# Duhân Sûresi, 40. Âyet (44:40)

> إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَـٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ

*İnne yevme-lfasli mîkâtuhum ecme'în(e)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz, hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı zamandır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/44/40

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Duhân Suresi 40. ayet, kıyamet gününün kaçınılmazlığını ve evrenselliğini vurgulamaktadır. Ayet, 'hüküm günü'nün tüm insanlar için belirlenmiş bir buluşma yeri olduğunu ifade ederek, ilahi adaletin tecelli edeceği zamanı ve mekanını dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"يَوْمَ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Belirli bir zaman dilimini, özellikle de kıyamet gününü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreyi ifade ettiğini belirtir. Ancak Kur'an'da bazen mutlak zaman dilimlerini, bazen de belirli olayların yaşandığı özel günleri, özellikle de ahiret gününü ifade etmek için kullanıldığını vurgular. Bu ayette 'yevmü'l-fasl' terkibiyle kıyamet gününe işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'yevm' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının sadece takvimsel bir günü değil, aynı zamanda 'ilahi müdahale zamanı' veya 'kaderin tecelli ettiği an' gibi daha derin anlamlar taşıdığını belirtir. 'Yevmü'l-fasl' bağlamında, bu, ilahi yargının kesinleştiği ve hak ile batılın ayrıldığı nihai zaman dilimini ifade eder."}]},{"word":"ٱلْفَصْلِ","root":"ف ص ل","rootLatin":"f-s-l","meaning":"Ayırma, hüküm verme, karara bağlama ve hak ile batılı birbirinden ayırma anlamlarını taşır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'fasl' kelimesinin 'ayırmak' ve 'hüküm vermek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Yevmü'l-fasl' ifadesiyle, Allah'ın kulları arasında hüküm vereceği, haklıyı haksızdan ayıracağı ve amellerine göre karşılıklarını vereceği günü kasteder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'fasl' kelimesinin mecazi olarak 'hüküm' ve 'karar' anlamına geldiğini ifade eder. 'Yevmü'l-fasl', insanların dünyada yaptıkları amellerin sonucunun kesinleştiği ve ilahi adaletin tecelli ettiği gün olarak anlaşılmalıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'fasl' kökünün temel anlamının 'iki şeyi birbirinden ayırmak' olduğunu ve bu ayrımın bazen fiziksel, bazen de hüküm ve yargı yoluyla olabileceğini belirtir. Kur'an'da 'yevmü'l-fasl' terkibi, ilahi yargının kesinleştiği, haklı ile haksızın, mümin ile kafirin birbirinden ayrıldığı nihai hesap gününü ifade eder."}]},{"word":"مِيقَـٰتُهُمْ","root":"و ق ت","rootLatin":"v-k-t","meaning":"Belirlenmiş zaman, tayin edilmiş buluşma yeri veya randevu anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mîkât' kelimesinin 'vakit' kökünden türediğini ve 'belirlenmiş zaman' veya 'belirlenmiş yer' anlamına geldiğini açıklar. Bu ayette 'mîkâtuhum' ifadesi, kıyamet gününün tüm insanlar için Allah tarafından tayin edilmiş, kaçınılmaz bir buluşma zamanı ve yeri olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'mîkât'ın, bir iş için belirlenen zaman veya mekan olduğunu belirtir. Ayetteki 'mîkâtuhum' ifadesi, hüküm gününün, tüm insanların bir araya geleceği ve hesap vereceği kesin ve önceden belirlenmiş bir zaman dilimi olduğunu ifade eder."}]},{"word":"أَجْمَعِينَ","root":"ج م ع","rootLatin":"c-m-'-","meaning":"Hepsi, tamamı, istisnasız herkes anlamına gelir ve kapsayıcılığı vurgular.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ecmaîn' kelimesinin 'cem'' kökünden türediğini ve 'toplamak, bir araya getirmek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Ecmaîn' ise, bir grubun veya topluluğun tamamını, istisnasız her bir ferdini kapsadığını ifade eden bir pekiştirme edatıdır. Ayette, hüküm gününde tüm insanların, hiçbir ayrım gözetmeksizin bir araya toplanacağını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'cem'' kökünün 'dağınık şeyleri bir araya getirmek' anlamını taşıdığını ve 'ecmaîn' kelimesinin de bu topluluğun bütününü ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'ecmaîn' kelimesi, kıyamet gününün evrenselliğini ve tüm insanlığı kapsayıcılığını pekiştirerek, hiç kimsenin bu hesaptan müstesna olmayacağını anlatır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","hesap-mizan","dirilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":2,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":3,"surface":"ٱلْفَصْلِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-ص-ل","rootLatin":"f-s-l","lemma":"فَصْل","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"hüküm"},{"position":4,"surface":"مِيقَـٰتُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Zaman/Mekân","root":"و-ق-ت","rootLatin":"w-q-t","lemma":"مِيقَات","form":"Mif'âl","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"buluşma yeri/zamanı"},{"position":4,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (mahallen)","gloss":"onların"},{"position":5,"surface":"أَجْمَعِينَ","pos":"isim","posDetail":"Tekid","root":"ج-م-ع","rootLatin":"j-m-ʿ","lemma":"أَجْمَع","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Müekked olan zamir 'hum'un tekidi olduğu için mansûb","gloss":"hepsi"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Duhân Sûresi** · *44/40*
- **Duhân Sûresi** · *44/40*
- **Duhân Sûresi** · *44/40*
- **Duhân Sûresi** · *44/40*
