# Duhân Sûresi, 49. Âyet (44:49)

> ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

*Żuk inneke ente-l'azîzu-lkerîm(u)*

**Meal (Diyanet):** (Deyin ki:) "Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/44/49

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Duhân Suresi'nin 49. ayeti, cehennemdeki azabı ve alaycı bir hitabı tasvir etmektedir. Ayet, 'tat' emriyle başlayan ve 'aziz' ile 'kerim' sıfatlarıyla ironik bir şekilde nitelendirilen bir kişiye yöneliktir, bu da ilahi adaletin tecellisini ve dünyadaki kibirli duruşun ahiretteki karşılığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ذُقْ","root":"ذ و ق","rootLatin":"z-v-k","meaning":"Bu fiil, azabı bizzat deneyimleme, tatma ve acısını hissetme emrini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ذوق' kelimesinin bir şeyi dil ile hissetmekten başlayarak, bir şeyin sonucunu deneyimlemeye kadar geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. Ayetteki 'ذُقْ' emri, cehennem azabının acısını bizzat tecrübe etme ve onunla yüzleşme anlamını taşır, bu da sadece bilgi değil, doğrudan bir deneyimlemeyi ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ذوق' kelimesinin mecazi olarak bir şeyin sonucunu idrak etmek ve onunla karşılaşmak anlamına geldiğini vurgular. Ayetteki kullanımı, dünyada inkâr edilen veya hafife alınan azabın, ahirette kaçınılmaz bir şekilde tadılacağını ve hissedileceğini gösterir."}]},{"word":"ٱلْعَزِيزُ","root":"ع ز ز","rootLatin":"a-z-z","meaning":"Bu kelime, ayette alaycı bir şekilde, dünyada güçlü, üstün ve yenilmez olduğunu zanneden kişiyi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'عزيز' kelimesinin 'güçlü, üstün, yenilmez' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'أنت العزيز' ifadesi, dünyada kendini bu sıfatlarla nitelendiren veya bu sıfatlara sahip olduğunu düşünen kişiye yönelik alaycı bir hitaptır; zira o kişi artık azap karşısında aciz ve zayıftır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'aziz' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın mutlak gücünü ve üstünlüğünü ifade ettiğini, ancak bazı bağlamlarda insanların dünyevi güç ve kibir iddialarını da yansıttığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, dünyevi 'azizliğin' ahiretteki değersizliğini ve acizliğini ortaya koyan ironik bir göndermedir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'عزيز' kelimesinin 'nadiren bulunan, değerli olan' ve 'galip gelen, yenilmeyen' anlamlarını taşıdığını açıklar. Ayetteki bağlamda, bu kelime, dünyada kendini değerli ve yenilmez sanan kişinin, ahiretteki zilletini ve acizliğini vurgulamak için alaycı bir üslupla kullanılmıştır."}]},{"word":"ٱلْكَرِيمُ","root":"ك ر م","rootLatin":"k-r-m","meaning":"Bu kelime, ayette alaycı bir şekilde, dünyada cömert, şerefli ve saygın olduğunu zanneden kişiyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'كريم' kelimesinin 'cömert, şerefli, değerli' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'أنت الكريم' ifadesi, dünyada kendini bu sıfatlarla yücelten veya bu sıfatlara sahip olduğunu düşünen kişiye yönelik bir istihzadır; zira o kişi artık hiçbir şerefe ve değere sahip değildir, aksine zillet içindedir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'كرم' kökünün 'şeref, cömertlik, üstünlük' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'الكريم' kelimesi, dünyada kendini şerefli ve cömert addeden, ancak ahirette bu sıfatların hiçbirine layık olmayan kişiye yönelik alaycı bir hitaptır. Bu, dünyevi değerlerin ahiretteki karşılıksızlığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'كريم' kelimesinin 'nefis, değerli, şerefli' gibi anlamları içerdiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, dünyada kendini bu vasıflarla yücelten, ancak Allah katında hiçbir değeri olmayan kişinin ahiretteki durumunu ironik bir şekilde gözler önüne serer."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذُقْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ذ-و-ق","rootLatin":"dh-w-q","lemma":"ذَاقَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, sükûn üzere mebnîdir.","gloss":"Tat"},{"position":2,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"sen"},{"position":3,"surface":"أَنتَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fasıl zamiri olduğu için merfû mahalde mebnî","gloss":"sen"},{"position":4,"surface":"ٱلْعَزِيزُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ز-ز","rootLatin":"'-z-z","lemma":"عَزِيز","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"üstün, şerefli"},{"position":5,"surface":"ٱلْكَرِيمُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ر-م","rootLatin":"k-r-m","lemma":"كَرِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"cömert, değerli"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Duhân Sûresi** · *44/49*
- **Duhân Sûresi** · *44/49*
- **Duhân Sûresi** · *44/49*
- **Duhân Sûresi** · *44/49*
