapkınlık içinde olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dua","kissa-musa","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"böylece, hemen"},{"position":1,"surface":"دَعَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalvardı"},{"position":2,"surface":"رَبَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Rabbi"},{"position":2,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":3,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":4,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"bunlar"},{"position":5,"surface":"قَوْمٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Enne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"bir kavim"},{"position":6,"surface":"مُّجْرِمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ج-ر-م","rootLatin":"j-r-m","lemma":"مُجْرِم","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"suçlular"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Duhân Sûresi** · *44/22*
- **Duhân Sûresi** · *44/22*
- **Duhân Sûresi** · *44/22*
- **Duhân Sûresi** · *44/22*
