# Duhân Sûresi, 39. Âyet (44:39)

> مَا خَلَقْنَـٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

*Mâ ḣalaknâhumâ illâ bilhakki velâkinne ekśerahum lâ ya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/44/39

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Duhân Suresi 39. ayet, yaratılışın hakikat ve hikmet üzere olduğunu vurgularken, insanların çoğunun bu gerçeği idrak edemediğine dikkat çekmektedir. Ayet, Allah'ın yaratmasındaki mutlak doğruyu ve insanların bilgi eksikliğini temel kavramlar üzerinden işler.","keyConcepts":[{"word":"خَلَقْنَـٰهُمَآ","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-q","meaning":"Allah'ın gökleri ve yeri bir amaç ve hikmetle yaratması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'halk' kelimesinin 'takdir etmek, bir şeyi ölçü ve düzenle meydana getirmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'خَلَقْنَـٰهُمَآ' ifadesi, göklerin ve yerin rastgele değil, belirli bir plan ve hikmet üzere yaratıldığını, Allah'ın kudret ve ilminin tecellisi olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'halk' kelimesinin Kur'an'da 'icad etmek, yoktan var etmek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın gökleri ve yeri benzersiz bir şekilde, eşi benzeri olmayan bir yaratma ile var ettiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'halk' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak yaratıcılığını ve evren üzerindeki egemenliğini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'خَلَقْنَـٰهُمَآ' ifadesi, yaratılışın tesadüfî olmadığını, aksine ilahi bir irade ve amaç doğrultusunda gerçekleştiğini vurgular."}]},{"word":"بِٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Göklerin ve yerin, hikmet, adalet ve doğru bir amaç üzere yaratılmış olması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hak' kelimesinin 'doğruluk, gerçeklik, adalet, bir şeyin olması gerektiği gibi olması' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'بِٱلْحَقِّ' ifadesi, göklerin ve yerin yaratılışının boş ve anlamsız olmadığını, aksine büyük bir hikmet ve adaletle, belirli bir gaye için var edildiğini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hak' kelimesinin 'sabit ve değişmez gerçeklik' anlamını vurgular. Bu ayetteki kullanımı, yaratılışın temelinde yatan ilahi gerçeği, yani Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren bir delil olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hak' kavramının Kur'an'da 'mutlak gerçeklik, doğru, adalet' anlamlarında kullanıldığını ve Allah'ın sıfatlarından biri olduğunu ifade eder. Ayetteki 'بِٱلْحَقِّ' ifadesi, yaratılışın ilahi bir düzen ve adalet üzerine kurulu olduğunu, hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığını anlatır."}]},{"word":"أَكْثَرَهُمْ","root":"ك ث ر","rootLatin":"k-s-r","meaning":"İnsanların çoğunluğunun, yaratılışın hakikatini ve amacını idrak edememesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ekser' kelimesinin 'çoğunluk' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle hakikatten yüz çeviren, gaflet içinde olan insan topluluklarını ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'أَكْثَرَهُمْ' ifadesi, yaratılışın hikmetini anlamayan, bu konuda bilgisiz olan insanların büyük bir kısmına işaret eder."},{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'kesret' kavramının 'sayıca çokluk' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'azınlık' kavramının zıttı olarak kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, insanların büyük bir kısmının, yaratılışın ardındaki ilahi gerçeği ve amacı kavrayamadığını vurgular."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"İnsanların, yaratılışın hakikatini ve amacını bilmemesi, idrak edememesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' kelimesinin 'bir şeyi olduğu gibi idrak etmek, gerçeği kavramak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'لَا يَعْلَمُونَ' ifadesi, insanların çoğunun, göklerin ve yerin yaratılışındaki ilahi hikmeti, amacı ve hakikati tam olarak kavrayamadığını, bu konuda derin bir bilgi eksikliği içinde olduğunu ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ilm'in 'bir şeyin mahiyetini ve özelliklerini bilmek' olduğunu belirtir. Bu ayetteki olumsuz kullanımı, insanların yaratılışın ardındaki ilahi planı, evrenin işleyişindeki mükemmelliği ve kendi varoluş amaçlarını idrak etmekten aciz olduklarını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilm' kavramının Kur'an'da hem duyusal hem de akli idraki kapsayan geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ifade eder. Ayetteki 'لَا يَعْلَمُونَ' ifadesi, insanların sadece yüzeysel bilgiye sahip olduklarını, yaratılışın derin anlamını ve Allah'ın kudretini tam olarak kavrayamadıklarını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["yaratilis","tabiat-ayetleri","ilim-hikmet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"خَلَقْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"ḫ-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattık"},{"position":2,"surface":"هُمَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onları (ikisini)"},{"position":3,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ancak"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hak ile"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"لَـٰكِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve İstidrâk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَـٰكِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"fakat"},{"position":6,"surface":"أَكْثَرَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-ṯ-r","lemma":"أَكْثَر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لَـٰكِنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"çoğu"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"يَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"bilirler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Duhân Sûresi** · *44/39*
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *44/39*
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *44/39*
- **Duhân Sûresi** · *44/39*
- **Duhân Sûresi** · *44/39*
- **Duhân Sûresi** · *44/39*
