# Duhân Sûresi, 41. Âyet (44:41)

> يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

*Yevme lâ yuġnî mevlen ‘an mevlen şey-en velâ hum yunsarûn(e)*

**Meal (Diyanet):** O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/44/41

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Duhân Suresi 41. ayet, kıyamet gününün dehşetini ve o gün dünyevi ilişkilerin geçersizliğini vurgular. Ayet, 'dostluk' ve 'yardım' kavramları üzerinden, ahirette kişinin yalnızca kendi amelleriyle baş başa kalacağını dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَوْمَ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Belirli bir zaman dilimini, burada kıyamet gününü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreyi ifade ettiğini belirtir. Ancak Kur'an'da bazen mutlak zaman dilimini, bazen de belirli bir olayın vuku bulduğu zamanı, özellikle de kıyamet gününü ifade etmek için kullanıldığını vurgular. Bu ayette 'o gün' ifadesiyle kıyamet gününe işaret edilmektedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'yevm'in Kur'an'da sadece takvimsel bir gün olmaktan öte, 'kıyamet günü' gibi özel ve sembolik anlamlar kazandığını belirtir. Bu ayetteki 'yevm', dünya hayatının sonu ve ahiret hayatının başlangıcı olan kritik bir zaman dilimini, yani hesap gününü ifade eder."}]},{"word":"يُغْنِى","root":"غ ن ى","rootLatin":"ğ-n-y","meaning":"Birine fayda sağlamak, bir şeyi gidermek veya yeterli olmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yuğnî' fiilinin 'yeterli olmak, bir ihtiyacı karşılamak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'lâ yuğnî' ifadesi, kıyamet gününde hiçbir dostun diğerine hiçbir şekilde fayda sağlayamayacağını, onun ihtiyacını gideremeyeceğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ğ-n-y' kökünün temel anlamının 'ihtiyaçsız olmak, zengin olmak' olduğunu, ancak 'ağnâ' fiilinin 'birine yeterli olmak, fayda sağlamak' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki olumsuzluk edatıyla birlikte, o gün hiçbir kimsenin diğerine bir fayda temin edemeyeceği, onu bir sıkıntıdan kurtaramayacağı kastedilir."}]},{"word":"مَوْلًى","root":"و ل ى","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Dost, yardımcı, efendi, köle gibi çeşitli anlamlara gelebilen, burada 'dost' veya 'yakın' anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mevlâ' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda 'yardımcı, dost, efendi, köle' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, dünyadaki dostluk ve yakınlık ilişkilerinin ahirette bir fayda sağlamayacağını, yani 'dostun dosta' yardım edemeyeceğini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'velâ' kökünün 'yakınlık' anlamına geldiğini ve 'mevlâ' kelimesinin de bu yakınlık ilişkisine göre 'dost, yardımcı, efendi, köle' gibi anlamlar kazandığını açıklar. Ayetteki 'mevlâ an mevlâ' ifadesi, dünyadaki yakınlık ve dostluk bağlarının kıyamet gününde hiçbir geçerliliğinin kalmayacağını, kimsenin kimseye arka çıkamayacağını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'velâ' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da 'yakınlık, dostluk, himaye' gibi temel anlamlar taşıdığını belirtir. 'Mevlâ' kelimesi, bu ayette dünyevi dostluk ve himaye ilişkilerinin ahiretteki mutlak acizliğini ve geçersizliğini sembolize eder."}]},{"word":"يُنصَرُونَ","root":"ن ص ر","rootLatin":"n-s-r","meaning":"Yardım edilmek, desteklenmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'nasr' kökünün 'yardım etmek, desteklemek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ hum yunsarûn' ifadesi, kıyamet gününde hiç kimsenin dışarıdan bir yardım veya destek göremeyeceğini, herkesin kendi amelleriyle baş başa kalacağını açıkça ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'nasr'ın bir kimseye zor durumda iken yardım etmek olduğunu açıklar. Ayetteki pasif fiil 'yunsarûn' (yardım olunmazlar) ile, o gün hiçbir kimsenin, ne dostundan ne de başka bir yerden, dünyadaki gibi bir yardım ve destek bulamayacağı vurgulanır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","hesap-mizan","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":3,"surface":"يُغْنِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"غ-ن-ي","rootLatin":"gh-n-y","lemma":"أَغْنَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"fayda verir"},{"position":4,"surface":"مَوْلًى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"مَوْلًى","form":"Mef'al","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fiilin fâili olduğu için merfû","gloss":"dost"},{"position":5,"surface":"عَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den, dan"},{"position":6,"surface":"مَّوْلًى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"مَوْلًى","form":"Mef'al","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dost"},{"position":7,"surface":"شَيْـًٔا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"sh-y-hamza","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir şey"},{"position":8,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi + Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve ... değil"},{"position":9,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (takdiren)","gloss":"onlar"},{"position":10,"surface":"يُنصَرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ص-ر","rootLatin":"n-s-r","lemma":"نَصَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"yardım olunurlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Duhân Sûresi** · *44/41*
- **Duhân Sûresi** · *44/41*
- **Duhân Sûresi** · *44/41*
- **Duhân Sûresi** · *44/41*
